SON DAKİKA
Hava Durumu

'Kavgası verilecek ilk ve vazgeçilemez büyük cephe laikliktir'

Türkiye İşçi Partisi Sözcüsü Sera Kadıgil, CHP tarafından gündeme getirilen başörtüsü düzenlemesi ve ardından AKP’nin Anayasa değişikliğine yönelik açıklamaları “Kadınların gerçek problemlerine çözüm üretmek yerine sağcılarla sağcılık, siyasal İslamcılarla siyasal İslamcılık yarıştırmak derdine düşerseniz kazanan yine yeniden saray rejimi karanlığı olur. Emin olun aslı dururken kimse sahtesine oy vermez. Siyasal İslam’la müzakere değil mücadele edilir” sözleriyle eleştirdi.

Haber Giriş Tarihi: 05.10.2022 21:22
Haber Güncellenme Tarihi: 05.10.2022 21:44
https://www.bursaport.com
'Kavgası verilecek ilk ve vazgeçilemez büyük cephe laikliktir'

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, bugün Türkiye’de çok net bir laiklik problemi olduğunu ifade ederek "Tam da bu yüzden başı açık kapalı fark etmeksizin tüm kadınların hayatını cehenneme çevirenlerle kavgayı vereceğiniz ilk ve vazgeçilemez en büyük cephe laikliktir! Kırmızı çizgisini buraya çekmeyen her çizgide kaybetmeye mahkumdur" dedi.

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Kadıgil, “Siyasal İslamcı bir iktidar, cümlemizi sıkıştırdığı son mecra olan sosyal medyayı da akıl dışı bir düzenlemeyle yok etmeye çalışıyor. Bakın Meclis’teyiz. Bugün, yarın içeride sansür yasası görüşülecek. İradesi olmayan parmaklar talimatla kalkıp inecek, bir retweet basanı bile hapse tıkmaya çalışacaklar. Ama biz buna karşı savaşmamız gereken saatlerde yine kadın bedeni üzerinden siyaset üretmeye çalışan yaşlı erkeklerin yarattığı son derece gereksiz bir gündemle karşı karşıyayız. Memlekette hiç gündemde bile olmayan bir sorun, bir anda, üstelik Medeni Kanun’un kabul yıldönümünde Türkiye’nin asli gündemi haline getirilmiş durumda. Bu ülkedeki kadınların asli sorunu laikliği ayaklar altına alanlar, bir de laikliğin ayaklar altına alınmasına ses etmeyenler, edemeyenlerdir” diye konuştu.

"İyi orta gol olur diye düşünen saray Anayasa'yı değiştirecekmiş! İçine sömürmekten bıkmadığı pek kutsal ailesini de koyacakmış! Açık söyleyelim avucunuzu yalarsınız beyler” ifadelerini kullanan TİP Sözcüsü Kadıgil şunları söyledi:

"Yıllardır başı açık kapalı fark etmez, omuz omuza var olma mücadelesi veren biz kadınların şu anda başörtüsü diye bir sorunu yok. Ama şunu çok iyi biliyoruz ki kadın bedeni üzerinden siyaset yapmaya doyamayan saray rejiminin kadınlarla sorunu var. Özgür kadınla, çalışan kadınla, eğlenen kahkaha atan kadınla, şarkı söyleyen kadınla, üreten kadınla, düşünen kadınla, hayatını siyasal İslamcıların uygun gördüğü değil kendi canının istediği gibi yaşayan kadınla sorunu var."

“KADINLARIN GERÇEK SORUNLARINA BAKIN”

Türkiye’de yaşayan kadınların şiddet, istismar, işsizlik, yoksulluk, güvencesizlik, ücret eşitsizliği ve laikliğin yok edilmesi nedeniyle pek çok sorun yaşadığının altını çizen Kadıgil sözlerine şu şekilde devam etti:

“Her Allah’ın günü en yakınındaki erkeğin keyfine göre davranmadı diye şiddet gören, yasaları uygulamayan, uygulamak istemeyen siyasal İslamcı iktidar yüzünden 30 koruma kararına rağmen hunharca katledilen kadınlar var. Tecavüze uğrayıp öldürülen ardından da 'onun da o saatte orda ne işi varmış' diye utanmadan sorgulanan kadınlar var. Çocuğunu bırakacak kreş, yaşlısına engellisine bakacak merkez olmadığı için, okumasına, çalışmasına pek kutsal ailesi tarafından ‘izin’ verilmediği için kaderi evdeki erkeğin iki dudağı arasına mahkûm edilen kadınlar var.

İş bulamayan, bulsa da ilk fırsatta atılan, tacizden mobbingden nefes alamayan, hiçbir güvencesi olmadan çalıştırılan kadınlar var. Aynı işi yapmasına rağmen daha az ücret alan kadınlar var. En doğal hakları için iş yerlerinde mücadele ederken patronların başı açık mı kapalı mı diye bakmadan işten attığı kadınlar var. Şort giydi diye otobüste tacize şiddete uğrayan kadınlar var. Bu ülkede kadın avukatların etek boyunu ölçülmesini isteyen hakimler var. Sahnede dahi istediğini giydiği için hedef haline getirilen yargılanan hapse atılan kadınlar var. Çocuğunu fön makinasıyla ısıtmaya çalışıp canına kıyan kadınlar var. Bebeğine bez, mama, süt alamayan kadınlar var.

Kullanmak zorunda olduğu pedi alamadığı için çarşaflarla gazete kağıtlarını kullanan kadınlar var. Bu ülkede 83 yaşında, canı lahana isteyen ama alamayan pazarcılık yapan kadınlar var. Bu ülkede başı açık diye mülakatlarda elenen kadınlar var. Bu ülkede cinsel yönelimi nedeniyle hunharca katledilen LGBTİ+’ler var. Bu ülkede kulağına küpe taktığı için dövülen gençler var. Devlet yurtları olmadığı için tarikat ve cemaat yurtlarında kaderine terk edilmiş milyonlarca genç, kitlendiği 'kız' yurdunda yanarak can veren kız çocukları var. Bu ülkede kreş olmadığı için hiçbir denetim olmayan sübyan mekteplerine giden milyonlarca çocuk var. Ensar’ın yurtlarında yanarak can veren kız çocukları var. Tarikat yurdunda intihar eden Enes Kara gerçeği var.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.