SON DAKİKA
Hava Durumu

Yıllarca sürecek tahribat depremle bir dakikada ortaya çıkıyor

Bursa Su Kolektifi’nin düzenlediği “Deprem ve Tehlikeli Maddeler” panelinde, konuşmacılar, tehlikeli maddelerin onlarca yıl sürecek tahribatının depremle dakikalar içinde ortaya çıktığını anlattı. 

Haber Giriş Tarihi: 17.12.2023 19:27
Haber Güncellenme Tarihi: 17.12.2023 19:27
Kaynak: Fikir İşçisi
https://www.bursaport.com
Yıllarca sürecek tahribat depremle bir dakikada ortaya çıkıyor

PELİN AKDEMİR / BURSAPORT

Bursa Su Kolektifi, 17 Aralık Pazar günü “Deprem ve Tehlikeli Maddeler” konulu panel düzenledi. Panelde, birinci derece deprem kuşağında yer alan Bursa’da yaşanacak depremden daha büyük risk oluşturabilecek kimyasal maddelerin etkisi konuşuldu. Kolektif, gerekli önlemler alınmadığı sürece oluşacak etkilerin ne derece büyük olduğunu anlatabilmek için paneli düzenlediklerini belirtti. 

Uğur Mumcu Sahnesi’nde 12.45’te başlayan panelde, Tehlikeli Maddeler Uzmanı Candan Göz, Çevre Mühendisi Sultan Gülsün, Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz ve Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Güngör Armutlu konuşma yaptı. 

Sanayileşmenin hızıyla doğru orantılı olarak tehlikeli maddelerin kullanım ve yayılımları da hızla artıyor. Tehlikeli maddeler ister sanayi ister evsel amaçlı kullanılsın, kullanıldıkları her alanda ekolojik sistemi tahrip ediyor, canlıların genetik yapısını değiştiriyor. Ancak deprem, tehlikeli maddelerin onlarca yıl sürecek tahribatını dakikalar içinde ortaya çıkarıyor. 

Jeofizik Mühendisi Doç. Dr. Güngör Armutlu

‘BURSA PEK ÇOK AKUT VE KRONİK SAĞLIK SORUNU OLUŞMASINA NEDEN OLAN RİSKLER TAŞIYOR’ 

Bursa’nın depremselliğini anlatan Jeofizik Mühendisi Güngör Armutlu, ülke nüfusunun yüzde 70’inin her an bir deprem riski altında olduğunu söyledi. Bursa’nın deprem üreten bir tektonik kuşak bölgesinde yer aldığını aktaran Armutlu, “Marmara Bölgesi’nde yer alan birçok metropol gibi Bursa için de Marmara, İznik, Gemlik, Uluabat ve Bursa-Çalı gibi kırık sistemleri önemli bir sismik tehlike oluşturmaktadır. Bursa çevresinde yıkıcı etki yaratabilecek depremler Gemlik-Geyve Segmenti, Uluabat Fayı, Bursa Fayı’ndan beklenmelidir. Geçmişte bu fayların neden olduğu depremler Bursa yöresini etkilemişti” dedi. 

Önceleri şeftali, zeytin ya da sebze bahçesi olan yerlerin artık sanayi alanı olduğunu belirten Armutlu, “Özellikle yüksek nüfus yoğunluklu bölgelerde bulunan kimyasalların üretildiği, kullanıldığı veya depolandığı yerlerin kimyasal depolama tankları riski artıran faktörler olarak görülmeli. Petrol ürünleri depolama ve dağıtım tesisleri, azot, gübre sanayii, doğalgaz hatları ile yanma, patlama ve kimyasal çevre kirliliğine yol açma riski bulunan pek çok tesisi barındıran kentimiz, pek çok akut ve kronik sağlık sorununun oluşmasına neden olacak riskler taşımaktadır” diye konuştu.

Kumlukalan Bölgesi'nin Bursa'nın tehlikeli bölgesi olduğunu söyleyen Armutlu, "Kumlukalan bölgesi Bursa'nın en derin çukurudur. Yalova yolunda 350-400 metrelerden başlıyor, aşağıya doğru bir çukur var. Yani Bursa'nın en çukur bölgesinde biz en yüksek binaları da yapıyoruz, kamu binaları da yapıyoruz. Nasıl riski azaltıyoruz? 'Biz depreme hazırız' diyoruz. Depreme deprem olduktan sonra hazırız ama depremden önce... Bunu da Büyükşehir Belediyesi yaptırdı. Yaptırdıysan arkasında duracaksın, gereğini yapacaksın" diye konuştu. 

Tehlikeli Maddeler Uzmanı Candan Göz
 
’99 YILINDA YAŞANANLARIN BURSA’DA YAŞANMA İHTİMALİ VAR’

6 Şubat’ta 11 ilde yıkıma neden olan depremler üzerine “Bundan daha büyük bir felaket yaşanması mümkün müdür?” diye soran Tehlikeli Maddeler Uzmanı Candan Göz, mümkün olduğunu 17 Ağustos depremini hatırlatarak anlattı. Göz, “17 Ağustos 1999’da endüstri bölgelerinde deprem tehlikeli maddeleri harekete geçirmiş ve depremin etkilerini arttırmıştı” dedi. İzmit’te Tüpraş yangınını, Yalova’da Aksa’dan zehirli gaz sızdığını anımsatan Göz, gazın alev almamasıyla mucize eseri birçok insanın ölümden kurtulduğunu söyledi. 

Bursa’da sanayileşmenin arttığını belirten Göz, “Organize sanayi bölgeleri yerleşim alanları ile iç içe geçmiş durumda. OSB’ler dışında kalan 8 bin düzensiz sanayi kuruluşu mahallelerimizde yer alıyor. Demirtaş, Ataevler, Özlüce, Nilüfer, Gürsu, Barakfakih gibi pek çok yerleşim alanı sanayi bölgelerine çok yakın ve zemini sağlam olmayan alanlarda” dedi. 17 Ağustos depreminden sonra 24 yılda ne yapıldığını soran Göz, tehlikeli maddelerin kayıt altına alınmasına, takip edilmesine ve kısıtlanmasına ilişkin defalarca uygulamaya konulması ertelenen yönetmeliklerin olduğunu söyledi. Göz, Bursa’da Tüpraş, Aksa gibi üst seviyede 11 işletmenin, alt seviyede 10 işletmenin olduğunu belirterek, “99 yılında yaşananların benzerinin veya daha fazlasının Bursa’da yaşanma ihtimali vardır” dedi. 

'HATAY'A DENİZ YOLUYLA ULAŞIMDA LİMAKPORT NEDENİYLE SORUNLAR YAŞANDI'

Çevre Mühendisi Sultan Gülsün, tehlikeli kimyasallar içeren endüstriyel tesislerin ve depolama alanlarının yakınında yer sarsıntısı meydana geldiğinde sarsıntının konteynerleri, boru hatlarını ve depolama tanklarını parçalayabileceğini ve toksik maddelerin çevreye salınmasına yol açacağını söyledi. Deprem sırasındaki çökme ve binaların daha sonraki yıkımları sırasında oluşan toza ve asbeste değinen Gülsün, Hatay’da yapılan araştırmanın bölgede asbest yayılımının olduğunu gösterdiğini söyledi. Gülsün, depremde Hatay'a kara yoluyla ulaşımın sağlanmadığını, Limakport'un bünyesine almaması gereken konteynerleri aldığı için deniz yoluyla da ulaşımda sorunlar yaşandığını aktardı. Gülsün, "Depremde binlerce canın hayatını kaybetmesinde kente ulaşılamamasının etkisi büyüktü" dedi. 

Halk Sağlığı Uzmanı Cavit Işık Yavuz, video ile panele katılım sağladı. Panel, ikinci kısımda gerçekleştirilen forum ve soru cevap bölümüyle sona erdi.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.