'Türkiye kadınların yaşam kalitesinde 114. sırada'
'Türkiye kadınların yaşam kalitesinde 114. sırada'
İYİ Parti Bursa Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Hüsniye Pıtırlı, Türkiye'nin, Kadınlar için Yaşam Kalitesi Sıralamasında, 167 ülke içinde 114. sırada olduğunu söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 25.11.2020 16:17
Haber Güncellenme Tarihi: 25.11.2020 16:17
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
İYİ Parti Bursa Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Hüsniye Pıtırlı, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Türkiye'nin, Kadınlar için Yaşam Kalitesi Sıralamasında, 167 ülke içinde 114. Sırada olduğunu vurgulayan Pıtırlı, "Ülkemizde yaşanan sosyal ve ekonomik sorunların giderek katlanması, zaten var olan kadın mağduriyetlerinde patlamaya yol açıyor" dedi. Pıtırlı'nın açıklaması şöyle:
Yıllar önce Dominik Cumhuriyeti'nde meydana gelen bir olayın dünyada ses getirdiğini aktaran Pıtırlı, "Dominik Cumhuriyeti'nde yaşayan ve Mirabal Kardeşler adıyla bilinen üç kız kardeş, ülkeyi diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo'ya karşıtlığıyla biliniyordu. Bir gün diktatör Trujillo, "Ülkede iki tehlike var, Kilise ve Mirabal Kardeşler" şeklinde bir açıklama yaptı. Trujillo'nun açıklamasından günler sonra Mirabal Kardeşler, tecavüz edilerek vahşice öldürüldüler. Bunun üzerine, BM Genel Kurulu 1999 yılında 25 Kasım gününü 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü' olarak ilan etti." dedi.
"2019 yılında 474 kadın öldürüldü"
Pıtırlı, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"O günden beri tüm dünyada ve Türkiye'de, 25 Kasım kadınların sesini daha da gür duyurabildiği gün olmuştur. Türkiye'de ise bizleri yönetenlerin iddia ettiklerinin aksine kadına karşı şiddet hız kesmediği gibi artarak devam ediyor. Kadına şiddet haberleri, ana haber bültenlerinin bir parçası oldu adeta. Gün geçmiyor ki, kadın cinayeti haberleri ekranlara gelmesin! Maalesef insanlık dışı bu davranış pek çok şekilde gerçekleşiyor. Fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, sözlü şiddet, psikolojik şiddet ve cinsel şiddet bunlardan bazıları.
Aynı zamanda, aile içi şiddete maruz kalan çocuklarda şiddetin izleri bir ömür boyu sürebiliyor. Gerek okul hayatında, gerekse ileride kuracağı aile düzeninde temelden yaralar açıyor. Bu da kuşaklar boyunca devam eden ve toplumsal hayata iz bırakan olumsuzluklara sebep oluyor."
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun (KCDP) hazırladığı rapora göre, 2019 yılında 474 kadının, 2018 yılında da 440 kadın öldürülmüş olduğunu söyleyen Pıtırlı, "2019 Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi araştırmasına göre kadınlar için yaşam kalitesinin en yüksek olduğu ülke Norveç olurken, 167 ülkeden gelen verilerin baz alındığı araştırmada Türkiye 114. sırada yer aldı." diye konuştu.
"Şiddet politikalarla ve yasalarla meşrulaştırılıyor"
Ülkede yaşanan sosyal ve ekonomik sıkıntılarının ilk mağdurlarının kadınlar olduğunu belirten Pıtırlı, "Kadınlar öldürülüyor, tecavüze uğruyor, şiddete uğruyor, işkenceye maruz kalıyor. Her gün bir kadın cinayeti ve kadın istismarı haberi manşetlerden inmiyor. Zanlılar yakalanıyor, yetersiz olan, caydırıcı olmayan cezalar yüzünden tekrar serbest kalıyor. Şiddet, dinsel - geleneksel önyargılarla, cinsiyet ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor." ifadelerini kullandı.
Cezaların yetersiz ve hatta indirime uğradağını kaydeden Pıtırlı, "Davalarda sanıkların takım elbise giymeleri, dava esnasında efendi durmaları iyi hal indirimine neden olmaktadır. Oysa ki öldürülen ya da şiddet uğrayan kadınların ise giydikleri elbiselerin rengi, makyaj yapmaları, evlerine bir saat geç gelmeleri, cep telefonuyla sıkça konuşması gibi nedenler tahrik sayılarak büyük ceza indirimleri uygulanmaktadır. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hakkedip hakketmediği tartışılıyor; kurbanlar suçlanıyor, suçlular "mağdur" ilan ediliyor." dedi.
Pıtırlı, "Kadına yönelik şiddetin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, öncelikle devletin ve siyasal iktidarların ilgili tüm kurumlarıyla sorumluluk üstlenmesi, ilgili tüm sivil ve resmi kuruluşlarla işbirliği yaparak, yaşamsal öneme sahip bu sorunun ortadan kaldırılması için gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
'Türkiye kadınların yaşam kalitesinde 114. sırada'
İYİ Parti Bursa Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Hüsniye Pıtırlı, Türkiye'nin, Kadınlar için Yaşam Kalitesi Sıralamasında, 167 ülke içinde 114. sırada olduğunu söyledi.
İYİ Parti Bursa Kadın Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Hüsniye Pıtırlı, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Türkiye'nin, Kadınlar için Yaşam Kalitesi Sıralamasında, 167 ülke içinde 114. Sırada olduğunu vurgulayan Pıtırlı, "Ülkemizde yaşanan sosyal ve ekonomik sorunların giderek katlanması, zaten var olan kadın mağduriyetlerinde patlamaya yol açıyor" dedi. Pıtırlı'nın açıklaması şöyle:
Yıllar önce Dominik Cumhuriyeti'nde meydana gelen bir olayın dünyada ses getirdiğini aktaran Pıtırlı, "Dominik Cumhuriyeti'nde yaşayan ve Mirabal Kardeşler adıyla bilinen üç kız kardeş, ülkeyi diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo'ya karşıtlığıyla biliniyordu. Bir gün diktatör Trujillo, "Ülkede iki tehlike var, Kilise ve Mirabal Kardeşler" şeklinde bir açıklama yaptı. Trujillo'nun açıklamasından günler sonra Mirabal Kardeşler, tecavüz edilerek vahşice öldürüldüler. Bunun üzerine, BM Genel Kurulu 1999 yılında 25 Kasım gününü 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü' olarak ilan etti." dedi.
"2019 yılında 474 kadın öldürüldü"
Pıtırlı, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"O günden beri tüm dünyada ve Türkiye'de, 25 Kasım kadınların sesini daha da gür duyurabildiği gün olmuştur. Türkiye'de ise bizleri yönetenlerin iddia ettiklerinin aksine kadına karşı şiddet hız kesmediği gibi artarak devam ediyor. Kadına şiddet haberleri, ana haber bültenlerinin bir parçası oldu adeta. Gün geçmiyor ki, kadın cinayeti haberleri ekranlara gelmesin! Maalesef insanlık dışı bu davranış pek çok şekilde gerçekleşiyor. Fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, sözlü şiddet, psikolojik şiddet ve cinsel şiddet bunlardan bazıları.
Aynı zamanda, aile içi şiddete maruz kalan çocuklarda şiddetin izleri bir ömür boyu sürebiliyor. Gerek okul hayatında, gerekse ileride kuracağı aile düzeninde temelden yaralar açıyor. Bu da kuşaklar boyunca devam eden ve toplumsal hayata iz bırakan olumsuzluklara sebep oluyor."
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun (KCDP) hazırladığı rapora göre, 2019 yılında 474 kadının, 2018 yılında da 440 kadın öldürülmüş olduğunu söyleyen Pıtırlı, "2019 Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi araştırmasına göre kadınlar için yaşam kalitesinin en yüksek olduğu ülke Norveç olurken, 167 ülkeden gelen verilerin baz alındığı araştırmada Türkiye 114. sırada yer aldı." diye konuştu.
"Şiddet politikalarla ve yasalarla meşrulaştırılıyor"
Ülkede yaşanan sosyal ve ekonomik sıkıntılarının ilk mağdurlarının kadınlar olduğunu belirten Pıtırlı, "Kadınlar öldürülüyor, tecavüze uğruyor, şiddete uğruyor, işkenceye maruz kalıyor. Her gün bir kadın cinayeti ve kadın istismarı haberi manşetlerden inmiyor. Zanlılar yakalanıyor, yetersiz olan, caydırıcı olmayan cezalar yüzünden tekrar serbest kalıyor. Şiddet, dinsel - geleneksel önyargılarla, cinsiyet ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor." ifadelerini kullandı.
Cezaların yetersiz ve hatta indirime uğradağını kaydeden Pıtırlı, "Davalarda sanıkların takım elbise giymeleri, dava esnasında efendi durmaları iyi hal indirimine neden olmaktadır. Oysa ki öldürülen ya da şiddet uğrayan kadınların ise giydikleri elbiselerin rengi, makyaj yapmaları, evlerine bir saat geç gelmeleri, cep telefonuyla sıkça konuşması gibi nedenler tahrik sayılarak büyük ceza indirimleri uygulanmaktadır. Fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hakkedip hakketmediği tartışılıyor; kurbanlar suçlanıyor, suçlular "mağdur" ilan ediliyor." dedi.
Pıtırlı, "Kadına yönelik şiddetin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, öncelikle devletin ve siyasal iktidarların ilgili tüm kurumlarıyla sorumluluk üstlenmesi, ilgili tüm sivil ve resmi kuruluşlarla işbirliği yaparak, yaşamsal öneme sahip bu sorunun ortadan kaldırılması için gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
En Çok Okunan Haberler