10 yıldır Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutulan Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş'a mizah yüklü mektup yazdı.
Haber Giriş Tarihi: 30.06.2026 12:23
Haber Güncellenme Tarihi: 30.06.2026 12:39
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Komedyen Deniz Göktaş, YouTube'da yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisindeki siyasi mizah nedeniyle kamuoyunun gündemine gelmişti. Gösteriden bazı kesitlere erişim engeli getirilirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da gösterideki bazı ifadeler nedeniyle Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatmıştı.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş için mizah yüklü bir mektup kaleme aldı. Mektubunda Göktaş'a destek veren ve yaşanan süreci mizahi bir dille değerlendiren Demirtaş, dikkat çeken ifadeler kullandı.
Mektubuna, "Avukatlarım dediler ki; 'Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş, haberin olsun'" sözleriyle başlayan Demirtaş, avukatlarının Göktaş'ın "bugün yarın tutuklanabileceğini" söylediğini aktararak şu yanıtı verdi:
"Hadi inşallah, hayırlısı. O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı."
Serbest bırakılacağı iddiasına neden olan "Az Kaldı" adlı yazısına atıf yaparak "Az Kaldı Nedir!" diyen Demirtaş'ın mektubu şöyle:
Avukatlarım dediler ki; “Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş haberin olsun!”
“Dedim, şu andaki koltuğuma mı?”, “evet” dediler. “Öyle görünüyor ki bugün yarın tutuklanır.”
“Hadi inşallah, hayırlısı.” dedim. O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı!
Böylesi genç yetenekleri teşvik ve taltif etmek de boynumun borcudur. Bak, güzel kardeşim; kesinlikle doğru yoldasın, aynen devam et. Bu arada bana bazen “Selo” diyenler oluyor, ben de sana kısaca “Denyo” diyebilir miyim? Gerçi bu olmadı, senin ismini kısaltamıyoruz. Hatta assalar da kesseler de olmuyor. Deniz her zaman Deniz olarak kalıyor. Neyse, ben sana mecburen kısaca Deniz diyeceğim.
Bak Deniz kardeş; koltuğuma göz dikmeni takdirle karşılıyorum. Hatta tatlı bir telaş, fazlaca umut da var. On yıldır bu günü bekliyorum. Yılmaz, Cem falan benim yerime gelirler diye düşünmüştüm de doğrusu beni hayal kırıklığına uğrattılar. Fakat sen öyle değilsin canım kardeşim; sende o ışık var. Başaracaksın illa ki. Çaban, mücadelen, gayretin mutlaka sonuç verecek, vazgeçme lütfen.
Baktın sabahın köründe kapına dayanmışlar ki en kötüsü bu şekilde beklemektir; durma sen git Taksim’e git mesela. Avukatlarımın sana ileteceği iki tane sağlam sloganı sırtına yazdır, hançereni yırtarcasına meydanın ortasında haykır; akşamına koltuğum senindir. İnşallah.
Sana bir de abi tavsiyesi; “Yurt dışına kaçmadım ki, iki şort, iki tişörtle yurt dışına mı kaçılır?” şeklindeki argümanın pek sağlam olmamış. Sanırsın kıyafet yeryüzünde bir tek Türkiye’de satılıyor, dünyanın geri kalanı halen incir yaprağıyla geziyor! Öyle olmaz. Yemezler bunları. Misal şöyle inandırıcı bir şeyler uydur; “Ya yeminle altın fiyatları dip yapınca daha dün bir çeyrek aldım, haftaya yine tavan yapınca satacam. Çeyreği Türkiye’de bırakıp kaçar mıyım ya!”
Takdir yine de senindir Deniz kardeş; bu halk her halükârda Deniz’leri sever. Üstelik tuhaftır ki dönmeyen Deniz’leri daha çok severler. Olan bana olacak ya neyse, yapacak bir şey yok.
Son olarak yetkililere de seslenmek isterim; bu genç arkadaşımız tam olarak neler söylemiş bilemiyorum ama bırakın da gençler korkmadan, özgürce düşünüp, konuşsun, gülsünler bari. Toplumsal gelişme, ilerleme için özgürlükler şarttır; olmazsa olmazdır, gençleri engellemeyin lütfen.
Not: Eğer ki gösterisinde bana da giydirmişse tutuklayın tabii, o ayrı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Demirtaş'tan komedyen Deniz Göktaş'a mektup
10 yıldır Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutulan Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş'a mizah yüklü mektup yazdı.
Komedyen Deniz Göktaş, YouTube'da yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisindeki siyasi mizah nedeniyle kamuoyunun gündemine gelmişti. Gösteriden bazı kesitlere erişim engeli getirilirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da gösterideki bazı ifadeler nedeniyle Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatmıştı.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş için mizah yüklü bir mektup kaleme aldı. Mektubunda Göktaş'a destek veren ve yaşanan süreci mizahi bir dille değerlendiren Demirtaş, dikkat çeken ifadeler kullandı.
Mektubuna, "Avukatlarım dediler ki; 'Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş, haberin olsun'" sözleriyle başlayan Demirtaş, avukatlarının Göktaş'ın "bugün yarın tutuklanabileceğini" söylediğini aktararak şu yanıtı verdi:
"Hadi inşallah, hayırlısı. O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı."
Serbest bırakılacağı iddiasına neden olan "Az Kaldı" adlı yazısına atıf yaparak "Az Kaldı Nedir!" diyen Demirtaş'ın mektubu şöyle:
Avukatlarım dediler ki; “Deniz Göktaş diye genç bir adam var, siyasi mizah yapmak suretiyle çaktırmadan senin koltuğuna göz dikmiş haberin olsun!”
“Dedim, şu andaki koltuğuma mı?”, “evet” dediler. “Öyle görünüyor ki bugün yarın tutuklanır.”
“Hadi inşallah, hayırlısı.” dedim. O hapse girerse ben bu defa kesin çıkarım, nitekim hapishaneler aynı anda iki adet böyle mahpusu kaldıramaz. Az kaldı!
Böylesi genç yetenekleri teşvik ve taltif etmek de boynumun borcudur. Bak, güzel kardeşim; kesinlikle doğru yoldasın, aynen devam et. Bu arada bana bazen “Selo” diyenler oluyor, ben de sana kısaca “Denyo” diyebilir miyim? Gerçi bu olmadı, senin ismini kısaltamıyoruz. Hatta assalar da kesseler de olmuyor. Deniz her zaman Deniz olarak kalıyor. Neyse, ben sana mecburen kısaca Deniz diyeceğim.
Bak Deniz kardeş; koltuğuma göz dikmeni takdirle karşılıyorum. Hatta tatlı bir telaş, fazlaca umut da var. On yıldır bu günü bekliyorum. Yılmaz, Cem falan benim yerime gelirler diye düşünmüştüm de doğrusu beni hayal kırıklığına uğrattılar. Fakat sen öyle değilsin canım kardeşim; sende o ışık var. Başaracaksın illa ki. Çaban, mücadelen, gayretin mutlaka sonuç verecek, vazgeçme lütfen.
Baktın sabahın köründe kapına dayanmışlar ki en kötüsü bu şekilde beklemektir; durma sen git Taksim’e git mesela. Avukatlarımın sana ileteceği iki tane sağlam sloganı sırtına yazdır, hançereni yırtarcasına meydanın ortasında haykır; akşamına koltuğum senindir. İnşallah.
Sana bir de abi tavsiyesi; “Yurt dışına kaçmadım ki, iki şort, iki tişörtle yurt dışına mı kaçılır?” şeklindeki argümanın pek sağlam olmamış. Sanırsın kıyafet yeryüzünde bir tek Türkiye’de satılıyor, dünyanın geri kalanı halen incir yaprağıyla geziyor! Öyle olmaz. Yemezler bunları. Misal şöyle inandırıcı bir şeyler uydur; “Ya yeminle altın fiyatları dip yapınca daha dün bir çeyrek aldım, haftaya yine tavan yapınca satacam. Çeyreği Türkiye’de bırakıp kaçar mıyım ya!”
Takdir yine de senindir Deniz kardeş; bu halk her halükârda Deniz’leri sever. Üstelik tuhaftır ki dönmeyen Deniz’leri daha çok severler. Olan bana olacak ya neyse, yapacak bir şey yok.
Son olarak yetkililere de seslenmek isterim; bu genç arkadaşımız tam olarak neler söylemiş bilemiyorum ama bırakın da gençler korkmadan, özgürce düşünüp, konuşsun, gülsünler bari. Toplumsal gelişme, ilerleme için özgürlükler şarttır; olmazsa olmazdır, gençleri engellemeyin lütfen.
Not: Eğer ki gösterisinde bana da giydirmişse tutuklayın tabii, o ayrı.
Selam, sevgilerimle."
En Çok Okunan Haberler