SON DAKİKA
Hava Durumu

8 madde ile Türkiye'nin beka sorunu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 yıl önce Türkiye'nin beka sorunu olmadığını söyleyerek, neden 15 yıl sonra bir beka sorununun ortaya çıktığını 8 maddede sıraladı. Kılıçdaroğlu, medyaya tepkisini ise, "Medyanın görevi gücü eleştirmek. Satılık kalemler ve satılık patronlar var. Satılık patronların tamamı halkın ödediği vergilerle besleniyor" sözleriyle ifade etti.

Haber Giriş Tarihi: 08.05.2018 15:40
Haber Güncellenme Tarihi: 08.05.2018 15:40
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
8 madde ile Türkiye'nin beka sorunu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki Grup Toplantısında, herkesin mutlu olduğu, güzel, zengin, huzurlu, kendi içinde barışık bir Türkiye'yi inşa etmek için siyasete girdiğini ve aynı azimle çalışmaya devam ettiğini bildirdi.

Avrupa şampiyonu olan milli güreşçiler Taha Akgül, Soner Demirtaş, Rıza Kayaalp ile Yasemin Adar ve Elif Jale Yeşilırmak'ı tebrik eden Kılıçdaroğlu, ULEB Avrupa Kupası'nda şampiyonluğa ulaşan Darüşşafaka Basketbol Takımı ile Voleybol Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi'ni şampiyon tamamlayan VakıfBank'ı kutladı.

Süper Lig'e çıkan Çaykur Rizespor ve MKE Ankaragücü'nü de tebrik eden Kılıçdaroğlu, sporun barış ve kardeşlik işi olduğunu belirtti, "Umarız spora siyaset girmez" ifadesini kullandı.

"Bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele verdiler"

Kılıçdaroğlu, 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı anarak, "Bu üç güzel fidanımızı dar ağacında kaybettik, onların yeri kalbimiz." diye konuştu. 

Siyasal idamların toplumların belleğinde derin yer ettiğinin kabul edilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bugün siyasal idamların olmaması, en azından toplumda geleceğe yönelik derin yarılmaların engellenmesi açısından önemlidir. Günlük kızgınlıklarımızla hareket edebiliriz ama bir süre geçtikten, yara soğuduktan sonra yapılan işin doğru mu, eğri mi olduğuna daha sağlıklı düşünüp karar verebiliyoruz. O nedenle biz Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı asla unutmayacağız, gençler de unutmayacaklar. Onlar bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele verdiler."

"Cumhuriyet'e sahip çıkması lazım"

Cumhuriyet gazetesinin kuruluşunun 94'üncü yılını da kutlayan Kılıçdaroğlu, her dönemde baskılara, darbelere karşı direnen gazetenin ağır bedeller ödediğini, onurlu ve dik duruşunu hiç bozmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "20 Temmuz darbesinden sonra olan olaylar Cumhuriyet bağlamında yaşanan olaylar 12 Eylül ve 12 Mart askeri darbeler döneminde de aynen yaşandı. Ve bugün Cumhuriyet gazetesi bütün baskılara rağmen yoluna devam etmektedir. Bu ülkede demokrasiyi, özgürlüğü, kadın erkek eşitliğini, parlamenter demokratik sistemi savunan, tek adam ve diktaya karşı olan her kesimin Cumhuriyet'e sahip çıkması lazım." ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet gazetesini ve yazarlarını yürekten kutladı. 

Kılıçdaroğlu'ndan Fransa'ya tepki

İnançların siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Herkesin inancına saygı duymak, insan olmanın bir gereğidir zaten. Kişilerin inancına saygı duymak bizim görevimizdir. Onları zorla belli bir inanç içinde tutmak veya baskılamak veya inancından vazgeçirmek gibi bir düşünce insanlığa da ahlaka da inancımıza da aykırıdır. Fransa'da, aralarında geçmişte devlet yöneticisi olanlar da dahil bir grup sanatçı 'Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetlerin çıkarılması gerektiğini' söylüyor. Neymiş, 'Çağ dışı kalmış o ayetler.' Buradan açık ve net söylüyorum çağ dışı kalan Kur'an-ı Kerim değil, çağ dışı kalan sizlersiniz. Onlara bir kez daha sesleniyorum, sizin bu tavrınız, düşünceniz El Kaide, El Nusra, IŞİD düşüncesidir. Onlara destek veriyorsunuz siz. Bütün kitaplara saygımız vardır, son kitap Kur'an-ı Kerim'dir. Eğer siz, inançları kullanarak terör estiren IŞİD'e, El Kaide'ye destek vermek istiyorsanız, bu söylemlerinize devam ediniz."

Kılıçdaroğlu, İslamiyet'in barış dini olduğunun bütün dünyaca kabul edildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"İslamiyet'te kavga, kin, öfke yoktur, liyakat, barış, huzur vardır. Siz İslamiyet'i nasıl böyle tanımlarsınız? İnsanların inancına saygı göstermek, insan onurunun bizatihi varlık nedenidir. Öyle anlaşılıyor ki bu açıklamayı yapanlar İslamiyet'in ne olduğunu bilmiyorlar. Onlara sadece bir tavsiyem var, lütfen sevgili Peygamberimizin Veda Hutbesi'ni bulunuz, Veda Hutbesi'ni okuyunuz. Tarihte ilk insan hakları beyannamesi olarak kabul edilen Veda Hutbesi'ni okuyun."

"Ezberleri bozduk"

Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin partinin cumhurbaşkanı adayı olmasıyla ilgili, "Geçtiğimiz Cuma ezberleri bozduk. Cumhurbaşkanı adayımız olarak Muharrem İnce'yi açıkladık. Beklemiyorlardı. Çünkü kendileri gibi sanıyorlar. Yıllardır beraberiz. Niye kavga edelim. Muharrem İnce hem Türkiye'nin sorunlarını, hem çözümünü çok iyi bilir. İnsan haklarının ne olduğunu bilir. Kürsüye davet ettiğimde CHP rozetini çıkarıp bana emanet etti." sözlerini kaydetti. 

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanı seksen milyonun cumhurbaşkanı olmalı. Muharrem İnce hiç bir zaman ayrım yapmadı. Böyle bir kişi Cumhurbaşkanlığı makamını hak ediyor. Muharrem İnce milleti bölmüyor, bana oy veren bizden vermeyen değil. 'Oy vermeyenler münafik...' Bu adam ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor. Seksen milyonun cumhurbaşkanı olmak istiyor. Ama kusura bakma sen değilsin."

Kılıçdaroğlu'ndan öğretmenlere çağrı

Muharrem İnce'nin öğretmen olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, öğretmenlere şöyle seslendi:

"Onun yetiştirdiği binlerce akademisyen var. Muharrem İnce, öğretmenlerin, öğrencilerin derdinden çok iyi anlar. Muharrem İnce, evladını okula göndermek için velilerin neler çektiğini de çok iyi biliyor.Muharrem İnce bir öğretmen bu ülkenin binlerce çocuğuna ders verdi. Bütün öğretmenlere ve bütün anne babalara sesleniyorum siz Muharrem İnce'ye sahip çıkmak zorundasınız onu cumhurbaşkanı koltuğuna oturtmak zorundasınız.

Öğretmenleri baş tacı yapmayan bir toplumun geleceği yoktur. Aynı zamanda Muharrem İnce, bir halk adamıdır. Tanışmamız... Muharrem İnce, milletvekili olmadan önce tanışırız. Muharrem İnce, vekil olduktan sonra da köyünden vazgeçmedi. Hayat standartı yükseldikten sonra asla köyüne ihanet etmedi. Halk adamıdır. Birileri gibi sarayda oturup, kendisini 3000 kişinin koruduğu bir cumhurbaşkanı mı olur? Muharrem İnce böyle bir cumhurbaşkanlığını kendine hakaret sayar. Muharrem İnce ne diyor? Kaldıracağım çevremdeki polisleri. Halkın içine tek başıma gireceğim diyor."

"Sen dış güçlerin oyuncağı mısın?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan Kılıçdaroğlu, "Sen dış güçlerin oyuncağı mısın? Her şeyi dış güçler yaptı diyorsun. Dış güçler sana bir şey yapıyorsa, hemen Kemal kardeşine haber ver. Yanında olacağım." diye konuştu. 

"Devlette liyakat sistemini yok ettiler"

"Devlette liyakat sistemini yok ettiler. Dış güçler mi dedi sana liyakatı bitir diye." diye konuşan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 

"15 yıl önce hiç kimse Türkiye'nin beka sorunu var diyemezdi. Ne oldu da 15 yıl sonra Türkiye'de bir beka sorunu ortaya çıktı. Ben size sekiz madde sayacağım. Birincisi; devlette liyakat sistemi yok edildi. Müsteşar olmak için devlette en az 12 yıl çalışmak gerek yani işi ehline vermek gerek. Bunlar ne dediler sadakat. Liyakat yok edilince devlet yönetimi kişiselleştirildi ve tek belirleyici yer Saray olarak ortaya çıktı. Saray'ın tek belirleyici olması bürokrasinin işleyişini alt üst etti. Saray'ın tak belirleyici olması devlet hizmetlerini bozdu. Sabah kalktı TEOG'u kaldırıyorum dedi. Dördüncü neden; yetkilerin bir merkezde toplanması sorunlara kaynak yaratıyor. Türkiye bugün bu örneği yaşıyor. Bir beka sorunu varsa yetkinin bir kiyişe verilmesi nedeniyledir. Beşinci neden; bütün devletlerle barış içindeydik. Ortadoğu'da bir sorun çıktığı zaman bizim kapımıza gelirlerdi. Bütün Türkiye Ortadoğu'nun şamar oğlanına döndü. 30 milyar dolar Suriyelilere harcadılar. Bu Suriyelilerin bir kısmı yer altına kayacak. Bizim vatandaşımız ikinci sınıf vatandaşa dönüştü. Altıncı neden; ihbar mekanizması. Eğer ihbar mekanizması belirleyici unsur olarak ortaya çıktıysa vay o devletin haline. İhbarcılıkla devlet yönetilir mi? Benim bu söylediklerimden hangisi yanlış?

Devleti temelden çürüten yolsuzluklardır. AK Parti'ye oy veren vatandaşlara saygım var. Onları asla yolsuzlukla suçlamıyorum. 

Medyanın kontrol altına alınması. Medyanın görevi gücü eleştirmek. Onu halk adına doğru yönlendirmek. Medya bu görevi yapmazsa vay halimize. Medyanın yüzde 90'ını iktidar yönlendiriyor. Satılık kalemler ve satılık patronlar var. Satılık patronların tamamı halkın ödediği vergilerle besleniyor. Satılık kalemlerin maaşı bizim vergilerimizden ödeniyor."

"Enerjide dışa bağımlılık artacak"

Erdoğan'a yalan söylemeyen tek kişi kendisinin olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Benim sözlerimi takip ediyor. Diyor ki 'Ahdim olsun, enerjide dışa bağlılığı azaltacağız'. Tam tersi arttıracak. Santralı Ruslara yaptırıyoruz. Artacak.

Kilis ve Trabzonlulara sesleniyorum. Bu kuyruktaki insanlar iş için sıra bekliyor. Artık sizi 2 sınıf vatandaş muamelesi yapanlara oy verme. Oy verme. Bu ülkeyi bu güne kadar kim yönetiyor? Ben mi yönetiyorum.

'Faizler düşecek' demiş. Ama nasıl düşürecek faizleri. Belli değil. Ama faizleri düşüremedin. Dışarıya ödenen faiz 151 milyar 35 milyon dolar. Tefecilere teslim edilmiş Türkiye. Kime ödüyorsunuz bu faizi? Londra'da elinde viski olan tefecilere. İçeri de 687 milyar faiz ödüyor. 'Cari açık bizi ürkütmüyor' diyordu. Bunun doğru olmadığını gördü, 'cari açık düşecek' demiş. 'Dar gelirli vatandaşların hayat standartları artacak' demiş. Saraydan görebildi sonunda. 14 milyon vatandaş sosyal güvence primini ödeyemiyor. Yoksulluk var nasıl ödesinler.

Manifesto açıkladılar... 'Dar gelirli vatandaşın standartı artacak.' Çok şükür. Saray'da oturduğu için Türkiye'yi bilmiyor. 

"Aile boyu devleti soyan adam nasıl yolsuzlukla savaşacak?"

Ne diyor... 'Dar gelirli vatandaşın üstündeki vergi yükü düşecek'. 16 yıldır yönetiyorsun bu memleketi. Nasıl bu kadar vergi yükü yıktın vatandaşın üstüne? Ama şunu söylemiyor. 'Asgari ücret üzerindeki vergi yükünü kaldıracağız' demiyor. Havuzcuların hem vergilerini hem vergi cezalarını kaldırdı. Benim söylediklerimi söylersin ama yapamazsın. 

'Yeni dönemde adaleti sağlayacağız. Hakkındaki suçlama ne olursa olsun adil yargılanacak kişi' diyor. Biz bunu yıllardır söylüyoruz. Önce BM'ye verdiğin dilekçeyi çek. 'Adil yargılama yapmayacağız' diye dilekçe verdiler. Madem onu çek.

'Yolsuzlukla mücadele edeceğiz' demiş. Devleti soyan adam, aile boyu devleti soyan adam nasıl yolsuzlukla savaşacak? 3M ile yaşıyor. Biri mahkeme. İşine gelmeyeni içeri atıyor. Biri maliye, kestiriyor hemen cezayı. Diğeri ise medya. Bu 3M'yi ortadan kaldıracağım ve devlette liyakati geri getireceğim."

Yenişafak gazetesine tepki

Kılıçdaroğlu, hükümete yakın Yenişafak gazetesinin 'Madem öyle indir faizi' manşetine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "O manşeti Saray'ın önünde at" dedi. 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.