Türkoğlu, TBMM'deki sendikal baskı iddialarını üç bakanlığa taşıdı
Türkoğlu, TBMM'deki sendikal baskı iddialarını üç bakanlığa taşıdı
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, TBMM'de görev yapan işçi statüsündeki çalışanlara belirli bir sendikaya üye olmaları yönünde baskı yapıldığı iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Türkoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına verdiği soru önergeleriyle iddiaların tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.
Haber Giriş Tarihi: 02.07.2026 23:06
Haber Güncellenme Tarihi: 03.07.2026 10:58
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde görev yapan işçi statüsündeki çalışanlara yönelik sendikal baskı iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Türkoğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş adına yapıldığı öne sürülen baskı iddialarının son derece ciddi, üzücü ve düşündürücü olduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığına ayrı ayrı yazılı soru önergeleri sundu.
Milletvekili Türkoğlu, 1 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına 1888286 kayıt numarasıyla sunulan dilekçede yer alan iddiaların hukuk devleti ilkesi açısından mutlaka açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Dilekçede, çalışanların belirli bir sendikaya üye olmaya zorlandığı, fazla mesai ücretleri, kıdem zamları ve bazı mali hakların sendika üyeliğine bağlandığı yönünde iddialar bulunduğunu hatırlattı.
"Anayasal haklar tartışma konusu olamaz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Türkoğlu, Bakanlığa TBMM'de sendikal baskıya ilişkin herhangi bir şikâyetin ulaşıp ulaşmadığını, iş müfettişleri tarafından inceleme başlatılıp başlatılmadığını ve kamu kurumlarında çalışan işçilerin belirli bir sendikaya üye olmaya zorlanmasının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında hangi yaptırımları doğurduğunu sordu.
Önergede ayrıca, fazla mesai, kıdem zammı ve diğer mali hakların sendika üyeliğine bağlanmasının hukuken mümkün olup olmadığı, Bakanlığın TBMM'deki iddialar hakkında resen inceleme başlatmayı düşünüp düşünmediği, son beş yılda kamu kurumlarında sendikal ayrımcılık nedeniyle uygulanan idari işlemler ile kamu işyerlerinde sendikal tarafsızlığı güçlendirmeye yönelik yeni denetim mekanizmalarının hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin sorular da yer aldı.
İçişleri Bakanlığına disiplin süreci soruları
İçişleri Bakanlığına sunulan soru önergesinde ise TBMM'de bazı çalışanların belirli bir sendikaya üyelik yönünde baskı yaptığı ve bazı kamu görevlilerinin isim ile makamlarının kullanıldığı yönündeki iddialar gündeme getirildi.
Türkoğlu, Valiliklere veya kolluk kuvvetlerine konuya ilişkin herhangi bir şikâyetin ulaşıp ulaşmadığını, ulaştıysa adli mercilere intikal ettirilip ettirilmediğini, kamu görevlilerinin sendikal faaliyetler nedeniyle çalışanlar üzerinde baskı kurmasının disiplin suçu oluşturup oluşturmadığını ve bu fiiller karşısında uygulanabilecek idari yaptırımları sordu.
Önergede ayrıca son beş yılda kamu kurumlarında sendikal baskı nedeniyle açılan disiplin soruşturmalarının sayısı ile kamu çalışanlarının anayasal sendika özgürlüğünü güçlendirmeye yönelik yeni bir genelge hazırlanıp hazırlanmadığı da sorular arasında yer aldı.
Adalet Bakanlığına TCK 118 soruları
Adalet Bakanlığına verilen soru önergesinde ise Türk Ceza Kanunu'nun 118'inci maddesinde düzenlenen "sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi" suçu hatırlatıldı.
Türkoğlu, son beş yılda Türkiye genelinde TCK'nın 118'inci maddesi kapsamında kaç soruşturma açıldığını, bunların kaçının kamu kurumlarında gerçekleştiğini ve TBMM'de yaşandığı ileri sürülen olaylara ilişkin Bakanlığa intikal etmiş herhangi bir adli sürecin bulunup bulunmadığını sordu.
Önergede ayrıca, kamu görevlilerinin makam ve unvanlarını kullanarak çalışanlar üzerinde sendikal baskı kurmalarının hangi suçları oluşturabileceği, TCK 118 kapsamında kamu görevlileri hakkında bugüne kadar verilen mahkûmiyet kararlarının sayısı ile sendikal hakların korunmasına yönelik yeni bir yasal düzenleme hazırlığı bulunup bulunmadığı da Adalet Bakanlığına yöneltildi.
"TBMM örnek olmak zorundadır"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Selçuk Türkoğlu, Anayasa'nın güvence altına aldığı sendika özgürlüğünün hiçbir kamu kurumunda tartışma konusu yapılamayacağını belirtti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi demokratik temsilin merkezi olan bir kurumda ortaya atılan iddiaların süratle araştırılması gerektiğini ifade eden Türkoğlu, bunun hem çalışanların haklarının korunması hem de kamu vicdanının rahatlatılması açısından zorunlu olduğunu söyledi.
Türkoğlu, üç ayrı bakanlığa sunduğu soru önergeleriyle iddiaların idari, hukuki ve cezai tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturulmasını ve kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesini talep etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkoğlu, TBMM'deki sendikal baskı iddialarını üç bakanlığa taşıdı
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, TBMM'de görev yapan işçi statüsündeki çalışanlara belirli bir sendikaya üye olmaları yönünde baskı yapıldığı iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Türkoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına verdiği soru önergeleriyle iddiaların tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde görev yapan işçi statüsündeki çalışanlara yönelik sendikal baskı iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Türkoğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş adına yapıldığı öne sürülen baskı iddialarının son derece ciddi, üzücü ve düşündürücü olduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığına ayrı ayrı yazılı soru önergeleri sundu.
Milletvekili Türkoğlu, 1 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına 1888286 kayıt numarasıyla sunulan dilekçede yer alan iddiaların hukuk devleti ilkesi açısından mutlaka açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Dilekçede, çalışanların belirli bir sendikaya üye olmaya zorlandığı, fazla mesai ücretleri, kıdem zamları ve bazı mali hakların sendika üyeliğine bağlandığı yönünde iddialar bulunduğunu hatırlattı.
"Anayasal haklar tartışma konusu olamaz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Türkoğlu, Bakanlığa TBMM'de sendikal baskıya ilişkin herhangi bir şikâyetin ulaşıp ulaşmadığını, iş müfettişleri tarafından inceleme başlatılıp başlatılmadığını ve kamu kurumlarında çalışan işçilerin belirli bir sendikaya üye olmaya zorlanmasının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında hangi yaptırımları doğurduğunu sordu.
Önergede ayrıca, fazla mesai, kıdem zammı ve diğer mali hakların sendika üyeliğine bağlanmasının hukuken mümkün olup olmadığı, Bakanlığın TBMM'deki iddialar hakkında resen inceleme başlatmayı düşünüp düşünmediği, son beş yılda kamu kurumlarında sendikal ayrımcılık nedeniyle uygulanan idari işlemler ile kamu işyerlerinde sendikal tarafsızlığı güçlendirmeye yönelik yeni denetim mekanizmalarının hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin sorular da yer aldı.
İçişleri Bakanlığına disiplin süreci soruları
İçişleri Bakanlığına sunulan soru önergesinde ise TBMM'de bazı çalışanların belirli bir sendikaya üyelik yönünde baskı yaptığı ve bazı kamu görevlilerinin isim ile makamlarının kullanıldığı yönündeki iddialar gündeme getirildi.
Türkoğlu, Valiliklere veya kolluk kuvvetlerine konuya ilişkin herhangi bir şikâyetin ulaşıp ulaşmadığını, ulaştıysa adli mercilere intikal ettirilip ettirilmediğini, kamu görevlilerinin sendikal faaliyetler nedeniyle çalışanlar üzerinde baskı kurmasının disiplin suçu oluşturup oluşturmadığını ve bu fiiller karşısında uygulanabilecek idari yaptırımları sordu.
Önergede ayrıca son beş yılda kamu kurumlarında sendikal baskı nedeniyle açılan disiplin soruşturmalarının sayısı ile kamu çalışanlarının anayasal sendika özgürlüğünü güçlendirmeye yönelik yeni bir genelge hazırlanıp hazırlanmadığı da sorular arasında yer aldı.
Adalet Bakanlığına TCK 118 soruları
Adalet Bakanlığına verilen soru önergesinde ise Türk Ceza Kanunu'nun 118'inci maddesinde düzenlenen "sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi" suçu hatırlatıldı.
Türkoğlu, son beş yılda Türkiye genelinde TCK'nın 118'inci maddesi kapsamında kaç soruşturma açıldığını, bunların kaçının kamu kurumlarında gerçekleştiğini ve TBMM'de yaşandığı ileri sürülen olaylara ilişkin Bakanlığa intikal etmiş herhangi bir adli sürecin bulunup bulunmadığını sordu.
Önergede ayrıca, kamu görevlilerinin makam ve unvanlarını kullanarak çalışanlar üzerinde sendikal baskı kurmalarının hangi suçları oluşturabileceği, TCK 118 kapsamında kamu görevlileri hakkında bugüne kadar verilen mahkûmiyet kararlarının sayısı ile sendikal hakların korunmasına yönelik yeni bir yasal düzenleme hazırlığı bulunup bulunmadığı da Adalet Bakanlığına yöneltildi.
"TBMM örnek olmak zorundadır"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Selçuk Türkoğlu, Anayasa'nın güvence altına aldığı sendika özgürlüğünün hiçbir kamu kurumunda tartışma konusu yapılamayacağını belirtti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi demokratik temsilin merkezi olan bir kurumda ortaya atılan iddiaların süratle araştırılması gerektiğini ifade eden Türkoğlu, bunun hem çalışanların haklarının korunması hem de kamu vicdanının rahatlatılması açısından zorunlu olduğunu söyledi.
Türkoğlu, üç ayrı bakanlığa sunduğu soru önergeleriyle iddiaların idari, hukuki ve cezai tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturulmasını ve kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesini talep etti.
En Çok Okunan Haberler