SON DAKİKA
Hava Durumu

İki gazeteci örgütünün kavgası!

Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nin (BGC) bazı gazetecilerin sosyal medyada iktidara yönelik eleştileri gerekçe edilerek işlerine son verilmesi üzerine yaptığı açıklama ve AKP Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım'ın BGC'yi hedef alan tepkisi ile başlayan tartışma Bursa'daki iki meslek örgütü arasında sert kavgaya dönüştü.

Haber Giriş Tarihi: 26.09.2013 14:35
Haber Güncellenme Tarihi: 26.09.2013 14:35
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
İki gazeteci örgütünün kavgası!

ÇGD ve BGC üyesi Mustafa Özdal'ın, kendi Facebook sayfasında paylaştığı Bedrettin Yıldırım'ın BGC'yi hedef alan açıklamasının altına, BGC'nin bazı yöneticilerine yönelik ağır ifadelerle yorum yapan Çağdaş Gazeteciler Derneği(ÇGD) Bursa Şubesi Başkanı Yüksel Baysal'ın ifadelerini beğenmesiyle başlayan gelişmeler iki meslek örgütü arasında ağır ifadelerle dolu sert tartışmaları beraberinde getirdi.

ÇGD Bursa Şube Sekreteri, Olay Gazetesi yazarı Mustafa Özdal'ın, Yüksel Baysal'ın BGC'nin bazı yöneticilerine yönelik ağır yorumunu beğenmesi üzerine durumu ele alan BGC yönetim kurulu, BGC üyesi Mustafa Özdal'dan konuyla ilgili savunma istedi.

BGC'den gelen savunma isteğine sert ifadelerle yanıt veren Mustafa Özdal, BGC yönetimine konuyla ilgili savunma vermeyeceğini belirterek, yanıtını ÇGD email grubunda paylaştı.

Mustafa Özdal, paylaştığı e-mailde şu ifadelere yer verdi:

"BGC Başkanı Nuri Kolaylı'ya yanıtımdır: Asıl savunmayı sen vereceksin.

Geçen cumartesi gazeteye geldiğimde masamda, üyesi olduğum Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nden gönderilmiş yazıyla karşılaştım. Yazıda, birkaç ay önce Bursa Milletvekili Bedreddin Yıldırım'ın BGC hakkında yapmış olduğu açıklamayı facebook'tan paylaştığım, bu açıklamanın altına yapılan bir yorumu beğendiğim ve aynı açıklamanın altına yapılan bir diğer yorumu da sildiğim için BGC yönetiminin aldığı karar gereği savunma yapmam istenmiş.

Gazetecilik yaşamım boyunca hep düşünce özgürlüğünü savundum, fikirlerin özgürce yayılmasını destekledim. Doğrusu, geçmişte de kendisiyle fikir ayrılığına düşen üyeleri uyduruk gerekçelerle ihraç eden Nuri Kolaylı'dan böyle bir yazı almak, beni şaşırtmadı. Benden istenilen savunma, Nuri Kolaylı için bir utanç belgesi niteliğini taşıyor. Çünkü gazeteci örgütleri, düşünce özgürlüğünü en fazla destekleyen, fikirlerin yayılması için azami gayret gösteren, fikir hürriyetinin önündeki engellerin kaldırılması için çaba sarf eden meslek örgütleridir. Ancak yaklaşık 20 yıldır BGC'nin başkanlık koltuğuna zamk gibi yapışan Nuri Kolaylı, skandal bir karar alarak, bir gazetecinin, bir siyasetçinin açıklamalarını sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı ve bu açıklamanın altına yapılan yorumu beğendiği için savunmasını istemiştir.

Fikir özgürlüğünün en fazla desteklenmesi gereken bu olağanüstü dönemde intikamcı bir kararın altına imza atan BGC başkanının başkanlığı, artık meşru değildir. Nuri Kolaylı'ya yanıtım şudur:

Nuri Kolaylı ve yönetimine savunma vermeyeceğim. Çünkü savunma yapacak asıl kişi Nuri Kolaylı'dır. Kağıt üzerinde bir gazetenin sahibi gözüktüğü için hakkında cumhuriyet savcısının dava açtığı, 8 yıldır konut vaadiyle üyelerini oyalayan ve oyalamaya devam eden, son seçimde hiçbir geçerliliği olmayan bir protokol fotoğrafını seçim malzemesi yapan, başkanı olduğu kuruluşun internet sitesinde üye listesi bile gizlenen, hem BGC başkanlığı hem de medya yönetciliği yaptığı dönemde tasarruf bahanesiyle yüzlerce basın emekçisinin işine son veren ve gazetecilerin işinden olmasına göz yuman, birkaç ay önce düşük tirajlı bir gazetenin iç sayfasına duyuru ilanı vererek, yangından mal kaçırırcasına, dünyda eşi benzeri görülmemiş şekilde, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda üyeyle olağanüstü genel kurul yapan Nuri Kolaylı'nın vakit kaybetmeden BGC üyelerine savunma vermesi gerekmektedir.

Nuri Kolaylı'yı bu utançla başbaşa bırakıyor, esasen bu gelişmeyle gerçek yüzünü bir kez daha gösterdiği için teşekkür ediyorum. Basın özgürlüğünü ayaklar altına alan bu şahsın vereceği ihraç kararı yok hükmündedir."

BGC'NİN SÜREÇLE İLGİLİ AÇIKLAMASI

Mustafa Özdal'ın sert ifadeler içeren açıklamasının ardından Bursa Gazeteciler Cemiyeti dün, Özdal'dan savunma istenmesine giden süreci anlatan bir açıklama yaptı.

İşte o açıklama:

"Mustafa Özdal'ın kişisel Facebook sayfası üzerinden BGC Yönetim Kurulu Üyelerine yapılan "cemiyet yönetimindeki bazı arsızlar, yüzsüzler, utanmazlar" şeklindeki hakarete göz yumması, üstelik bu hakareti "beğenmesi" ve onaylaması üzerine savunması istenmiştir.

Ancak Mustafa Özdal, üyesi olduğu BGC'ye ve yöneticilerine yönelik sözlü saldırılara aracılık ettiğini gizleyerek, konuyu çarpıtma gayreti içinde olmuştur.

Bursa Gazeteciler Cemiyetimiz tarafından Mustafa Özdal'dan savunma istenmesine ilişkin yazının tamamı şu şekildedir:

"Sayın Mustafa ÖZDAL,

Bursa Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 19 Eylül 2013 Perşembe günü toplanarak, BGC Yönetimine hakaretler içeren ifadelere facebook sayfanızda yer vermeniz ve "beğenmeniz" nedeniyle "yazılı savunmanızın istenmesini" kararlaştırdı.

Yapılan araştırmaya ve elektronik kayıtlara göre gelişmelerin şöyle gerçekleştiği görülmüştür;

"16 Temmuz 2013 tarihinde facebook'ta yaptığınız bir paylaşımda, AKP Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım'ın BGC'yi asılsız şekilde suçlayan açıklamasına yer verdiniz.

Ardından aynı başlık altında Yüksel Baysal'ın "Mustafacığım, cemiyet yönetimindeki bazı arsızlar, yüzsüzler, utanmazlar, kendi örgütlerinin atıl durumuna bakmadan, Çağdaş'tan hesap sormaya çalışıyorlar" şeklindeki hakaretine göz yumdunuz ve dava konusu olabilecek bu ağır sözleri "beğendiniz".
Daha sonra, aynı başlık altında gazeteci - yazar Arzu Arınel bir yorum yazdı. Yüksel Baysal'ın hararet içeren yazısına dokunmazken, üyemiz Arzu Arınel'in yazısını sansürleyerek sildiniz."

Yukarıdaki açıklama ışığında Yönetim Kurulumuzca alınan karara göre, yazılı savunmanızın 15 gün içinde Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nin Basın Kültür Sarayı'ndaki merkezine "teslimat imzalı" olarak ulaştırmanız gerekmektedir. Gereğini bilgilerinize sunarız.

BGC Yönetim Kurulu"

İşte iki gazeteci örgütünü karşı karşıya getiren Facebook paylaşımı ve yorum

Mustafa Özdal, BGC Yönetim Kurulunu "arsızlar, yüzsüzler, utanmazlar" şeklinde karalayan yazıya neden göz yumduğunu ve beğendiğini açıklamak yerine, mağdur rolü oynamayı tercih etmiş, konuyu saptırarak, masum bir düşünce paylaşımı nedeniyle savunma istendiği havası yaratmaya çalışmıştır.

Ne yazıktır ki Ayrıca Mustafa Özdal, yorumları nedeniyle işsiz kalan meslektaşlarımız yanında yer alması gerekirken, BGC'nin, soysal medyadaki yorumları nedeniyle meslektaşlarımızın işsiz kalmasını eleştiren açıklamasına tepki gösteren bir haberi paylaşmıştır. Söz konusu hakaret içerikli yorum da bu habere yapılmıştır.

Hakaret ve karalama içermeyen, sadece görüş ifade eden Tweetleri yüzünden işsiz kalan meslektaşlarımıza ilişkin bu açıklamadaki görüşlerimiz çok nettir ve şu içeriktedir:

"Taksim Gezi Parkı olaylarının medyaya etkileri, sansür uygulamalarının ardından bu defa işten çıkarmalar ve istifa ile devam ediyor.

Olaylarla ilgili sosyal medyada yorum yapan iki basın çalışanı, bu yorumları nedeniyle işsiz kalırken, hedef gösterilen bir basın çalışanı da istifa etmek zorunda bırakıldı.

Marmarabirlik Basın Danışmanı ve Sürekli Basın Kartı sahibi İhsan Bölük ile OLAY Medya İnternet Sorumlusu ve Basın Kartı sahibi Berhan Soner, kişisel twitter hesaplarından yaptıkları yorumlar nedeniyle işten çıkartıldılar.

TRT Bursa Temsilcisi Cihat Özkan da, başka bir görevi devralması nedeniyle istifa ettiğini duyurdu. Oysa bu istifanın, haftalık bir yerel gazete tarafından meslek etiğine ve hukuka yakışmayan bir şekilde; Özkan'ın dahlinin olmamasına rağmen medya çalışanı eşinin twitter yorumları nedeniyle hedef gösterilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Gazetecilerin tehdit edilmesini, hedef gösterilmesini, bununla da yetinilmeyerek devreye girilip işsiz bırakılmalarını kınıyoruz. Unutulmamalıdır ki, basın çalışanlarının özgürlüğü; halkın gerçekleri öğrenme, doğru bilgi edinme ve düşüncenin serbestçe yayılma hakkının bir parçasıdır.

Kamuoyuna duyurulur."

Özetle, BGC Yönetim Kurulu sosyal medyada "hakaret, şantaj, tehdit ve karalama" dışındaki her türlü yorum ve değerlendirmenin, düşünce özgürlüğünün yanında olmuştur. Bunu da gerekli gördüğü dönemlerde basın açıklamaları ile kamuoyuna duyurmuştur, her zaman duyuracaktır.

Fikirleri değil, hakaretleri yayması ve desteklemesi, üstelik söz konusu Bursa milletvekilini eleştiren bir üyemizin yazısını sansürlemesi nedeniyle savunması istenen Mustafa Özdal'ın Bursa Gazeteciler Cemiyeti üyeliği, yönetim kurulumuzun ilk toplantısında ele alınacaktır.

Mustafa Özdal'ın kişisel facebook sayfasında yer alan ve savunma istenmesine neden olan hakaret içerikli paylaşımı ekte bilgilerinize sunuyoruz.

BGC üyelerimize saygıyla duyurulur.

BGC Yönetim Kurulu".

ÇGD'DEN BGC'YE YANIT

BGC'nin Mustafa Özdal'dan savunma istemesiyle başlayan tartışmada bugün sert bir açıklama da Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi'nden geldi.

İşte ÇGD'nin o açıklaması:

"Basın özgürlüğü konusunda iktidar bize karanlık bir çağ yaşatırken, ne yazık ki Bursa Gazeteciler Cemiyeti yönetimini elinde tutan küçük bir grup, basın mesleği açısından iyi bir sınav vermiyor. Gelişmeler biliniyor. Bursa Gazeteciler Cemiyeti yönetimi, Olay Gazetesi Yazarı ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Sekreteri Mustafa Özdal'dan sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı bir yorum için savunma istemiştir.

Temmuz ayında gerçekleşen bu işlemle ilgili olarak eylül ayının sonunda Özdal'dan savunma istenmesi manidardır.

Gazeteci Mustafa Özdal, bir milletvekilinin açıklamasını paylaşmış, sonraki süreçte bir yorumu beğenmiş, özel alanı sayılabilecek sayfasında bir yorumu da silmiştir. Basın ve düşünce özgürlüğü temelinde düşünülmesi gereken hareket, BGC yönetim kuruluna göre suç oluşturmuş durumdadır. İşin ilginç yanı, "like" beğenme tuşu bile suç kapsamında ele alınmıştır. Henüz AKP hükümetinin bile aklına gelmeyen bu suçlama, basın özgürlüğünü savunması gereken Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nin tüzüğüne de aykırıdır.

Sonraki süreçte BGC'den yapılan açıklamada Yüksel Baysal'ın yazdığı yoruma da yer verilmiş, bunun da suç unsuru olduğu iddia edilmiştir. Oysa BGC yönetim kurulu üyesi, aynı zamanda Çağdaş Gazeteciler Derneği üyesi de olan kişi, Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı ve yönetimi hakkında daha ağır ifadeler içeren paylaşımlarda bulunmuş, Yüksel Baysal'ın da cevabı aynı yolla olmuştur. Gelişmeler hangi doğrultuda olursa olsun, meslek örgütleri, mesleğimize yönelik yoğun baskı varken, ülkemiz basın özgürlüğü sıralamasında dünyada sınıfta kalırken, yerel basın ihbar ve baskılarla sindirilmeye çalışılırken, bir gazeteci arkadaşımızın "yönetim kurulu kararıyla" atılma girişimini protesto ediyoruz."
 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.