SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyasi Baskı

Bursaport.com - Siyasi Baskı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasi Baskı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti’den Ömer Çelik’e: “Osman Arıkan Nacar’la Bodrum’da tatil yaptınız mı?” Haber

YENİ Parti’den Ömer Çelik’e: “Osman Arıkan Nacar’la Bodrum’da tatil yaptınız mı?”

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın fon krizinde yaşadığı sıkışmışlık nedeniyle belediyelere operasyon yaptığını ileri sürerek, "Bugün buna ses çıkarmayanlar, şunda yanılıyor: Bu, YENİ Parti olarak sadece bizim problemimiz değil. Bu Türkiye'nin götürülmek istediği yerle alakalı bir durum. 86 milyonun ortak problemidir. Ve bu anlayışa karşı tüm siyasetçilerin ortak hareket etmesi gerekir” dedi. YENİ Parti MYK, parti genel merkezinde Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Parti Sözcüsü Zeynel Emre, toplantı devam ederken toplantının gündemine ilişkin düzenlediği basın toplantısında, şunları kaydetti: "Uzunca bir süredir halkla kavga eden, milli iradeyi tanımayan bir iktidarla karşı karşıyayız. İktidar sürekli milli iradeye yönelik kumpas planlarken biz sahada yurttaşlarımızla buluşmaya devam ediyoruz. Genel Başkanımız geçtiğimiz hafta Artvin ve Rize'de vatandaşımızla buluştu. Vatandaşın nasıl iktidardan bıktığına, kurtulmak istediğine yerinde şahitlik ettik. Üvey evlat muamelesi yapıldığının Artvinliler farkında ve YENİ Parti’yi de bir umut olarak, bir çıkış yolu olarak gördüğünü söyleyebiliriz. “FON SAKANDALINA, BELEDİYELERE OPERASYONLA KARŞILIK VERİLİYOR” Fon skandalının patlak vermesinden sonra o işin merkezinin nasıl AK Parti Genel Merkezi olduğunu ifade ettik. Amma velakin oradaki sıkışmışlıkla daha fazla belediyelere operasyon karşılığı veriliyor. Yapılan operasyonlarda elle tutulur, gözle görülür, ciddiye alınacak iddialar olduğunu görmüyorsunuz. En son Mersin'de operasyon oldu. Sabaha karşı operasyonun usulen yanlış olduğunu ifade ettik. Ancak gözaltına gidildiği, evde arama yapıldığı zaman yakadaki kolluk görevlisinin kamerası, olası kötü muamele iddiası karşısında ispat aracı olarak oradadır. Orada çekilen görüntüler mahrem görüntülerdir. Hiçbir yere servis edilemez. Bu kaçıncıdır o görüntülerden servis yapılıyor. En son Mersin’de bir belediye başkanımızın evine gidildiğinde hanımefendi geceliğiyle kapıyı açıyor ve o görüntüyü servis ediyorsunuz. Bu çıkınca İçişleri Bakanlığı, el altından haber yaydı ‘Bizimle alakası yok’ diye. Soruşturma makamlarına işaret ediyor. Bu, ele geçirdiğiniz iktidar gücünü kötüye kullanmanın, içeride çeteleşmenin işaretidir. Bu ve benzer uygulamalar bir değil, iki değil, üç değil, beş değil. Soruşturma dosyalarında aynı zorlama gizli tanıklar, ‘iftira at dışarı çık’lar, önceden kurgulanmış işler... Bugün buna ses çıkarmayanlar, şunda yanılıyor: Bu YENİ Parti olarak sadece bizim problemimiz değil. Bu Türkiye'nin götürülmek istediği yerle alakalı bir durum. 86 milyonun ortak problemidir. Ve bu anlayışa karşı tüm siyasetçilerin ortak hareket etmesi gerekir. ATAŞEHİR BELEDİYESİ Tayyip Bey 2019 yılından itibaren İstanbul'u kaybetmenin acısını hala atlatamadı. 2019-2024 dönemi belediyelerin mobbinge uğradığı, sürekli müfettiş denetimi altında olduğu, İBB'de müfettişlere sürekli oda tahsis edildiği, incelenmedik dosya kalmadığı bir süreci yaşadık. Ancak vatandaş 31 Mart 2024’te almış olduğu hizmetlerden memnuniyet duydu. İlçe belediye sayımızı 14’ten 26’ya çıkardı. Büyükşehiri 10 puan farkla tekrar bize verdi. İktidar milletle kavga etmeye, milli iradeyi tanımamaya devam ediyor. Halkın oyuyla alamadığı İBB'yi, ayak oyunlarıyla alma çalışması içerisinde. Ataşehir Belediyesi'ne yapılan operasyonla altı meclis üyesi transfer edildi. Her yerde ‘Belediye bize geçiyor’ diye kutlamaya başladılar. Çünkü biliyorlar ki peşine bir kumpas operasyonu daha, belediye başkan vekili de gözaltına alınacak ve yerine seçim olacak. Bugün 2,2 milyar TL yolsuzluk yaptığını açıkladığımız genel başkan yardımcıları, İBB'den 85 bin dolar burs alarak okumuştu. Şimdi İBB'de biz 100 bin evladımıza burs veriyoruz. Öyle bir kişiye, bir zümreye özel büyük miktarda ödemeler yok. “SİZİN ARPALIĞA ÇEVİRDİĞİNİZ YERLERİ, BİZ MİLLET YARARINA GÜLİSTANA ÇEVİRDİK” Geçtiğimiz hafta yine başka bir genel başkan yardımcısının oğlunun mal varlığına el konulup bir saat içerisinde o kararın kaldırıldığını, bunun hukukta örneğinin olmadığını, ortak olduğu iddia edilen kişiyle birlikte 9 milyonun üzerinde alım gerçekleştirdiğini, bunlarla ilgili hakkaniyetli bir işlem yapılması gerektiğini söyledik. Bir cevap geldi mi? Yok. Sadece Sayın Yazıcı’nın ‘Oğlumun arkasındayım’ şeklinde açıklaması oldu. Biz de milletin yanındayız. Biz bu vurgundan kayıp yaşayan 2 milyon insanımızın yanındayız. Biz biliyoruz ki bu vurgunun merkezi AK Parti Genel Merkezi’dir. Ne kadar Tayyip Erdoğan'ın yakınında kişi varsa hepsi bu işin içine bulaşmış. Buna karşı Sayın Erdoğan, Şanlıurfa'da bir etkinliğe katılıyor. Bizim belediyelere diyor ki ‘Bunlar belediyeyi arpalığa çevirdi.’ Onun doğrusu şu: Sizin arpalığa çevirdiğiniz yerleri, biz millet yararına gülistana çevirdik. Bu kavga, bu savaş onun kavgası. “TÜRKİYE YÜZYILI’NDAN ANLADIKLARI VATANDAŞI SOYMAK” Ertan Aydın da AK Parti'de milletvekilliği yapmış bir isim. Türkiye Yüzyılı fikrinin mimarı. Türkiye Yüzyılı’ndan anladıklarının vatandaşı soymak, kendilerinin cebini doldurmak olduğunu görmüş oluyoruz. Çeyrek asırlık AK Parti iktidarı, halkını soyarak çöküyor. Belediyelere el koyması, kendi hırsızlarını aklamaya çalışması boş çabalardır. O sandık elbet gelecek. Millet bunun hesabını sizden soracak. MEHMET PEHLİVAN’IN NAKLİ Savunma hakkı en kutsal haklardan biridir. Bugün İnsan Hakları Evren Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasamızın 36’ıncı maddesi bu hakkın önemine işaret eder. Avukat Mehmet Pehlivan, Sayın İmamoğlu'nun avukatı olduğu için tutuklandı. Dosyasını bilen, gören, okuyan gördü ki elle tutulur bir şey yok. Mehmet Pehlivan ne yaptı? Teröristlik mi yaptı? Sizin fonlarınızla milleti mi soydu? Sadece işini yaptığı için tutuklandı. Siz keyfi şekilde gece yarısı alıyorsunuz, Çorlu'dan Kandıra'ya gönderiyorsunuz. İdarenin takdir yetkisi, keyfiliği taşımaz, keyfilik içermez. Bir idari işlemde, bir kamu yararı lazım. Kamunun parasını harcıyorsunuz. Her nakil işlemi bir paradır. Yargılandığı mahkemeden çok uzak bir yere götürüyorsunuz. Hem de yargılamalar hftada üç-dört gün devam ederken. Niye? Amaç eziyet etmek. “TBMM’DEN GEÇEMEYEN BİR ULUSLARARASI ANLAŞMA YÜRÜRLÜKTE OLAMAZ” TBMM’den geçmeyen bir uluslararası anlaşma yürürlükte olamaz. Mekke Anlaşması olarak bilinen, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşma nedir, nerede var; bilmiyoruz. Ama bu anlaşma dayanak gösterilerek bir alt komite toplandığı duyurusu oldu. Bu anlaşmanın eğer gizli anlaşma değilse maddeler halinde nerede alt komisyon kurulacağını, kaç kişi olacağını, neyi kapsayacağını, çalışma takvimini açıklamanız lazım. Ama her şeyden önce, en önemlisi bunun yürürlüğe girmesi için TBMM’den Anayasamızın 90’ıncı maddesi gereği geçip Resmi Gazete'de yayınlanması lazım. Bunu kafanıza göre gizli kapaklı yapamazsınız. Yürürlüğe girmiş gibi faaliyetlerde bulunamazsınız. Bu başka bir Anayasal suçtur. Kaldı ki bu anlaşmanın Türkiye açısından yararı tartışmalıdır. Meclis’te detaylı konuşulması gerekir. Orta Doğu'nun böylesine ateş çemberi olduğu bir dönemde, Suudi Arabistan'ın sıcak çatışmalar yaşadığı bir dönemde NATO benzeri bir paktın altına imza atıldığı söyleniyor. Böyle anlaşmalar barış döneminde caydırıcılık maksatlı yapılır. Savaşın ortasında, savaşan ülkelerle bu tür anlaşmalar yapılmaz. Bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ifade edelim. AYM ÖNÜNDE YAPILACAK AÇIKLAMAYA DAVET Erişim engeli konusunda partimizin Anayasa Mahkemesi'ne yapmış olduğu başvuru vardı. O başvuruya istinaden çarşamba 12.00’de önünde geniş katılım basın açıklaması yapacağız. STK'ların, diğer siyasi partilerin katıldığı, hesabı kapatılanların, ilgili derneklerin davetli olduğu, yurttaşlarımızla birlikte basın açıklaması yapacağız. ÖMER ÇELİK’E SORDU Bugün bir gazetede haberi çıktı, eski bir bürokratın 20 milyar TL çekip yurt dışında kaçtığı haberi. Kim bu? Daha önce AK Parti’den iki kere milletvekili adaylığı yapmış Osman Arıkan Nacar. Ortağı bu soruşturmadan tutuklu. E-DATA teknoloji firmasının üç büyük ortağından biri. Mevcut iktidar döneminde durmadan yükselmiş, müsteşar yardımcılığı yapmış, yetmemiş ailesinden önemli görevlere getirilmiş, mesela bir ağabeyi Adana'da İl Sağlık Müdürlüğü olarak atanmış. İktidarla iç içe bir isim. Ben buradan Sayın Ömer Çelik'e soruyorum: Siz bu kişiyle birlikte çok kısa bir süre önce Bodrum'da tatil yaptınız mı, yapmadınız mı? Ankara'ya birlikte döndünüz mü? Bu kişiyle ilişkiniz ne boyuttadır? Yaptığı bu işle ilgili ne söyleyeceksiniz? Bir insan tatilini en yakın arkadaşıyla geçirir. Madem bu sizin bu kadar yakın arkadaşınız. 20 milyar TL'lik bir vurgundan bahsediliyor ve parayla birlikte yurt dışında olduğu. Sayın Çelik'ten bu soruların cevabını bekliyoruz. Asla bu işin ucu nereye giderse gitsin bırakmayacağız. Üzerinde çalışıyoruz. Bu hafta yine ilgili kurmaylarla birlikte bir toplantı daha gerçekleştireceğiz. Ve emin olduğumuz bilgileri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.” İTTİFAK SORUSU Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Emre, “Özgür Özel’in Türkiye İttifakı kapsamında Zafer Partisi ve İYİ Parti ile görüştüğü iddia ediliyor. Böyle bir görüşme var mı” sorusuna şu yanıtı verdi: “Şu an planlanmış bir görüşme takvimi yok. Türkiye için, demokrasi için, Cumhuriyet için insanların bir araya gelmesi lazım. Farklılıklarını bir kenara bırakıp güç birliği yapması lazım. Çünkü içinde yaşadığımız bulunduğumuz durum bir demokrasi krizi. Bir siyasi partinin bireysel olarak ele alacağı bir mesele değil. İttifak siyasetini mevcut Anayasa ortaya çıkardı. Biz Anayasa değişikliğinin doğru olmayacağını söyledik. Zaman bizi haklı çıkardı. Ancak mevcut Anayasa yürürlükte olduğu sürece ittifak siyaseti devam edecektir. Zaman zaman görüşmeler oluyor. Ama henüz seçimle ilgili, daha seçim takvimi yok, bir şey yok. Temel amacımız; partimizin oyunu, bugün yüzde 30’lar seviyesindeyse hedef koyduk, yüzde 60’a kadar nasıl çıkartırız diye çalışalım, kendi adayımız yüzde 50+1’i nasıl alır diye çalışalım. Ama günün koşullarında seçim takvimi geldiğinde, o günkü koşullarda değerlendirmede bulunur bu konularla ilgili. Ama bugünden olmaz.” SERKAN BAYRAM’IN AÇIKLAMALARI Emre, AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’ın partisine yönelik eleştirileri ardından özür dilemesi ve hellalik istemesini şöyle değerlendirdi: “İstanbul'da AK Parti'nin İBB meclis üyesi ve Üsküdar meclis üyesi, yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekip partisinden ayrılmıştı. Adamı cezaevine attılar, yeni çıktı. Dolayısıyla vicdanlara seslenen konuşmalar yapan arkadaşlar oluyor. Serkan Bey’i de gayet iyi tanıyoruz Meclis’ten. Yaptığı açıklamalar doğruydu, bir tanesinde eksik yok. Vicdan sahibi insanlar bunları dile getiriyorlar. Eminim üzerine çok gitmişlerdir Serkan Bey'in. O da böyle bir açıklama yapmak durumunda kalmıştır. Ama sonuçta bu durumlarda sessiz kalmak suça ortak olmaktır. ‘Haklısınız ama ben konuşamıyorum.’ Bunun bizim açımızdan bir geçerliliği yok. Son dönemde yaşananlar bizatihi siyasete, sandıkla milli iradenin değişme ihtimaline karşı yapılan saldırılardır. Bu bir kişinin, bir partinin işi değil.” CEMİL TUGAY’IN AK PARTİ’YE GEÇECEĞİ İDDİASI Emre, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 7 Ekim’de AK Parti’ye katılacağı iddialarının sorulması üzerine ise şöyle konuştu: “Geçebilir. Biz de sizden duyuyoruz. Genel Başkanımız ile bizlerle bir iletişimi yok. Katılacağına yönelik bilgiler geliyor. Geçebilir. Biz 413 belediyeyi kazandığımız günden itibaren belediyelere yönelik yargısal operasyon, siyasi baskı var, meclis üyelikleri de dahil. ‘Gel, bize geç, her türlü soruşturmadan muaf ol.’ Varsa bir açığı, oradan bir yerden yakalayıp götürüyorlar. Olan biten bu. Şu hayatın olağan akışına aykırıdır: Bir parti düşünün. Yüzde 50’lere kadar çıkmış iktidar partisi. Bugün 30’ların altına inmiş. Birçok yolsuzluğa bulaşmış, soyguna bulaşmış, halk tarafından desteği düşmüş. Artık batan gemiye niye biner birisi? Bunca zaman siz yüzde 52’yken muhalif olmuşsunuz. Karşısında siyaset yapmışsınız. Şimdi yanına gidiyorsunuz. Millet de bunu nasıl alıyor? ‘Demek bir şeyi var ki buldu, gitti’ diye alıyor. Bu bir ideolojik farklılıktan ötürü mü kaynaklanıyor? Bırakın Allah aşkına. Mümkün değil. Kime sorsanız bunu bilir. Giden kitleyi götürebiliyor mu? Kendine oy veren insanların tercihi değiştirebiliyor mu? Hiçbir etkisi olmuyor.”

Nihat Yeşiltaş: “Bütün demokratları demokrasi cephesine davet ediyoruz” Haber

Nihat Yeşiltaş: “Bütün demokratları demokrasi cephesine davet ediyoruz”

BURSAPORT / ÖZEL Bursaport Gündem Siyaset programında gazeteciler Zafer Opsar ve Esat Kaplan’ın konuğu olan Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, partisinin kongre süreci ve Bursa’daki siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. 24 Temmuz’da kurulan Yeni Parti’nin Bursa’daki çalışmaları, CHP’den partiye katılımlar, 18 Ekim’de yapılacak il başkanlığı seçimi ve Türkiye’nin demokrasi gündemi programda ele alındı. “Belediye başkanlarımız kendi istekleriyle partiye katıldı” CHP’den Yeni Parti’ye katılan belediye başkanları ve belediye meclis üyelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeşiltaş, katılımların gönüllülük esasına dayandığını söyledi. Yeşiltaş, şöyle konuştu: “CHP'den istifa eden belediye başkanları yeni partiye üye oldu. Mustafa (Bozbey) başkanın yüreği gönlü bizimle beraber. Biz hiçbir belediye başkanımızı hiçbir Belediye Meclis üyemizi zorlamadık. Hepsi kendi istekleriyle gelip partiye katıldılar. Türkiye'nin geldiği noktayı çok iyi tahlil eden, yaşanan bütün baskılara, zulme karşı herkesin kendi kararıyla, Türkiye'ye umut olan genel başkanımız Sayın Özgür Özel ve ekibiyle birlikte Türkiye'nin geleceğine dair bir arada olma anlayışı gerçekleşiyor. Herkes gönüllü bir şekilde 'bu mücadelenin içinde ben de varım', 'bu mücadeleyi ancak biz genel başkanımız Özgür Özel ile beraber aşarız, aynı zamanda Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte biz bunu aşarız' insanların inancı bu. Bütün arkadaşlarımızın da görüşü bu yönde.” Yeni Parti’de kongre süreci Programda Yeni Parti’nin kongre takvimi hakkında da bilgi veren Yeşiltaş, ilk kongrelerin belirleneceğini ve 18 Ekim’de il başkanlığı seçiminin yapılacağını açıkladı. Yeşiltaş, “18 Ekim'de il başkanlığı seçimi var. Üye ile yapılan seçim bizim için kıymetli olan" dedi. Yeşiltsş, başka adayların olup olmadığını sorusunu, "Demokratik bir yarış. Herkesin tercihi. Şu ana kadar bana herhangi bir başka adayın çıktığına yönelik bir duyum gelmedi" dedi. İl yönetiminin 36'ya yükseldiğini söyleyen Nihat Yeşiltaş, yönetimde daha çok vakit ayıracak, aktif görev alacak kişilerin olmasının önemli olduğunu belirtti. “Meslek odalarından, işçiden, esnaftan temsil olacak” diyen Yeşiltaş, farklı meslek ve toplumsal kesimlerden temsilcilerin yönetimde yer almasını hedeflediklerini belirtti. Adayların üye bilgilerine erişimi tartışıldı Programda kongre sürecinde adayların üye bilgilerine ulaşması konusu da gündeme geldi. Yeşiltaş, adayların dilekçe yoluyla başvuru yaparak üye bilgilerini talep edebildiğini söyledi. “Güçlü bir demokrasiyi hayata geçirmek zorundayız” Programda Türkiye’de hukuk ve demokrasiye ilişkin gelişmeler de değerlendirildi. Yeşiltaş, Üsküdar’da dört belediye meclis üyesinin tutuklanması üzerinden seçilmişlerin iradesi ve siyasi baskı tartışmalarına dikkat çekti. Yeşiltaş, şu ifadeleri kullandı: “İnsanların hukuka olan güveni kalmıyor. En son Üsküdar'da hepimiz gördük. 4 Belediye Meclis üyesinin tutuklanması... Kimisinin belirli vaatler ile veya belirli baskılarla ters yönde oy kullandırmaları... Güçlü bir demokrasiyi hayata geçirmek zorundayız. Ülkede artık demokrasinin olmadığı algısı yaratılmak isteniyor.” Gazeteci Zafer Opsar ise yaşanan siyasi gelişmelerin seçmenin sandığa olan güvenini etkilediğini belirterek, Yeni Parti’nin demokrasi mücadelesi kapsamında yeni çözümler ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Opsar’ın değerlendirmesi üzerine Yeşiltaş, demokrasiye inanan tüm siyasi partilerin ve toplumsal kesimlerin ortak bir mücadele platformunda buluşması gerektiğini söyledi. “Bütün demokratları demokrasi cephesine davet ediyoruz” Yeni Parti’nin yalnızca kendi siyasi geleceği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yeşiltaş, demokrasi ve anayasal düzenin yeniden inşası için toplumsal güç birliğine ihtiyaç olduğunu belirtti. Yeşiltaş, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yeni Parti bir demokrasi cephesi. Toplumsal muhalefetin liderliğini yapan bir parti. Dolayısıyla biz bütün demokratları, hangi dünya görüşünden olursa olsun bütün demokratları çağırıyoruz. Mücadeleyi ortaklaştırmamız lazım. Cumhuriyetin kurumlarının içinin boşaltıldığı, siyasi amaçlarla kullanıldığı bir süreci yaşıyoruz. Demokrasi ve anayasal düzeni, Cumhuriyetin kazanımlarını kurtarmak, yeniden inşa etmek için toplumsal güç birliği ve demokrasi cephesini oluşturmak zorundayız.” Yeşiltaş, demokrasi mücadelesinin tüm demokratların ortak sorumluluğu olduğunu belirterek çağrısını şu sözlerle yineledi: “Bu mesele sadece Yeni Parti meselesi değil. Bu mesele aslında bir demokrasi meselesidir. Tüm demokratları, demokrasiye inanan herkesi, bu mücadele ile birlikte ülkeyi tekrar demokrasinin ve adaletin hukuku olduğu bir ülkeyi inşa etmek zorundayız.” “Partinin üye sayısı 600 bini geçti” Yeni Parti’nin örgütlenme sürecine ilişkin de bilgi veren Yeşiltaş, partinin Türkiye genelindeki üye sayısının 600 bini aştığını söyledi. Üyelerin aidatları ve destekleriyle partinin çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Yeşiltaş, siyasi yaşamında böyle bir dayanışma görmediğini ifade etti. Yeşiltaş, “30 yıldır aktif siyaset yapıyorum hayatımda böyle bir kenetlenme, böyle bir dayanışma, böyle bir birliktelik hiçbir zaman görmedim. Üyelerimizin aidatları ile, desteğiyle şu anda partiyi sürdürüyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.