SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

‘Bakanın gitmesi bir şeyi değiştirmez, bu sistemin değişmesi lazım’

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından bir gece yarısı görevden alınmasının hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini ifade ederek, “Onun gitmiş olması, yerine yeni bir ismin gelmesi bir şey değiştirmez. Mesele bu hükümet sisteminin, bu rejimin gitmesidir” dedi. Sarıbal, iktidarın yıllardır uyguladığı politikaların tarımı bitirdiğini, tüm yurttaşları ithalat yapılan ülkelerin müşterisi yaptığını söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 05.03.2022 23:15
Haber Güncellenme Tarihi: 06.03.2022 10:10
https://www.bursaport.com
kapak resmi

ZAFER OPSAR / BURSAPORT

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yaptığı son bakan değişikliği konusunda Bursaport’a konuşan CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 24 Haziran 2018’den bu yana 10’uncu bakan değişimi olduğunu hatırlatarak, “AKP’nin genel tarım politikalarına baktığımızda bu bakanın başarısızlığının temeli 24 Haziran 2018 Seçimlerinde uygulamaya geçen tek adam, keyfi yönetim diye adlandırdığımız cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Bu dönemde en büyük tahribat tarımda olmuştur” dedi.

Yerli üreticiyi, çiftçiyi koruyan; et, yem, buğday, süt ürünleri, arpa ve mısır gibi ürünlerde yüzde 135’ten yüzde 225’lere kadar çıkan gümrüklerin bu iktidar döneminde sıfıra indirildiğine dikkat çeken Orhan Sarıbal, “En önemli kararlardan ve uygulamalardan biridir bu. Siz gümrükleri indirdiğinizde eğer destekleme yaparak çiftçiyi korumaya almazsanız, çiftçiyi ve ülke tarımını ve en önemlisi de tüketicilerin gıdasını yabancı tekellere ve yabancı şirketlere bırakırsınız” diye konuştu.

‘İthalat tarihi rekor kırdı’

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Bekir Pakdemirli’nin bakanlığı döneminde çiftçinin borcunun ve ithalatın tarihi rekorlar kırdığını vurgulayan Sarıbal, şunları söyledi:

“Çiftçinin borcu 2021 yılında 37 milyar lira arttı. Üst üste 2 defa 10’ar milyon ton buğday ithal ederek Avrupa rekoru kırdık. Bu, Türkiye'nin tarımının çöktüğü anlamına gelir. Asıl önemlisi, şu anda eğer yabancı şirketler olmasa ekmeğimiz olmazdı. Bir tarihsel dönemi yaşıyoruz. Yani bu iktidar hem çiftçiyi bitirdi, hem bütün toplumu müşteri yaptı, hem de ülkeye kıtlık getirdi. Eğer çeşitli nedenlerle Rusya-Ukrayna savaşı uzun sürer ve ambargo ya da kısıtlama gelirse Türkiye ekmek yapacak un bulamayacak.

Bakanın kötü işler yapmasının nedeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir ve bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın politikalarıdır. Bunlar bakanın kendi politikaları değildir. Ama bakan bunları görüp ayrılabilirdi. Bu rezil duruma düşmeyebilirdi. Onun gitmiş olması, yerine yeni bir ismin gelmesi bir şey değiştirmez. Mesele bu hükümet sisteminin, bu rejimin gitmesidir. Demokratik yollarla Recep Tayyip Erdoğan'ın ve yarattığı düzenin derhal ama derhal erken seçimle gönderilmesidir. Yoksa buradan kurtulmak mümkün değil.”

‘Erdoğan adaylığı üzerinde tartışma çıkmasını istiyor’

Erken seçim çağrıları ve Erdoğan’ın yeniden aday olup olamayacağına ilişkin soruları da yanıtlayan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Karşımızda hukuk tanımayan, yasa tanımayan, gelen tepkilerden rahatsız olmayan, tamamen kendi dünyasında ve kendine göre bir rejim oluşturmuş, bir yapıdan bahsediyoruz. Erdoğan aday olup olamayacağı konusunda tartışma çıkmasını, bunu da politik amaçla kullanmayı istiyor. Topluma, ‘bakın beni sandıkta yenemedikleri için bu yolla baskı yapıyorlar. Ey halkım, ey tabanım görün, bunların derdi ülke iyileştirmek değil, benden kurtulmak. Ben sizin için buradayım diyecek bir politika peşinde” dedi.

"Kendi adıma söylüyorum. Hangi yolla girerse girsin, Recep Tayyip Erdoğan seçimlere girebilmeli” diyen Sarıbal, şöyle devam etti:

“Çünkü başka türlü bu çok daha sorunlu bir hal alır. Biz şunun çok farkındayız. Bu iktidar fütursuzdur. 2015 örneği var önümüzde, ülke kan gölüne döndü. Bir yandan kısa süreli bir iyilik ortamı yaratarak, organize olmuş kötülüğü kenarda bırakıp kısa süreli bir rahatlama yaratıp derhal seçime gitmek istiyor. Normal zamanı olan 20 Haziran 2023’te de seçim olabilir, 3 ay sonra da erken seçim olabilir. Bu ülkede kimsenin seçimin hangi tarihte olacağına dair bir öngörüde bulunmasının anlamı yok. Çünkü adam hiçbir şey tanımıyor. Yeter ki kendi tabanını sandığa taşıyıp oyunu alacağı bir ortam olsun. 90 gün sonra hatta 75 gün sonra seçim yapabilecek bir ortam var. Eğer biz onu seçime sürükleyemiyorsak, ona teslim olmuşsak işimiz zor demektir.”

‘Rusya'da olabilecek her olumsuzluk bize de yansıyacaktır’

Rusya’nın Ukrayna’da yürüttüğü savaşın Türkiye’ye etkileri ve iç politikaya yansımalarına ilişkin olarak da, “Türkiye bu işin neresinde?” diye soran Sarıbal, Türkiye’nin Rusya ile başta doğalgaz ve nükleer enerji santrali olmak üzere 50 milyar doları bulan ciddi bir ticaret hacmine sahip olduğunu hatırlattı.

Rusya’nın, çeşitli ülkelerin kendisine yönelik ambargoları ve kısıtlamaları nedeniyle ihracatına kısıtlamalar getirdiğini belirten Sarıbal, bunun henüz Türkiye’yi kapsamadığını kaydetti. Rusya’nın Türkiye’ye yaptığı ihracata kısıtlamalar getirmesi halinde buğday ve diğer ürünlerde sıkıntı yaşanacağını söyleyen Sarıbal, “Toplum ne kadar biliyor, biz şu anda Türk vatandaşları olarak Rusya’dan alınan buğdayın bir tonuna 38 ile 50 dolar arasında vergi ödüyoruz. Rusya kendi ülkesinden ihracat yapanlardan bunu alıyor. Onlar da bunu bizden alıyor. Rusya’da ihracat yapan şirketleri de sübvanse eden destekleyen bir model ile karşı karşıyayız. Yani şimdi Rusya'nın bizimle ilişkisini niye koparsın? Rusya'da olabilecek her olumsuzluk bize de yansıyacaktır. Rusya bizden ciddi bir gelir elde ettiği için şu anda herhangi bir kısıtlama yok. Dün meyve, sebze gibi ürünlerde ithalat sınırını kaldırdı. Bu da Türkiye için önemli bir gelişme.”
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar