SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bursa'da kadınlar şiddete, krize, yoksulluğa karşı yürüdü

Bursa Kadın Platformu öncülüğünde Bursa'da kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde şiddete, krize, yoksulluğa karşı alanlardaydı.
Haber Giriş Tarihi: 09.03.2022 00:23
Haber Güncellenme Tarihi: 09.03.2022 00:58
https://www.bursaport.com
kapak resmi

8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında yaklaşık 40 bin kadın işçinin daha iyi koşullarda çalışmak için grev başlattılar. Fabrika içerisine kilitlenmiş vaziyetteyken çıkan yangın ile haklarını arayan 120 kadın işçi can verdi. 1857'deki ateşle kadınlar, her 8 Mart'ta haklarını aramak için meydanları dolduruyor. Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak mücadeleyi büyüten kadınlar, Bursa'da da alanlardaydı. 

Bursa Kadın Platformu öncülüğünde Fomara Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar, yağmura ve soğuk havaya rağmen Kent Meydanı'na yürüdü. Savaşa ve erkek/devlet şiddetine karşı çıkan kadınlar, "Asla yalnız yürümeyeceksin", "Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa", "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları attı. İzmir'de HDP İl binasında katledilen Deniz Poyraz, iki ay önce Bursa'da ayrıldığı erkek tarafından katledilen Yasemin Ulutaş ve katledilen kadınlar anıldı. 

Güvenlik güçlerinin önlemleriyle yürüyüşünü tamamlayan kadınlar, Kent Meydanı'na koşarak girdi. Koza Kadın, Emep, Bursa Alevi Kadın Platformu, Halkevci Kadınlar, Özgür Renkler Derneği, Batis, Kent Konseyi, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi, Eğitim-Sen, Kadın Savunması örgütlerinden kadınlar, basın metnini okudu. 

"ZAMLARLA HAYATIMIZ KABUSA DÖNDÜ"

"Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınlar ağır çalışma koşullarına, baskıya, mobbinge, işsizlikle tehdit edilmeye, tacize, şiddete boyun eğmeye mecbur bırakılıyor, her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz. İndirimleri kovalayan, marketlerde en ucuzu arayan, pazara karanlık çökünce çıkan, dinlenmek nedir bilmeyen bizleriz. Ekonomik kriz kadınların omuzlarındaki yükü 2 kat daha arttırıyor.

"İktidar yılbaşından itibaren yaptığı elektrik, doğalgaz zamlarıyla hayatımızı kâbusa çevirdi. Faturalar artık herkesin belini büküyor, omuzlarımıza bir ton yük bindiriyor. 

"2022 YILINDA EN AZ 64 KADIN KATLEDİLDİ"

"Ülkemizde günde ortalama 3 kadın öldürülüyor. Gülistan Doku 794 gündür kayıp ve iktidar baş şüphelisi Zaynal Abakarov'u hala yargılamıyor. Bizler katledilmek ve kaybedilmek istemiyoruz. Kadın cinayetlerinde uygulanan cezasızlık halleri erkeği daha da teşvik eder hale geldi. 2022 yılında erkekler en az 64 kadını katletti. Bursa’da Yasemin Ulutaş, sokak ortasında boşandığı erkek tarafından öldürüldü. İstanbul Sözleşmesinden çıkan iktidar, kadın cinayetlerinin asıl sorumlusudur.

Kadın örgütlerini taraflı olmakla suçlayarak “cibilliyetsiz” diye hakaret eden 12.Cumhurbaşkanına sesleniyoruz; biz senin aksine hayatımızı savunuyoruz! Savunmayan iktidar ve yandaşlarını da teşhir etmeye devam ediyoruz! Erkek/devlet bizlerin ölümlerini seyrediyor. Gerçek adalet sağlanıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz! Kadın cinayetleri politiktir, İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz!

"TRANS CİNAYETLERİ POLİTİKTİR"

"LGBTİ+’lara yönelik saldırılar giderek artıyor, nefret söylemleri normalleştirilmeye çalışılıyor. Homofobiye, transfobiye, ekonomik şiddete maruz bırakılan LGBTİ+’lar yoksullukla sınanıyor ve Zirve Soylu gibi intihara sürükleniyor. Her yıl onur yürüyüşleri yasaklanıyor ve LGBTİ+’lara yönelen devlet şiddeti bir kez daha karşımıza çıkıyor. Erkek egemen düzenin, cinsiyet kalıplarıyla barışmayacağımızı bir kez daha söylüyoruz! Trans cinayetleri politiktir!

"Sedef Kabaş gazetecilik yaptığı için hukuksuz bir şekilde tutsak edildi. İşini özgürce yapamayan her kadın için mücadelemizi büyütüyor, dayanışma gösteriyoruz. Adli Tıp Kurumu tarafından cezaevinde kalabilir raporuyla hasta tutuklular hala hapishanelerde kalıyor ve sağlıkları daha da kötüye gidiyor. Birçok hastalığı bulunan Aysel Tuğluk nezdinde tüm hasta tutsaklar için özgürlük istiyoruz ve alacağız!

"BARIŞ HEMEN ŞİMDİ"

"Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı savaş yeni yıkımlar ve ölümler getiriyor.  Emperyalist ülkelerin akıl almaz erkek egemen politikaları halkların huzur içinde yaşamasına düşman. Biz kadınlar NATO’yu da Rusya’nın savaş politikasını da reddediyoruz! Savaş yıkım ve ölüm demektir! Savaş göç demektir, yoksulluk, yoksunluk demektir. Savaş sırasında çocukların sorumluluğunu, yaşamın ağır yükünü kadınlar taşımak zorunda kalır. Savaşların olmadığı bir dünyada 8 Mart eşit ve adaletli paylaşım demektir. “Savaş istemiyoruz” diye haykırıyor ve Barış hemen şimdi diyoruz!"

GALERİYİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar