SON DAKİKA
Hava Durumu

'Aşı politikamız dışa bağımlı duruma dönüştürüldü'

Tek Sağlık Platformu, son günlerde devlet hastanelerinde Kuduz Aşısı'nın bulunamaması hakkında bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile toplumsal aşı politikasının ve aşı üretiminin tamamen dışa bağımlı duruma dönüştürüldüğü belirtildi.

Haber Giriş Tarihi: 03.01.2023 16:39
Haber Güncellenme Tarihi: 03.01.2023 16:39
https://www.bursaport.com
'Aşı politikamız dışa bağımlı duruma dönüştürüldü'

Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Bursa Diş Hekimleri Odası ve Bursa Eczacı Odası tarafından oluşturulan Tek Sağlık Platformu, son günlerde devlet hastanelerinde Kuduz Aşısı'nın bulunamaması hakkında bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Duruma tepki gösterilen açıklamayı Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş okurken ona, Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal ve Bursa Eczacı Odası Başkanı Okan Şahin eşlik etti.

‘İKTİDARIN ‘SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROJESİ’YLE AŞIDA DIŞA BAĞIMLI OLDUK’

Kuduz hastalığının dünyada her yıl yaklaşık 59 bin kişinin ölümüne neden olduğu ifade edilen açıklamada, “Ülkemizde ise her yıl 1-4 kuduz olgusu bildirilmekte ve yılda 200 bin-250 bin arasında kuduz aşısı uygulanmasına karşın kuduz halen ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak karşımızda durmaktadır” denildi.

Aşı ile önlenen hastalığın aşılanmamış hayvan ve insanlarda tedavisinin olmadığını belirten Kumaş, "İktidarın 2002 yılından itibaren uyguladığı “Sağlıkta Dönüşüm Projesi”nin sağlıkta yıkıcı etkisinin bir sonucu da, atıl hale getirilen Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün 2011 yılında tümüyle ortadan kaldırılmasıdır. Bunun sonucu olarak toplumsal aşı politikamız ve aşı üretimimiz büyük ölçüde ortadan kalkmış, tamamen dışa bağımlı bir duruma dönüşmüştür." diye konuştu.

kuduz riskli temas sonrası başvurdukları sağlık kurumlarında aşıya ulaşamayan, hastane hastane dolaşarak aşı arayan hasta ve hasta yakınlarının bildirimleriyle karşı karşıya olduklarını söyleyen Kumaş, şöyle devam etti:

“Bu tablonun sebeplerinden en önemlisi; gelir getirici işlemleri ve kârı toplum sağlığının önünde tutan sağlık politikalarıdır. Kuduz ve diğer aşıların erişimine ilişkin yaşadığımız bu zorlukları bir daha yaşamamak için yabancı sermayeye bağımlı olmadan kendi aşımızı kendimiz üretebilmeliyiz. Yaşadığımız bu kriz bize ülkemizin yıllarca aşı ihtiyacını karşılamış olan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü gibi bir kuruma ihtiyacımız olduğunu göstermektedir.”

Kumaş, açıklamasını "Sermayeyi önceleyen ve topluma yönelik bir şey içermeyen sağlık politikalarının bedeli, topluma ödetilmemelidir. Bakanlığın en acil sorumluluğu, her bir insanın sağlık hakkına yönelik ciddi tedbirleri derhal almak ve sağlık sisteminin temelini krizlere cevap verebilecek şekilde yeniden düzenlemektir" sözleriyle tamamladı. 
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.