SON DAKİKA
Hava Durumu

ÇGD Bursa: Kutlanacak bir günümüz yok bizim!

Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi, basında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak kutlanan 24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda, "Gazeteciliği tarihinin en karanlık kuyularına itenler, kalemleri, fikirleri hapsedenler, sahte kutlamalar yapacaklar bayrammışçasına. Kutlanacak bir günümüz yok bizim." ifadelerini kullandı.

Haber Giriş Tarihi: 24.07.2020 15:28
Haber Güncellenme Tarihi: 24.07.2020 15:28
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
ÇGD Bursa: Kutlanacak bir günümüz yok bizim!

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi, basında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak kutlanan 24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı. 

ÇGD Bursa Şubesi'nin mesajı şöyle:

"Yine bir 24 Temmuz... 

Ve biz yine, her yıl olduğu gibi, "bayram" olarak anamayacağımız, "kutlama" mesajları gönderilerine anlamsızca bakacağımız bir 24 Temmuz'u karşılıyoruz. 

Gazeteciliği tarihinin en karanlık kuyularına itenler, kalemleri, fikirleri hapsedenler, sahte kutlamalar yapacaklar bayrammışçasına.

Kutlanacak bir günümüz yok bizim.

Basında sansürün ilk kez kaldırıldığı, gazetelerin özgür basıldığı o günün 112'inci yıldönümünde bir bakın, ne haldeyiz. 

Geçtiğimiz yıldan bugüne baskı, sansür, işsizlik, kapanma, karartma, kapatma, saldırı kelimelerinden bağımsız bir gazetecilik tanımı yapabildik mi?

İktidar ve destekçileri tarafından gazetecilerin yaptığı her haber suç kapsamına alındı. 

Bununla yetinilmedi, suç uyduruldu dolu kefelerden... 

Cezaevinde darp edildi, işkence koşullarında tutuldu gazeteciler. 

Haberi yapsa devlet sırlarını ifşa ile suçlanacak olanlar, "Niye haber yapmadın?' denilerek casus ilan edildi iddianame satırlarında.

Peki ya karartma, kapatma cezaları?

İktidara dönük her türlü eleştirel yayını hainlikle yaftalayan besleme zihniyete ne demeli?

Siyaset- medya- ticaret üçgeni, kirli işlerin üzerindeki örtüler kaldırılmasın diye gazeteleri ve gazetecileri açık açık tehdit etmiyor mu?

Dün söylüyorduk, yine söylüyoruz

"Sansür ne kadar kötüyse, otosansür bir o kadar trajedidir.

Biz, otosansür medyasının bu trajedisini kabul etmiyoruz."

Halkın haber alma hakkını savunanlar, direnenler, dayanışmada buluşanlar olarak bizler, inanıyoruz... 

Gazetecilerin düşünceleri ve haberleri nedeniyle hedef gösterilmediği, işten atılmadığı, gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı bir ülke için; 

Biliyoruz!

En baskıcı gücün gölgesi dolanırken üzerimizde, küçücük bir aralıktan güneşi görebilmektir bize düşen. 

Bize düşen, her türlü zor koşula karşın, karanlığın üzerine yürümektir. 

Varoluş sancıları çekerken beklemektir bilinmezliğin ortasında. 

Çünkü daima bir şey buluruz, bize var olduğumuz izlenimini verecek...

Çünkü, Beklediğimiz Godot hiç gelmez, aslında hep oradadır.

Yaşama devam edebilmenin tek yolu, içinde bulunduğumuz durum ne denli anlamsız olursa olsun, yaşamın bir anlamı olması gerektiğidir. 

Bizim varoluşumuzun özü, en büyük gayesi ise geçmişi hatırlamaktır."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.