SON DAKİKA
Hava Durumu

'Bunun adı dezenformasyonla değil, doğrular ve gerçeklerle mücadele yasası'

Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi'nden yapılan açıklamada TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan dezenformasyonla mücadele yasa tasarısının, bir sansür yasası olduğu ifade edilerek, "Bu gerçekte gazetecilikle mücadele ve savaş yasasıdır. İktidar, Cumhuriyet tarihinin en ağır sansürünü yalnızca gazetecilere değil, halkın tamamına dayatmaktadır" denildi.

Haber Giriş Tarihi: 07.10.2022 20:28
Haber Güncellenme Tarihi: 07.10.2022 20:51
https://www.bursaport.com
'Bunun adı dezenformasyonla değil, doğrular ve gerçeklerle mücadele yasası'

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmelerine başlanan dezenformasyonla mücadele yasa tasarısına ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, bunun bir sansür yasası olduğu ifade edilerek, "Bu gerçekte gazetecilikle mücadele ve savaş yasasıdır. İktidar, Cumhuriyet tarihinin en ağır sansürünü yalnızca gazetecilere değil, halkın tamamına dayatmaktadır" denildi.

Yasanın gazetecilere talep ettikleri hakların verildiği güzellemesinden öte, tek sesli bir toplum yaratmak, korku iklimini canlı tutmak, sansürü ve otosansürü ağırlaştırmak amacı taşıdığına işaret edilen açıklamada, "Bu düzenleme hangi kılıfa uydurulursa uydurulsun, iktidar yandaşı hangi dernek, kişi ve örgütlerce savunulursa savunulsun, dezenformasyonla değil, doğrularla ve gerçeklerle mücadele yasasıdır. Yasa bu haliyle geçerse ülkemizde basın, ifade ve haberleşme özgürlüğü kalmayacak" ifadelerine yer verildi.

Yasa tasarısında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" gibi bir yeni suç tanımı yapıldığına dikkat çekilen ÇGD açıklaması şöyle:

"Muğlak ve ucu açık ifadelerle hangi savcının hangi yanlış bilgiyi yayanlarla ilgili harekete geçeceği bilinemeyecek. Sosyal medyada eleştirel paylaşımlar, 'dezenformasyon' olarak suçlanabilecek.

Yalan haberi yapanın yanı sıra yayan ifadesi getirilerek demokrasiyi ve ifade özgürlüğü ilkesini temelinden sarsıp çökertecek pek çok uygulamayla karşı karşıya kalınacak.

Yerel gazetelerin ana yaşam kaynağı olan resmi ilan gelirlerinin yüzde 75 oranında azalması söz konusu olacak. Yerel gazeteler bu darbeyi aldığı takdirde çalışan yaklaşık 8 bin meslektaşımız için işsiz kalma tehlikesi doğacak.

İnternet siteleri Basın İlan Kurumu havuzuna dahil edilirken, yeni kaynak yaratılmadığı için, ilan pastasından alınan pay iyice küçülecek.

İktidarlar tarafından tehlikeli görünen sosyal medya paylaşımları ağır cezaya maruz kalacak.

Kapalı anlık mesajlaşma uygulamaları, görüşmelere ilişkin bilgileri BTK’ya verecek.

Yasa ile belli şartlarda internet basınına yönelik ağır yaptırımlar da getiriliyor.

Teslim ve muhafaza yükümlülüğünü yerine getirmeyen internet sitesine, 1 milyar liraya kadar ceza verilebilecek. 'Haber sitesi' vasfını yitirenler internet sitelerinde çalışan gazetecilerin kişisel hakkı olan basın kartı da ellerinden alınacak.

Gazetecilerin basın kartı taşımasının hiçbir anlamı kalmayacak, dernek ve vakıf yöneticilerinin, pek çok kamu çalışanının basın kartı almasının önü açılacak.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sosyal medya ve WhatsApp gibi haberleşme programlarını çok sıkı denetim ve ceza tehdidi altına alacak.

Kullanım bilgilerini vermek ya da suç işlediği öne sürülen hesaplarla ilgili işlem yapmak gibi ağır yükümlülükleri kabul etmeyen sosyal medya şirketlerine 30 milyon TL ceza ve kapatmayla eş anlamlı sayılabilecek düzeyde yüzde 95 bant daraltması cezaları söz konusu olacak."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.