Bahçeli'den sığınmacı çıkışı: Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır; önüne geçilmelidir
Bahçeli'den sığınmacı çıkışı: Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır; önüne geçilmelidir
MHP Genel Başkanı Bahçeli, son dönemde yoğun olarak tartışılan sığınmacılar konusunda, "Bayramda ülkelerine gidebilen Suriyelilerin geri dönmesine gerek yoktur. Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır; önüne geçilmelidir" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 19.04.2022 13:15
Haber Güncellenme Tarihi: 19.04.2022 14:47
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemin en çok tartışılan konularından olan sığınmacı konusuyla ilgili olarak, "Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların tekrar geri dönmesine gerek yoktur. Suriye'de ateş söner sönmez herkes evine barkına Türkiye'nin güvencesi altında kavuşmalıdır" dedi.
Partisinin Meclis Grup Toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, konuşmasının önemli bölümünü son dönemin önemli tartışma konusu sığınmacı sorununa ayırdı.
"Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır. Önüne geçilmelidir" diyen Bahçeli, "Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılış ve kopuşlarına neden olan ağır şartlar ortadan kalkar kalkmaz güvenli ve gönüllü şekilde uğurlamak asıl önceliğimiz, önerimiz ve hedefimizdir. Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların tekrar geri dönmesine gerek yoktur. Suriye'de ateş söner sönmez herkes evine barkına Türkiye'nin güvencesi altında kavuşmalıdır. Biz düzenli göç ve sığınmacı konusunu duygusallıktan arınarak, gerçekçi temele oturtmakla ortak iradeyle Türk milletinin gündeminden kademeli bir şekilde çıkarmakla mesulüz, muktediriz" ifadelerini kullandı.
MHP lideri, "Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunuyorken, asayiş ve toplumsal huzuru kimler bozuyorsa, derhal gözünün yaşına bakılmadan sınır dışı edilmeli" düşüncesini dile getirdi.
Bahçeli'nin konuşmasından bazı bölümler şöyle:
"Düzensiz göç ve sığınmacı sorununu, soğukkanlı ve sağduyulu şekilde kavramanın daha da ötesinde dün, bugün ve gelecek mizanında stratejik akılla ve milli çıkarlarımıza muvafık halde analiz etmek, tedbir geliştirmek mecburiyetindeyiz.
Anadolu coğrafyasının en az yüz yıl, hatta 500 yıl sonraki nüfus yapısının nasıl olacağını, bu kapsamda doğabilecek muhtemel risk ve tehditlerin nesnel boyutunu bütün yönleriyle hesaba katmak, muhasebesini yapmak zorundayız. Gecikemeyiz, geride kalamayız, atalete düşemeyiz, ağırdan alamayız. Biz sadece bu döneme değil, geleceğin Türk varlığına, Türk coğrafyasının her karışına köşesine karşı da maddi ve manevi sorumluluklar taşıyoruz. Bizden sonraki nesillere kuşku duyacakları, kendi ülkelerinde garip olacakları, çok bilinmeyenli denklemlerle kilitlenmiş bir vatan coğrafyası asla ve kat'a bırakamayız.
Allah şahit ve kerimdir, Türklük ne bugün ne gelecekte öz yurdunda garip, parya olmayacaktır. Aksine hizmet eden alçakların oyununu vatan ve millet sevdasındaki yükseliğimizle boacağız.
Biz düzenli göç ve sığınmacı konusundu duygusallıktan arınarak, gerçekçi temele oturtmakla ortak iradeyle Türk milletinin gündeminden kademeli bir şekilde çıkarmakla mesulüz, muktediriz.
Son günlerde ülkemizde geçici koruma statüsü ile bulunan Suriyeli sığınmacıları bahane ederek toplumsal infialin ateşini tutuşturma arayışında olan görevli provokatörlerin devrede olduğu görülmektedir. En küçük anlaşmazlığın toplumun geneline körüklenerek yayılması hedeflenmektedir. Oyun sinsidir.
Bu karmaşık ve riskli sürecin iç cephesi olduğu kadar dış cephesininin de olduğu görülmektedir. Cepheleşmelerin açtığı öfke ve nefret çukurları, feci sonuçlara kapı aralayacak. Kötü niyet sahipleri bir kıvılcımın nereye yayılacağını ya bilerek ya bilmeden siyasi ve toplumsal eylem halinde.
Bağcılar'da bir densizin sokak ortasına sandalye koyarak oturması dahi kor halinde duran gerginliği tırmandırmış, günlerce ülke gündemini meşgul etmiştir. Altındağ'da yaşananların toz bulutu bile dağılmış değlidir. Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunuyorken, asayiş ve toplumsal huzuru kimler bozuyorsa, derhal gözünün yaşına bakılmadan sınır dışı edilmeli. Türkiye, onun bunun elinde oyuncak olamayacaktır. Türkiye'de hakim ve güç irade Türk milletidir. Huzur bozucu fiillerin failleri yaptıklarının bedelini misli ile ödemelidir. Bugüne kadar hükümet bugüne kadar tavizsiz duruş sergilemiştir. Marazi zihniyet sahipleri görmese de yalın gerçek budur. MHP, sınır aşan göçler konusunda en hazırlıklı partidir. Bizi eleştiren, niye susuyorsunuz diyen kim varsa ya cahil ya da takip özrü çeken zavallılardır. Bizim açığımızı arayanlar, önce yama tutmayan yırtıklarınızı dikin!
MHP'nin düzensiz göç konusunda ve geçici koruma statüsüyle Türkiye'de bulunanlara yönelik temin ettiği politikası açıktır. Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır. Önüne geçilmelidir.
Suriyeli sığınmacıları sabahtan akşama ülkelerine göndermek hem doğru hem mümkün değildir. Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılış ve kopuşlarına neden olan ağır şartlar ortadan kalkar kalkmaz güvenli ve gönüllü şekilde uğurlamak da asıl önceliğimiz, önerimiz ve hedefimizdir. Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır. Türk milletin nüfus dokusunun, huzur ve güvenliğinin sağlam esaslara dayandırılması vazgeçilmezimizdir. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların tekrar geri dönmesine gerek yoktur. Suriye'de ateş söner sönmez herkes evine barkına Türkiye'nin güvencesi altında kavuşmalıdır.
Ülkemizin ekonomik büyümesine, sosyal gelişmesine ve milli bütünleşmesine destek veren, katkı sunanlar da başımızın üstündedir. Onlara diyecek bir şeyimiz yoktur.
6'lı masa üzerinden muhalefeti de hedef alan Bahçeli, "Çuvallamaları kaçınılmaz bir siyaset gerçeği olacaktır. 2 farklı noktayı bir doğru birleştirir. Zillet İttifakı köşeye sıkıştı, her biri kendi derdine düştü. 7 partinin yalnızca güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş için bir araya geldikleri anlaşılmaktadır" diye konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahçeli'den sığınmacı çıkışı: Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır; önüne geçilmelidir
MHP Genel Başkanı Bahçeli, son dönemde yoğun olarak tartışılan sığınmacılar konusunda, "Bayramda ülkelerine gidebilen Suriyelilerin geri dönmesine gerek yoktur. Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır; önüne geçilmelidir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemin en çok tartışılan konularından olan sığınmacı konusuyla ilgili olarak, "Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların tekrar geri dönmesine gerek yoktur. Suriye'de ateş söner sönmez herkes evine barkına Türkiye'nin güvencesi altında kavuşmalıdır" dedi.
Partisinin Meclis Grup Toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, konuşmasının önemli bölümünü son dönemin önemli tartışma konusu sığınmacı sorununa ayırdı.
"Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır. Önüne geçilmelidir" diyen Bahçeli, "Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılış ve kopuşlarına neden olan ağır şartlar ortadan kalkar kalkmaz güvenli ve gönüllü şekilde uğurlamak asıl önceliğimiz, önerimiz ve hedefimizdir. Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların tekrar geri dönmesine gerek yoktur. Suriye'de ateş söner sönmez herkes evine barkına Türkiye'nin güvencesi altında kavuşmalıdır. Biz düzenli göç ve sığınmacı konusunu duygusallıktan arınarak, gerçekçi temele oturtmakla ortak iradeyle Türk milletinin gündeminden kademeli bir şekilde çıkarmakla mesulüz, muktediriz" ifadelerini kullandı.
MHP lideri, "Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunuyorken, asayiş ve toplumsal huzuru kimler bozuyorsa, derhal gözünün yaşına bakılmadan sınır dışı edilmeli" düşüncesini dile getirdi.
Bahçeli'nin konuşmasından bazı bölümler şöyle:
"Düzensiz göç ve sığınmacı sorununu, soğukkanlı ve sağduyulu şekilde kavramanın daha da ötesinde dün, bugün ve gelecek mizanında stratejik akılla ve milli çıkarlarımıza muvafık halde analiz etmek, tedbir geliştirmek mecburiyetindeyiz.
Anadolu coğrafyasının en az yüz yıl, hatta 500 yıl sonraki nüfus yapısının nasıl olacağını, bu kapsamda doğabilecek muhtemel risk ve tehditlerin nesnel boyutunu bütün yönleriyle hesaba katmak, muhasebesini yapmak zorundayız. Gecikemeyiz, geride kalamayız, atalete düşemeyiz, ağırdan alamayız. Biz sadece bu döneme değil, geleceğin Türk varlığına, Türk coğrafyasının her karışına köşesine karşı da maddi ve manevi sorumluluklar taşıyoruz. Bizden sonraki nesillere kuşku duyacakları, kendi ülkelerinde garip olacakları, çok bilinmeyenli denklemlerle kilitlenmiş bir vatan coğrafyası asla ve kat'a bırakamayız.
Allah şahit ve kerimdir, Türklük ne bugün ne gelecekte öz yurdunda garip, parya olmayacaktır. Aksine hizmet eden alçakların oyununu vatan ve millet sevdasındaki yükseliğimizle boacağız.
Biz düzenli göç ve sığınmacı konusundu duygusallıktan arınarak, gerçekçi temele oturtmakla ortak iradeyle Türk milletinin gündeminden kademeli bir şekilde çıkarmakla mesulüz, muktediriz.
Son günlerde ülkemizde geçici koruma statüsü ile bulunan Suriyeli sığınmacıları bahane ederek toplumsal infialin ateşini tutuşturma arayışında olan görevli provokatörlerin devrede olduğu görülmektedir. En küçük anlaşmazlığın toplumun geneline körüklenerek yayılması hedeflenmektedir. Oyun sinsidir.
Bu karmaşık ve riskli sürecin iç cephesi olduğu kadar dış cephesininin de olduğu görülmektedir. Cepheleşmelerin açtığı öfke ve nefret çukurları, feci sonuçlara kapı aralayacak. Kötü niyet sahipleri bir kıvılcımın nereye yayılacağını ya bilerek ya bilmeden siyasi ve toplumsal eylem halinde.
Bağcılar'da bir densizin sokak ortasına sandalye koyarak oturması dahi kor halinde duran gerginliği tırmandırmış, günlerce ülke gündemini meşgul etmiştir. Altındağ'da yaşananların toz bulutu bile dağılmış değlidir. Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunuyorken, asayiş ve toplumsal huzuru kimler bozuyorsa, derhal gözünün yaşına bakılmadan sınır dışı edilmeli. Türkiye, onun bunun elinde oyuncak olamayacaktır. Türkiye'de hakim ve güç irade Türk milletidir. Huzur bozucu fiillerin failleri yaptıklarının bedelini misli ile ödemelidir. Bugüne kadar hükümet bugüne kadar tavizsiz duruş sergilemiştir. Marazi zihniyet sahipleri görmese de yalın gerçek budur. MHP, sınır aşan göçler konusunda en hazırlıklı partidir. Bizi eleştiren, niye susuyorsunuz diyen kim varsa ya cahil ya da takip özrü çeken zavallılardır. Bizim açığımızı arayanlar, önce yama tutmayan yırtıklarınızı dikin!
MHP'nin düzensiz göç konusunda ve geçici koruma statüsüyle Türkiye'de bulunanlara yönelik temin ettiği politikası açıktır. Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır. Önüne geçilmelidir.
Suriyeli sığınmacıları sabahtan akşama ülkelerine göndermek hem doğru hem mümkün değildir. Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılış ve kopuşlarına neden olan ağır şartlar ortadan kalkar kalkmaz güvenli ve gönüllü şekilde uğurlamak da asıl önceliğimiz, önerimiz ve hedefimizdir. Misafirin ve misafirliğin süresi sınırlıdır. Türk milletin nüfus dokusunun, huzur ve güvenliğinin sağlam esaslara dayandırılması vazgeçilmezimizdir. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların tekrar geri dönmesine gerek yoktur. Suriye'de ateş söner sönmez herkes evine barkına Türkiye'nin güvencesi altında kavuşmalıdır.
Ülkemizin ekonomik büyümesine, sosyal gelişmesine ve milli bütünleşmesine destek veren, katkı sunanlar da başımızın üstündedir. Onlara diyecek bir şeyimiz yoktur.
6'lı masa üzerinden muhalefeti de hedef alan Bahçeli, "Çuvallamaları kaçınılmaz bir siyaset gerçeği olacaktır. 2 farklı noktayı bir doğru birleştirir. Zillet İttifakı köşeye sıkıştı, her biri kendi derdine düştü. 7 partinin yalnızca güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş için bir araya geldikleri anlaşılmaktadır" diye konuştu.
En Çok Okunan Haberler