Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu, sarılık gibi hastalıkların aşıyla tedavi edilmesi gerektiğini belirterek, "Çocuğun bağışıklık kazandığını düşünerek kendiliğinden geçmesini beklemek, gerekli aşıları yaptırmamak, o bebeği ateşe atmak olur" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 04.02.2016 14:36
Haber Güncellenme Tarihi: 04.02.2016 14:36
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
UÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu, virüslerin her yaştan insanlar için sorun oluşturduğunu, özellikle yenidoğanlarda önlemi alınmadığı durumlarda telafisi imkansız sonuçlar doğurabildiğini söyledi.
Çocukların bağışıklıkları düşük olduğu için bünyede virüslerin daha etkin olduğunu vurgulayan Hacımustafaoğlu, çocukların özellikle yenidoğanların virüslerle mücadelesinde aşı kullanılması gerektiğini ifade etti.
Aşılar konusunda bazı yanlış bilgiler bulunduğuna dikkati çeken Hacımustafaoğlu, şöyle devam etti:
"Maalesef bazı aileler çocuklarının virüse yakalanmalarını ciddiye almayarak, bu virüsün çocuklarını güçlü kıldığını, bağışıklık kazandırdığını düşünüyorlar. Hatta kendileri aşı ve ilaçlarla bu virüsü yenmek için destek olmuyorlar, çocuklarının kendi vücutlarının bu virüsü yenmesini bekliyorlar. Bu özellikle bazı virüsler söz konusu olduğunda çok ciddi bir hatadır. Sarılık gibi hastalıkları aşıyla tedavi etmeliyiz. Çocuğun bağışıklık kazandığını düşünerek kendiliğinden geçmesini beklemek, gerekli aşıları yaptırmamak, o bebeği ateşe atmak olur. Çünkü her virüsün oluşturduğu hastalık tablosu farklıdır. Kimisi ağır, kimisi hafif olur. Örneğin 'Kızamık virüsüne karşı çocuklarımızı aşılamayalım, virüsü alsınlar, kızamık olup geçirsinler, iyileşirse hastalığa direnç kazanırlar' demek, aklın alacağı bir durum değil. Özellikle kızamık, suçiçeği, boğmaca ve sarılık için 'geçirsin' deme lüksümüz yoktur."
'Ölümcül sonuçlara yol açabilir'
Büyüklerin bazı virüslerin neden olduğu hastalıklardan aşı yapılmadan kurtulabildiğini dile getiren Hacımustafaoğlu, bunun çocuklarda kolay olmadığını belirtti.
Çocukların bedenine yerleşen bir virüsün ileride ölümcül sonuçlara yol açma ihtimali bulunduğuna değinen Hacımustafaoğlu, şunları kaydetti:
"Örneğin bir sarılık virüsünü basite alma durumumuz olamaz, böyle bir riske hem hekim hem de aile olarak giremeyiz. Bu hastalığı geçirenlerin büyük bir kısmı iyileşir ama aşı olunmadığı durumda vücutta gizli kalan virüs yıllar sonra karaciğer hastalığına, siroza, kansere yol açabilir. Kızamık virüsü enfeksiyonu, daha sonra başka mikropların yol açması da devreye girerek oluşacak bir zatürreyle ölüme götürebilir. Bu risklerle karşılaşmamak için mutlaka çocukların aşı yapılması gerekmektedir. Hastalığın kırıntısı dahi kalsa çocuğun geleceği için ağır sonuçlar doğurabilir."
Hacımustafaoğlu, bazı araştırmaların sonuçlarına göre bebek ölüm nedenleri arasında akciğer enfeksiyonları, ishal ve menenjit gibi hastalıkların önemli yer tuttuğu bilgisini vererek, enfeksiyon hastalıklarının ciddiye alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
'Aşı yaptırmamak bebeği ateşe atmaktır'
Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu, sarılık gibi hastalıkların aşıyla tedavi edilmesi gerektiğini belirterek, "Çocuğun bağışıklık kazandığını düşünerek kendiliğinden geçmesini beklemek, gerekli aşıları yaptırmamak, o bebeği ateşe atmak olur" dedi.
UÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu, virüslerin her yaştan insanlar için sorun oluşturduğunu, özellikle yenidoğanlarda önlemi alınmadığı durumlarda telafisi imkansız sonuçlar doğurabildiğini söyledi.
Çocukların bağışıklıkları düşük olduğu için bünyede virüslerin daha etkin olduğunu vurgulayan Hacımustafaoğlu, çocukların özellikle yenidoğanların virüslerle mücadelesinde aşı kullanılması gerektiğini ifade etti.
Aşılar konusunda bazı yanlış bilgiler bulunduğuna dikkati çeken Hacımustafaoğlu, şöyle devam etti:
"Maalesef bazı aileler çocuklarının virüse yakalanmalarını ciddiye almayarak, bu virüsün çocuklarını güçlü kıldığını, bağışıklık kazandırdığını düşünüyorlar. Hatta kendileri aşı ve ilaçlarla bu virüsü yenmek için destek olmuyorlar, çocuklarının kendi vücutlarının bu virüsü yenmesini bekliyorlar. Bu özellikle bazı virüsler söz konusu olduğunda çok ciddi bir hatadır. Sarılık gibi hastalıkları aşıyla tedavi etmeliyiz. Çocuğun bağışıklık kazandığını düşünerek kendiliğinden geçmesini beklemek, gerekli aşıları yaptırmamak, o bebeği ateşe atmak olur. Çünkü her virüsün oluşturduğu hastalık tablosu farklıdır. Kimisi ağır, kimisi hafif olur. Örneğin 'Kızamık virüsüne karşı çocuklarımızı aşılamayalım, virüsü alsınlar, kızamık olup geçirsinler, iyileşirse hastalığa direnç kazanırlar' demek, aklın alacağı bir durum değil. Özellikle kızamık, suçiçeği, boğmaca ve sarılık için 'geçirsin' deme lüksümüz yoktur."
'Ölümcül sonuçlara yol açabilir'
Büyüklerin bazı virüslerin neden olduğu hastalıklardan aşı yapılmadan kurtulabildiğini dile getiren Hacımustafaoğlu, bunun çocuklarda kolay olmadığını belirtti.
Çocukların bedenine yerleşen bir virüsün ileride ölümcül sonuçlara yol açma ihtimali bulunduğuna değinen Hacımustafaoğlu, şunları kaydetti:
"Örneğin bir sarılık virüsünü basite alma durumumuz olamaz, böyle bir riske hem hekim hem de aile olarak giremeyiz. Bu hastalığı geçirenlerin büyük bir kısmı iyileşir ama aşı olunmadığı durumda vücutta gizli kalan virüs yıllar sonra karaciğer hastalığına, siroza, kansere yol açabilir. Kızamık virüsü enfeksiyonu, daha sonra başka mikropların yol açması da devreye girerek oluşacak bir zatürreyle ölüme götürebilir. Bu risklerle karşılaşmamak için mutlaka çocukların aşı yapılması gerekmektedir. Hastalığın kırıntısı dahi kalsa çocuğun geleceği için ağır sonuçlar doğurabilir."
Hacımustafaoğlu, bazı araştırmaların sonuçlarına göre bebek ölüm nedenleri arasında akciğer enfeksiyonları, ishal ve menenjit gibi hastalıkların önemli yer tuttuğu bilgisini vererek, enfeksiyon hastalıklarının ciddiye alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
En Çok Okunan Haberler