SON DAKİKA
Hava Durumu

Kılıçdaroğlu Bursa'da esnaf ve STK temsilcileriyle buluştu

Bursa'da esnaf ziyaretinde bulunan Kılıçdaroğlu, daha sonra Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Oditoryumu'nda, meslek odaları, Millet İttifakı bileşenleri, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.

Haber Giriş Tarihi: 26.03.2021 18:27
Haber Güncellenme Tarihi: 26.03.2021 18:27
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Kılıçdaroğlu Bursa'da esnaf ve STK temsilcileriyle buluştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çeşitli açılış ve etkinliklere katılmak üzere geldiği Bursa'da esnaf ziyaretinde bulundu.

Osmangazi ilçesi, Emek Mahallesi'ndeki ziyaretleri esnasında kendisinden iş bulunmasını isteyen bir vatandaşı dinleyen Kılıçdaroğlu, "Bu memlekette 10 milyon işsiz var. Bunun 1 milyonundan fazlası üniversite mezunu. Böyle bir tablo çıktı ama düzelteceğiz inşallah, beraber düzelteceğiz." dedi.

Bir kahvehaneyi ziyaret eden Kılıçdaroğlu'na burada çay ikram edildi. Kahvehane işletmecisiyle sohbet edip sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, "Özellikle kahvehane işletenlerin derdini çok iyi biliyorum. Kahvehanelerin açık olması, toplumun huzura kavuşması gerekir. İnsanlar gelecek, oturacak, konuşacak, siyaseti konuşacak. Çayını kahvesini içip oyununu oynayarak stresini atacak." diye konuştu.

Balıkçılara da "hayırlı işler" dileyen Kılıçdaroğlu'na burada vatandaşlar ve esnaf ilgi gösterildi. Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. 

Kılıçdaroğlu'na tepki: Bu gidişle muhtar bile olamayacağınıza emin olun

Ziyaretlerine devam eden Kılıçdaroğlu, "(Virüs var, toplantılar olmasın) diyorsunuz ama bu durum nedir Sayın Başkanım?" diye kendisine tepki gösteren kişiye "Burası açık alan. Ben toplamadım. Ben esnafın dükkanına yalnız girmeye çalışıyorum." ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, vatandaşın ziyaretlerdeki kalabalığın durumunu vurgulaması üzerine "Ben ona engel olamam, açık hava. Ben esnafı geziyorum." dedi.

Ziyaretleri sırasında Kılıçdaroğlu'nun yanına yaklaşmaya çalışan başka bir kişi de "Başkanım beni dinleyin lütfen yıllardır bu anı bekliyorum. Ben vatandaşım. İzlemiş olduğunuz yollardan, emperyalist olan o sizin yanınızdaki işe yaramaz insanlardan kendinizi arındırmadığınız müddetçe siz gönüllerin başkanı olamadınız, olamayacaksınız." ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun yanından uzaklaştırılmak istenen kişi, "Sizi her şekilde başkan olarak görmek istiyoruz ama siz bu gidişle mahallemizdeki normal muhtar bile olamayacağınıza çok iyi emin olun." diyerek tepkisini sürdürdü. Söz konusu kişi daha sonra bölgeden uzaklaştırıldı.

Kılıçdaroğlu, hastalığı nedeniyle evde tedavisi süren CHP eski Bursa Milletvekili Kemal Demirel'e ve abisini kaybeden CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan'a Bdemli'deki evlerinde ziyarette bulundu. 

Ziyaretlerin ardından Mudanya Belediyesi'nin Bademli'de yaptırdığı Zübeyde Ana Çocuk Akademisi'nde açılışa katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Oditoryumu'nda, meslek odaları, Millet İttifakı bileşenleri, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Oditoryumundaki toplantıya girişinde kendisine şarkı söyleyen müzisyenleri dinledi.

"Devlet, hepimizin ortak malıdır"

Düzenlenen toplantıda konuşan Kılıçdaroğlu, "Vatandaş yetki verir, gelirsiniz bir devleti yönetirsiniz. Devlet olmazsınız, devleti yönetirsiniz. Devlet olmak ayrı, devleti yönetmek ayrı. Siyasi partiler baki değildir ama devlet bakidir. Devlet, hepimizin ortak malıdır." dedi.

Hayatının büyük bir kısmında Maliye Bakanlığında çalıştığını anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Pek çok başbakan, bakanla çalıştım. Hepsine saygı duyarım. Her birinin siyasi görüşü farklıydı ama her birinin arkasından eğer hayatta değillerse rahmet okuruz, şükran duyarız. Geçenlerde gazetede haberi okuduğumda gerçekten içim cız etti. Süleyman Demirel'in ismi, bir üniversitede kütüphaneye veriliyor. Sonra o kütüphaneden o isim kaldırılıyor. Doğru değil. Bizim bir dönem 'barajlar kralı' olarak seçtiğimiz, getirdiğimiz başbakan yaptığımız bir kişiye en azından bu toplumun minnet duygusu olmalı. Oy verirsiniz, vermezsiniz, o ayrı bir şey ama bir hizmet vermiştir. Dolayısıyla siyaset kurumunu saygın kılmak, toplumdan ayrıştırmamak, toplumu kutuplaştırmamak, düşmanlaştırmamak gibi siyasetçinin temel bir görevi vardır. Bunu yaptığımızda Türkiye'yi büyütmüş oluruz, Türkiye kalkınmış olur."

Kılıçdaroğlu, siyasete girdiği gün eşinin yüzüğü dahil her şeyini servet beyannamesinde yayınladığını ve internet sitesine koyduğunu vurgulayarak, "Siyasete girdim, hiç ek bir mal varlığım olmadı. Aldığımı para, oturduğum yer, çocuklarım, eğitimleri belli. Nasıl oluyor da birileri siyasete girdiğinde zenginleşiyor, köşeyi dönüyor? Rahmetli babam, 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur.' derdi. Doğru duracağız. Siyaset, doğru alan olmak zorundadır." değerlendirmesinde bulundu.

"Bizde milyonlarca işsiz var"

Almanya ile Türkiye'nin aynı nüfusa sahip olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Almanya, dışarıdan işçi alıyor. Bizde de milyonlarca işsiz var. Beni üzen temel noktalardan biri, budur. Üniversiteyi bitirmiş, gencecik, pırıl pırıl çocuklar, taşı sıksa suyunu çıkaracak, işsiz ve yurt dışına gidiyor. Umudu orada arıyor. Bir anne ve baba, o çocuğu hangi fedakarlıklarla yetiştirdi, üniversiteye gönderdi, hangi umutları besliyordu? Oğlu, kızı gurbete gidecek. Gurbet acısını kim çekecek? Siyasiler mi? Hayır, umurlarında bile değil. Gurbet acısını anne baba çekecek. O anne baba, çocuğu okuttu, üniversiteyi bitirtti. Çocuk, işsiz, yurt dışına gidecek iş bulmaya. Yine acı çektiriyoruz o anne babaya. Bunu telafi etmemiz, bu acıyı kaldırmamız lazım. O pırıl pırıl evladımız, Türkiye'de çalışmalı, üretmeli, alın teri dökmeli, Türkiye'nin kalkınmasına katkıda bulunmalı. Bunu yapmamız lazım. Yapmadığımızda görevimizi yapmamış oluruz."

Kadına şiddet konusuna değinen Kılıçdaroğlu, "Kadın, insan değil mi? Niye şiddet olsun kadına? Niye kadınları öldürmeye kalkıyor insanlar? Bunun engellenmesi gerekmiyor mu? Gerekiyor. Yeri geldiğinde söylüyoruz, kadını yüceltiyoruz. Doğru. Bakıyorsunuz, sevgili Peygamberimiz bile demiş, 'Cennet, anaların ayakları altındadır'. Peki cennet anaların ayakları altındaysa niye anaları öldürüyoruz? Niye bu şiddet? " ifadesini kullandı.

"128 milyar dolar, 83 milyon kişinin parasıydı"

Kılıçdaroğlu, daha önce bir soru sorduğunu hatırlatarak, "Merkez Bankasının 128 milyar dolar parası vardı. Sattılar. Kime sattılar? 128 milyar dolar, 83 milyon kişinin parasıydı. Kime sattınız bu parayı? Çıkın, açıklayın, millet öğrensin. Daha önceden döviz satıldığı zaman açıklanıyordu. Merkez Bankasının internet sitesine konuluyordu, hepimiz de öğreniyorduk. Kaç dolar satılmış, oradan görüyorduk. Soruyoruz, nerede bu para? Kimse cevap vermiyor." dedi.

"Fakirin, fukaranın, garibanın dostuyum"

Kentte orta ve alt gelirlilerin yaşadığı bir mahallede esnafı gezdiğini, herkesin burnundan soluduğunu, sıkıntılı ve perişan durumda olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Esnaf nereden bakana, Cumhurbaşkanına ulaşacak, derdini anlatacak. Ancak bir televizyon kamerasına çıkıp derdini anlatabiliyor. O da kim duyarsa. Çiftçi derdini anlatıyor, kim duyarsa. Ben duyuyorum. Fakirin, fukaranın, garibanın dostuyum. Herkes bunu çok iyi bilsin. Bu ülkede hiç kimsenin inancına müdahale etmem, böyle bir hakkı da kendimde görmem. Herkesin inancına, kimliğine, yaşam tarzına saygılıyım. Allah yaratmıştır, Allah'ın yarattığı kuldur, benim başımın üzerinde yeri vardır. Benim derdim, onun çocuğu işsiz mi, değil mi? O eve ekmek giriyor mu, girmiyor mu? O hanede sorun var mı, yok mu? Huzur var mı, yok mu? Derdim o. Siyasetin derdinin bu olması lazım. Öyle bir noktaya taşıdılar ki toplum, kavga ediyor."

Kılıçdaroğlu, muhtarların hakkını hukukunu her zaman savunduğunu dile getirerek "Her muhtara bir yardımcı personel vereceğim. Muhtarın istediği kişi olacak. 'Vay efendim sen bunu nasıl söylersin.' Niye söylemeyeyim? Vereceğim. Sadece personel değil, bütçe de vereceğim. Muhtarın niye bütçesi yok? Belediye başkanına oy veren vatandaş, muhtara da oy vermiyor mu?" dedi.

Çiftçinin durumuna değinen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bundan 5 yıl önce 'Bu memleket saman ithal edecek.' deseydim emin olun herkes gülerdi. 'Olur mu kardeşim saman da ithal edilir mi?' denilirdi. Saman, mercimek, mısır, nohut, soya, soya yağı, et, canlı hayvan, yem, fide, tohum, her şey, ithal ediliyor. Bu memlekette toprak mı bitti? Güneş mi yok? Su mu yok? İnsanları mı yok? Hepsi var. Nasıl oluyor da Konya'dan küçük bir devlet Hollanda, yıllık 185 milyar dolar tarım ürünü ihraç eder de devasa Türkiye Cumhuriyeti, 18 milyar dolar. Niçin, günah kimin? Köylüde mi? Hayır. Çitçiyi bu hale getiren siyasetçi."

"Liyakat nedir onu bileceksiniz"

Kılıçdaroğlu, ülkenin tüm sorunlarını iyi bildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bütün sorunlar çözülür. Elin oğlu kendi sorunlarını çözüyor da biz mi çözemeyeceğiz. Devleti bileceksiniz, devletin saygınlığını bileceksiniz. Liyakat nedir onu bileceksiniz. İşi ehline teslim etmek gerekiyor onu bileceksiniz. Devleti yönetirsiniz. En kolay şey nedir biliyor musunuz? Devleti yönetmek. Diyeceksiniz ki 'Nasıl olur da en kolay şey devleti yönetmek?' Çünkü devlette herkesin hangi görevi yapacağı kanunla belirlenmiş."

Bir siyasetçinin en temel özelliğinin millete hesap vermek olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Siyasetçi için millete hesap vermek onurlu bir görevdir. Belediye başkanlarına söyledim. Harcadığınız her kuruşun hesabını belde halkına vereceksiniz. Yeni bir siyaseti, ahlaklı bir siyaseti başlatacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Çığır açacağız, sorunu olan herkesin sorunun çözeceğiz. Hiçbir ailenin geliri asgari ücretin altında olmayacak. Bizim belediye başkanlarımız bunu yapıyor. Bakın hükümet asgari ücreti 2 bin 800 küsur lira olarak belirledi. Biz 3 bin 100 lira veriyoruz. Biz yeni bir uyanışı başlatmak zorundayız, beraber, birlikte. Eski algılarımızı tamamen kaldırmak zorundayız. Oturacağız, helalleşeceğiz. Bu ülke, hepimizin. Beraber oturalım, bu memleketi aydınlığa çıkaralım. Bir de dürüst bir siyasi partiye, dürüst bir insana yetki verelim. Bakın bu ülke nasıl büyüyor, kalkınıyor."

Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.