SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

"Nazif'in Düğmeleri" hikayenin başladığı Bursa'ya döndü

İznik'te ağaçtan düşerek 15 yaşında vefat eden kardeşi Nazif'in oyunlardan kazanarak biriktirdiği düğmeleri Almanya'ya götürüp yenilerini ekleyip zenginleştiren ve bu hikayeyi kitabında anlatan Tenzile Güler'in 4 bin parçaya ulaşan koleksiyonu Bursa Kent Müzesi'nde sergileniyor.
Haber Giriş Tarihi: 01.04.2022 16:14
Haber Güncellenme Tarihi: 01.04.2022 16:14
https://www.bursaport.com
kapak resmi

Yazar ve koleksiyoner Tenzile Güler'in çocuk yaşta hayatını kaybeden kardeşinin, arkadaşlarıyla oyunlarından kazandığı düğmelerini saklayarak başladığı koleksiyon yaklaşık 4 bin parçaya ulaştıktan sonra hikayenin başladığı Bursa'ya geri döndü.

"Nazif'in Düğmeleri" koleksiyonunun öyküsü, 76 yaşındaki Güler'in gümüş düğme ustası olan dedesinin, ailesiyle 1925 yılında Selanik'ten Bursa'nın İznik ilçesi Çakırca Mahallesi'ne göç etmesiyle başladı.

Güler'in annesi Emine Hanım'ın ilk eşi ve 5 yaşındaki çocukları Haşim, Orhangazi ilçesine sebze meyve taşırken İznik Gölü'nde fırtınaya yakalanıp tekne batınca boğuldu. Annesi, Haşim'in olaydan sonra bulunan gümüş düğmeli ceketini saklayıp kendisini teselli etmeye çalıştı.

Daha sonra Emine Hanım, Haşim'e çok benzettiği, onu kaybettiği yaşlarda Nazif adında bir oğlu olan Rasim Bey ile evlendi. Kadın, Nazif'i Haşim'in yerine koyarak kendi çocuğu gibi gördü.

Düğme oyununu çok seven Nazif, bir gün elinde hiç düğme kalmayınca Haşim'in ceketindeki değmeleri keserek aldı. Nazif, 1930'lu, 1940'lı yıllarda Anadolu'da çocuklar arasında yaygın olan ve misket oyununa benzeyen "düğme oyunu"nda bunları kaybetti. Emine Hanım'ın bu duruma çok üzülmesi üzerine çocuk, düğmeleri bulacağına söz verdi. Her gün oyundan kazandığı düğmeleri üvey annesine getirip bunların o düğmeler olup olmadığını sordu.

Ağaçtan düşmesi nedeniyle kangren olup 15 yaşında hayatını kaybeden Nazif'in cebinden çıkan düğmeleri, annesi yıllarca evde sakladı.

Düğme koleksiyonu 4 bin parçaya ulaştı

Emine Hanım'ın Rasim Bey ile evliliğinden olan kızları Tenzile Güler, evlenip Almanya'ya yerleştikten sonra İznik'e ziyarete geldiği bir gün, kardeşi Nazif'in düğmelerini buldu. Almanya'ya götürdüğü düğmelere zamanla yenilerini ekleyen Güler, yaklaşık 4 bin parçalık koleksiyona ulaştı.

Tek eksik parçası gölde boğulan Haşim'in gümüş düğmeleri olan koleksiyonun hikayesini 2008'de yayımlanan kitabında anlatan Güler, düğmeleri yurt dışında pek çok şehirde sergiledi.

Güler, tarihi değeri bulunanların yanı sıra metal, ahşap, pirinç, değerli taş, boynuz ve kemik pek çok farklı materyalden oluşan yaklaşık 4 bin düğmenin yer aldığı koleksiyonu Bursa Kent Müzesi'ne bağışladı. "Nazif'in Düğmeleri" adlı sergi, müzede 1 yıl ziyarete açık kalacak.

"Tektir düğmeler, çift düğme yok koleksiyonda"

Tenzile Güler, AA muhabirine, kardeşini yitirmelerinin acısıyla onun yadigarı olan düğmelere yıllarca dokunamadıklarını söyledi.

Evlenip Almanya'ya gittiğini ve annesinin vefatından sonra köyüne gelip düğmeleri abisine sorduğunda ahırda bir köşeye kaldırıldığını öğrendiğini anlatan Güler, "Baktım ki çömlek kırılmış, düğmeler samanların içine dökülmüş. Bir avuç düğme toplayabildim ve tıpkı annem gibi dedim ki 'Bunlar Nazif'in düğmeleri." ifadelerini kullandı.

Bir avuç düğmeyle Almanya'ya döndüğünü ve koleksiyonun böyle başladığını aktaran Güler, "Bir düğmeye bin teşekkür" sloganıyla belediye gazetesinde küçük yazılar yazdığını ve kendisine başkaları tarafından anısı olan düğmelerin gönderildiğini ifade etti.

Güler, Almanya'da çok sayıda şehirde sergi açtığını belirterek, "Koleksiyonum büyüdü. En eski düğmemiz 1700'lere dayanır. Tektir düğmeler, çift düğme yoktur koleksiyonda." dedi.

Eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit, Almanya'ya geldiğinde ondan da düğme aldığını bildiren Güler, sanatçılardan ise ilk Yıldız Ayhan'ın düğmelerini aldığını dile getirdi.

Koleksiyondaki iki düğmenin kendisini çok etkilediğini vurgulayan Güler, "İlki, Birinci Dünya Savaşı'nda kartondan yapılmış bir düğme. 100 yaşını aşmış bir Alman hanım getirdi, iki torunu kollarına girmiş, çok etkilenmiştim. Hiç kimseye vermemiş, yıllarca saklamış. Bana getirdi o düğmeleri elleri titreyerek. Ondan çok etkilenmiştim. Bir de Yahudilerin çakıldan yapılan bir düğmesi var. Üzerinde numarası yazılı. Hepsi benim için bir değer, hepsini çok seviyorum fakat o iki düğme gerçekten beni çok etkilemiştir." diye konuştu.

En büyük arzusu koleksiyonun filme dönüşmesi

Sonunda koleksiyonu Türkiye'ye getirmeye karar verdiğini belirten Güler, şunları kaydetti:

"Nazif'in düğmelerini, mutlaka düğme oyunun oynandığı yere ulaştırmalıyım dedim. Almanya'da çok şehirde sergilendi. Allah razı olsun çok ilgi gördü. Kadife kumaşların üzerine dikmiştik düğmeleri imece halinde. Onları güzelce katlayarak iki bavula koydum, zor da olsa onları Türkiye'ye, öykünün başladığı yere Nazif'in düğme oyunu oynadığı topraklara getirdim. Çakırca'ya evimize koydum düğmeleri. Ondan sonra arayışa başladım. Düğmelerimi bir yere yerleştirmem lazım diye. Araştırdım ve Türkiye'de ilk düğme koleksiyonu yapan kişi olduğumu öğrendim. Müzeleri gezdim, en emin nereye bırakabilirim diye."

Koleksiyonu Bursa Kent Müzesi'ne bağışlama kararı aldığını ve sonuçtan memnuniyet duyduğunu ifade eden Güler, şimdi kitabında da yer verdiği koleksiyonun hikayesinin film yapılmasını arzu ettiğini sözlerine ekledi.

Bursa Kent Müzesi sorumlusu ve sanat tarihçisi Goncagül Meriç ise koleksiyonu öğrendiklerinde hikayesinin dikkatlerini çektiğini ve bunun bir kitaba konu olduğunu öğrendiklerini anlattı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar