SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kılıçdaroğlu: Adalet Yürüyüşü bitmiş değil

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: "Bu ülkenin adaletsizliğe tahammülü yok artık. O yürüyüş bir başlangıçtı; Adalet Yürüyüşü bitmiş değil, sürdürüyoruz onu."
Haber Giriş Tarihi: 14.06.2022 20:58
Haber Güncellenme Tarihi: 14.06.2022 21:48
bursaport.com

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında gündemi değerlendirdi. Konuşmasına Adalet Yürüyüşü'nü hatırlatarak başlayan Kılıçdaroğlu, "Bu ülkenin adaletsizliğe tahammülü yok artık. O yürüyüş bir başlangıçtı; Adalet Yürüyüşü bitmiş değil, sürdürüyoruz onu." dedi.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hepimiz demokrasiyi, hukuku, adaleti istiyoruz; hakkı istiyoruz ve o yürüyüş sonucunda büyük kentlerin şu anda Türkiye'nin nüfusunun yüzde 54'ü CHP'li belediyeler tarafından yönetiliyor. Diğer partileri de kattığımız zaman yüzde 55-60'ları buluyor. Bu yürüyüş bitmiş değil."

"Adaletsizlikler o kadar büyük boyutlara ulaştı ki, günlük sıradan sorunlarımızı bile görmez noktaya geldik" diyen Kılıçdaroğlu, "Hakkı savunmak bile suç olmaya başladı, vatandaşın hakkını, hukukunu savunmak suç olmaya başladı, üreten çiftçinin alın terini, iş bekleyen üniversite mezununun hakkını, hukukunu savunmak suç olmaya başladı. Babaları hapiste, anneleri hapiste; ya o çocukların hakkını savunmak suç olmaya başladı. İki evladını ve eşini birileri öldürüyor; Şenyaşar ailesinin, o annenin hakkını hukukunu savunmak suç olmaya başladı. Böyle bir Türkiye'ye biz layık mıyız Allah aşkına ya?" diye konuştu.

"Gazeteciler hangi gerekçeyle içerdeler?"

Gazetecilerin gözaltına alınmasına ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, "Gazetecilerden ne istiyorsunuz arkadaşlar? Bir siyasetçinin vazgeçmeyeceği tek bir şey varsa, o da medyanın özgürlüğüdür. Hakkari'deki olayı önce medya duyar, siyasetçiden önce. Bir yerde haksızlık varsa önce medya söyler, dillendirir, yazar. Ya sen de bakarsın yönetici olarak, "burada bir haksızlık var, derhal telafi edelim" dersin. Valiye, kaymakama, emniyet müdürüne, defterdara; neyse bürokratik kadroyu harekete geçirsin haksızlık önlensin diye. 20'ye yakın gazeteci alıyorsun Diyarbakır'da, topluyorsun, atıyorsun içeriye. Hâlâ içerideler, niye içerideler, hangi gerekçeyle içerdeler?" diye sordu. 

"Her benzin istasyonu, bir vergi dairesi"

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu'nu aradığını söyleyen Kılıçdaroğlu, 9 ayda mazotun fiyatının 7 liradan, 28 liraya çıktığını hatırlattı. Kılıçdaroğlu, "Üniversitede okuyan bir öğrenci; önümüzde Kurban Bayramı var, nasıl gidecek eve bu çocuk? İstanbul otogarında geçen yıllarda günde 2500 otobüs sefere çıkıyor. Bu gün sefere çıkan otobüs sayısı 1200'e yakın, ancak 1200. Gidemiyor... Yolcu yok, binemiyor kimse, pahalı çünkü." eleştirisinde bulundu. Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Nefes alamıyoruz diyorlar. Nefes alamıyoruz... Evet, nefes alamıyorlar. Akaryakıttan alınan vergi de son 7 ayda, tam 6 kat arttı. Her benzin istasyonu bir vergi dairesi aslında. Aslında vergi dairelerini kapatsalar, aynı parayı alacaklar; hiç fark etmiyor, aynı parayı alacaklar. Her benzin istasyonu, bir vergi dairesi. Oradan kim mazotu, akaryakıtı alıyorsa dünyanın vergisini ödüyor."

"Venezuela'ya gidişleri başka bir nedenledir, onu baronlar daha iyi bilir"

Türkiye'de ekilemeyen binlerce dönüm alanın olmasına rağmen Sudan'dan yer kiralandığını belirten Kılıçdaroğlu, "Nijer'de kiralamaya başladılar, “ekeceğiz” diye. Sonradan kalkmış, “Venezuela'ya gideceğiz” diye. Venezuela'ya gidişleri başka bir nedenledir. Onu baronlar daha iyi bilir, oralarda ne olduğunu daha iyi bilir." diyerek kendi tarım politikalarını anlattı:

"Çiftçi kardeşlerime sözüm var. Havza bazlı planlama yapacağız. Her çiftçi neyi ektiğini bilecek, neyi üreteceğini bilecek, en az kaça satacağını bilecek. Zarar? Hiçbir çiftçi zarar etmeyecek. Her çiftçinin alın teri teslim edilecek. Taban fiyatın altına düştüğü andan itibaren, onu devlet satın alacak, sosyal devlet satın alacak. Dolayısıyla çiftçinin zarar etmeyeceği bir modeli inşa edeceğiz. Hiçbir çiftçinin traktörü, hayvanı asla haciz edilmeyecek. Üretim aracı haciz edilir mi ya? Allah aşkına haczedilir mi ya üretim aracı? Bu adam tarlayı nasıl sürecek? Daha buna benzer sözümüz var, bunları uzun uzun yeri geldiğinde anlatacağım. Her köyde mutlaka hayvancılık varsa bir veteriner, tarlada çalışılıyorsa mutlaka bir ziraat mühendisi veya ziraat teknisyeni olacak."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar