İnovatif Stratejik Araştırmalar Merkezi (İNOSAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, dünyanın sonu nükleer savaş olan bir senaryoya
hapsedilmek istendiğini belirterek, İsrail'in durdurularak, kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Avcı, "İsrail’in dizginlenmediği her gün, insanlığın ortak mirasına atılmış bir bombadır" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 01.03.2026 23:08
Haber Güncellenme Tarihi: 01.03.2026 23:44
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
İnovatif Stratejik Araştırmalar Merkezi (İNOSAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, dünyanın üzerine çöken zifiri bir karanlığın pençesinde olduğunu belirterek, sonu nükleer savaş olan bir senaryoya hapsedilmek istendiğini söyledi. Avcı, "Biz bu kirli oyunu, zehirli kurguyu reddediyor ve insanlığı uçurumun kenarından çekip alacak iradeyi ilan ediyoruz. Eğer bugün yerküre, topyekûn bir yok oluşun, yani Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğindeyse, bu bir tesadüf değil, karanlık odalarda hazırlanmış bir kaos mimarisidir. Washington’dan Pekin’e, Moskova’dan Avrupa’nın kalbine kadar uzanan gerilim hatlarının merkezinde tek bir zehirli odak vardır" dedi.
"Bu bir tercih değil, bir varoluş zorunluluğudur. Türkiye, sahip olduğu stratejik derinlik ve bakiyesi olduğu imparatorluklar mirasıyla, bölgeyi bir ateş fırtınasına sürükleyen bu pervasız gücü, bu karanlıklar ülkesi İsrail’i durdurabilecek yegâne kuvvet ve akıldır." diyen Gürkan Avcı, "İsrail’in dizginlenmediği her gün, insanlığın ortak mirasına atılmış bir bombadır. Türkiye, bu kaosu durdurmak adına gerekirse İsrail’e karşı her türlü caydırıcı gücü kullanmalı ve bu yapıyı mutlak suretle kontrol altına almalıdır. Aksi takdirde, sadece Ortadoğu değil, tüm dünya bir 'cehennem yıkımı' yaşayacaktır." ifadelerini kullandı.
"NÜKLER FELAKET VE AHLAKİ ÇÖKÜŞ TASFİYE EDİLMELİDİR"
Dünyanın nükleer bir felaket yaşaması istenmiyorsa Türkiye'nin İsrail’i durdurması gerektiğini söyleyen (İNOSAM) Başkanı Gürkan Avcı, ahlaki pusulasını kaybetmiş, bebek
katletmeyi 'teolojik bir hak' olarak gören, kendi sapkın inançları için yeryüzünü ateşe vermekten çekinmeyen bir zihniyetin elinde nükleer silah bulunması, tüm insanlık için bir intihar ilanıdır. Bebekleri, anneleri, yaşlıları, masum insanları sistematik biçimde öldüren ve bununla övünen bir toplumun insanlığa vereceği hasar ölçüsüzdür. Bu kontrolsüz güç, ellerindeki nükleer kapasiteyi kullanmaktan bir an bile tereddüt etmeyecektir. Türkiye, bu kutsal görevi tüm insanlık adına ifa etmelidir. Bu görev, kadim Türk-İslam medeniyetinin omuzlarına yüklediği bir 'nizam-ı alem' borcudur. Eğer bugün bu adım atılmazsa, birkaç yıl içinde dünya; büyük yıkımlar, kontrolsüz göçler, biyolojik ve ruhsal pandemiler, laboratuvar ürünü hastalıklar ve bitmek bilmeyen bir kan ve gözyaşı deniziyle yüzleşecektir" ifadelerini kullandı.
"DÜNYANIN TÜM SİNİR SİSTEMİNE SIZMIŞ SİYONİST KUŞATMA KIRILMALIDIR"
İNOSAM Başkanı Avcı'nın açıklaması şöyle:
"Mesele sadece bir toprak parçası değildir. Karşımızdaki yapı; devletlerin sinir sistemine, medyanın merkezine, finansın damarlarına, akademinin zihnine ve teknolojinin kodlarına sızmış mesihçi, siyonist, ruh hastası sinsi bir networktür. Blockchain’den yapay zekaya, tıptan diplomasiye kadar her alanı kendi 'üstün ırk' fantezileri için dünyayı birer prangaya dönüştürmüşlerdir. İnsanlığı 'hizmetçi', kendilerini ise 'efendi' gören bu sömürücü, melun düzenin sonu gelmiştir. Amerika ve Çin’i birbirine kırdıran, Rusya ve Avrupa’yı bitmek bilmeyen bir savaşa iten, Pakistan-Afganistan-Hindistan’ı birbirine düşürmek isteyen, bugün İran’ı vuran, Suriye’yi, Irak’ı, Gazze’yi bombalayan bu üst akıl, İsrail’in bekası için yeryüzünün yok oluşunu kurgulamaktadır. Son hedefi Türkiye’dir. Bu yapı, bütün iktidar alanlarından temizlenmedikçe, insanlık nefes alamayacaktır.
"200 YILLIK BÜYÜK YALAN VE KAYIP TARİH"
Bizlere anlatılan son 200 yıllık tarih, büyük bir yalanın üzerine inşa edilmiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nın dehşetini kendi devletlerini kurmak için bir manivela olarak kullanan bu zihniyet, insanlığı 200 yıldır bir illüzyonla yönetmektedir. Bu dönem, insanlığın 'kayıp tarihidir'. Küresel finansı ve kaynakları rehin alan bu ifrit azınlık, dünya insanlığını yalanlar okyanusunda yüzdürmekle kalmamış, tüm halkları kasten fakir ve cahil bırakmıştır. Ancak artık hakikat güneşi doğmaktadır. Ruhen ve zihnen genetiği bozulmuş bu yapı, bugün tüm insan ırkıyla savaşmaktadır. Sadece Müslümanları değil; Hristiyanları, Budistleri, ateistleri, yani 'kendilerinden olmayan' herkesi goyim olarak gören ve yok etmeyi planlayan bu karanlık odak, tarihin çöplüğüne süpürülmelidir.
"İSRAİL'İN DEVLET OLMA EHLİYETİ YOKTUR"
Tarih ve vicdan huzurunda ilan ediyoruz: İsrail’in devlet olma ehliyeti yoktur. Kendi vahşi eylemleriyle bu hakkı kaybetmiştir. İsrail’in elindeki tüm nükleer ve kitle imha silahları derhal müsadere edilmelidir. İsrail ordusu dağıtılmalı, bu yapı tam anlamıyla uluslararası bir denetim ve vesayet altına alınmalıdır. Yeryüzünün kalbinde bir nifak yuvası gibi duran bu yapının mevcut tüm hakları iptal edilmelidir. Eğer bu adımlar atılmazsa, Türkiye kendi göbeğini kendi kesecek kudrettedir. Türkiye acilen nükleer gücünü dönüştürülmeli ve 'önleyici saldırı' doktrini tüm unsurlarıyla hayata geçirilmelidir. Biz, çocuklarımızın nükleer küller arasında değil, adil bir dünyada yaşamasını istiyoruz. İsrail’in varoluşu için yeryüzünün yok oluşuna izin vermeyeceğiz. Bu sadece Türkiye’nin değil, her bir insanın onur kavgasıdır. Amerika’dan Çin’e, Rusya’dan Avrupa’ya, Batılı devletler, kendilerini rehin alan bu siyonist kamburu sırtlarından atmazlarsa, tarihin en büyük itibar kaybıyla birlikte yok olacaklardır. Biz geçmişi kaybettik ama geleceği kurtaracağız. İnsan neslini bu cinnetten kurtarmak için gerekirse gök kubbeyi zalimlerin başına yıkmaya hazırız.
"İSRAİL DÜNYA LİDERLERİNİ ŞANTAJLA KONTROL EDİYOR"
Bugün burada sadece bir uyarıcı olarak değil, tarihin omuzlarımıza yüklediği kadim bir mesuliyetin, sarsılmaz bir aklın ve insan onurunu koruma azminin sözcüsü olarak ikaz ediyorum. Tüm insanlık, üzerine çöken karanlık sefil bir senaryonun figüranı yapılmak istenmektedir. Biz bu oyunu görüyor, bu zehirli kurguyu reddediyor ve insanlığı uçurumun kenarından çekip alacak o büyük iradeyi beyan ediyoruz.
Elbette ki bütün Musevi ve Yahudi’leri kastetmiyorum; kastım Siyonist, mesihçi, sefil İsrail hükümeti ve yandaşlarınadır. İnsan neslini tehdit eden bu virüsten, bu sapkın ideolojiden arınmadan dünyaya huzur gelmeyecektir. Türkiye, tarihsel misyonu gereği bu zulüm kalesini yıkacak ve adaletin sancağını yeniden dikecektir. Vakit uyanma vakti değil, vakit ayağa kalkma vaktidir. İnsanlık ailesini bu bataklıktan kurtarmak için biz varız, buradayız ve hazırız.
"DÜNYA UÇURUMA SÜRÜKLENİYOR; ACİLEN HAREKETE GEÇMELİYİZ!"
Değerli dostlarım, yolumuz uzun ama ufkumuz aydınlıktır. Epstein belgeleriyle deşifre olan o sapkın topluluğu, o çocuk katilleri ve küresel mafya yapılanması çökmeye mahkumdur. Batı kendi iç savaşına sürüklenirken, Türkiye bu yeni dünyanın kurucu iradesi olmalıdır, olacaktır. Bizler ne Amerika’nın ne de Avrupa’nın vagonuyuz; biz bu coğrafyanın lokomotifiyiz. Tarihin başlangıcından bugüne, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan bu kutlu yürüyüş, dünyayı bu siyonist bataklıktan kurtarana dek durmayacaktır. Zaman, uyanma zamanıdır. Zaman, İsrail'i durdurma ve insanlığı yeniden inşa etme zamanıdır."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
"İsrail kontrol altına alınmalıdır"
İnovatif Stratejik Araştırmalar Merkezi (İNOSAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, dünyanın sonu nükleer savaş olan bir senaryoya hapsedilmek istendiğini belirterek, İsrail'in durdurularak, kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Avcı, "İsrail’in dizginlenmediği her gün, insanlığın ortak mirasına atılmış bir bombadır" dedi.
İnovatif Stratejik Araştırmalar Merkezi (İNOSAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, dünyanın üzerine çöken zifiri bir karanlığın pençesinde olduğunu belirterek, sonu nükleer savaş olan bir senaryoya hapsedilmek istendiğini söyledi. Avcı, "Biz bu kirli oyunu, zehirli kurguyu reddediyor ve insanlığı uçurumun kenarından çekip alacak iradeyi ilan ediyoruz. Eğer bugün yerküre, topyekûn bir yok oluşun, yani Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğindeyse, bu bir tesadüf değil, karanlık odalarda hazırlanmış bir kaos mimarisidir. Washington’dan Pekin’e, Moskova’dan Avrupa’nın kalbine kadar uzanan gerilim hatlarının merkezinde tek bir zehirli odak vardır" dedi.
"Bu bir tercih değil, bir varoluş zorunluluğudur. Türkiye, sahip olduğu stratejik derinlik ve bakiyesi olduğu imparatorluklar mirasıyla, bölgeyi bir ateş fırtınasına sürükleyen bu pervasız gücü, bu karanlıklar ülkesi İsrail’i durdurabilecek yegâne kuvvet ve akıldır." diyen Gürkan Avcı, "İsrail’in dizginlenmediği her gün, insanlığın ortak mirasına atılmış bir bombadır. Türkiye, bu kaosu durdurmak adına gerekirse İsrail’e karşı her türlü caydırıcı gücü kullanmalı ve bu yapıyı mutlak suretle kontrol altına almalıdır. Aksi takdirde, sadece Ortadoğu değil, tüm dünya bir 'cehennem yıkımı' yaşayacaktır." ifadelerini kullandı.
"NÜKLER FELAKET VE AHLAKİ ÇÖKÜŞ TASFİYE EDİLMELİDİR"
Dünyanın nükleer bir felaket yaşaması istenmiyorsa Türkiye'nin İsrail’i durdurması gerektiğini söyleyen (İNOSAM) Başkanı Gürkan Avcı, ahlaki pusulasını kaybetmiş, bebek
katletmeyi 'teolojik bir hak' olarak gören, kendi sapkın inançları için yeryüzünü ateşe vermekten çekinmeyen bir zihniyetin elinde nükleer silah bulunması, tüm insanlık için bir intihar ilanıdır. Bebekleri, anneleri, yaşlıları, masum insanları sistematik biçimde öldüren ve bununla övünen bir toplumun insanlığa vereceği hasar ölçüsüzdür. Bu kontrolsüz güç, ellerindeki nükleer kapasiteyi kullanmaktan bir an bile tereddüt etmeyecektir. Türkiye, bu kutsal görevi tüm insanlık adına ifa etmelidir. Bu görev, kadim Türk-İslam medeniyetinin omuzlarına yüklediği bir 'nizam-ı alem' borcudur. Eğer bugün bu adım atılmazsa, birkaç yıl içinde dünya; büyük yıkımlar, kontrolsüz göçler, biyolojik ve ruhsal pandemiler, laboratuvar ürünü hastalıklar ve bitmek bilmeyen bir kan ve gözyaşı deniziyle yüzleşecektir" ifadelerini kullandı.
"DÜNYANIN TÜM SİNİR SİSTEMİNE SIZMIŞ SİYONİST KUŞATMA KIRILMALIDIR"
İNOSAM Başkanı Avcı'nın açıklaması şöyle:
"Mesele sadece bir toprak parçası değildir. Karşımızdaki yapı; devletlerin sinir sistemine, medyanın merkezine, finansın damarlarına, akademinin zihnine ve teknolojinin kodlarına sızmış mesihçi, siyonist, ruh hastası sinsi bir networktür. Blockchain’den yapay zekaya, tıptan diplomasiye kadar her alanı kendi 'üstün ırk' fantezileri için dünyayı birer prangaya dönüştürmüşlerdir. İnsanlığı 'hizmetçi', kendilerini ise 'efendi' gören bu sömürücü, melun düzenin sonu gelmiştir. Amerika ve Çin’i birbirine kırdıran, Rusya ve Avrupa’yı bitmek bilmeyen bir savaşa iten, Pakistan-Afganistan-Hindistan’ı birbirine düşürmek isteyen, bugün İran’ı vuran, Suriye’yi, Irak’ı, Gazze’yi bombalayan bu üst akıl, İsrail’in bekası için yeryüzünün yok oluşunu kurgulamaktadır. Son hedefi Türkiye’dir. Bu yapı, bütün iktidar alanlarından temizlenmedikçe, insanlık nefes alamayacaktır.
"200 YILLIK BÜYÜK YALAN VE KAYIP TARİH"
Bizlere anlatılan son 200 yıllık tarih, büyük bir yalanın üzerine inşa edilmiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nın dehşetini kendi devletlerini kurmak için bir manivela olarak kullanan bu zihniyet, insanlığı 200 yıldır bir illüzyonla yönetmektedir. Bu dönem, insanlığın 'kayıp tarihidir'. Küresel finansı ve kaynakları rehin alan bu ifrit azınlık, dünya insanlığını yalanlar okyanusunda yüzdürmekle kalmamış, tüm halkları kasten fakir ve cahil bırakmıştır. Ancak artık hakikat güneşi doğmaktadır. Ruhen ve zihnen genetiği bozulmuş bu yapı, bugün tüm insan ırkıyla savaşmaktadır. Sadece Müslümanları değil; Hristiyanları, Budistleri, ateistleri, yani 'kendilerinden olmayan' herkesi goyim olarak gören ve yok etmeyi planlayan bu karanlık odak, tarihin çöplüğüne süpürülmelidir.
"İSRAİL'İN DEVLET OLMA EHLİYETİ YOKTUR"
Tarih ve vicdan huzurunda ilan ediyoruz: İsrail’in devlet olma ehliyeti yoktur. Kendi vahşi eylemleriyle bu hakkı kaybetmiştir. İsrail’in elindeki tüm nükleer ve kitle imha silahları derhal müsadere edilmelidir. İsrail ordusu dağıtılmalı, bu yapı tam anlamıyla uluslararası bir denetim ve vesayet altına alınmalıdır. Yeryüzünün kalbinde bir nifak yuvası gibi duran bu yapının mevcut tüm hakları iptal edilmelidir. Eğer bu adımlar atılmazsa, Türkiye kendi göbeğini kendi kesecek kudrettedir. Türkiye acilen nükleer gücünü dönüştürülmeli ve 'önleyici saldırı' doktrini tüm unsurlarıyla hayata geçirilmelidir. Biz, çocuklarımızın nükleer küller arasında değil, adil bir dünyada yaşamasını istiyoruz. İsrail’in varoluşu için yeryüzünün yok oluşuna izin vermeyeceğiz. Bu sadece Türkiye’nin değil, her bir insanın onur kavgasıdır. Amerika’dan Çin’e, Rusya’dan Avrupa’ya, Batılı devletler, kendilerini rehin alan bu siyonist kamburu sırtlarından atmazlarsa, tarihin en büyük itibar kaybıyla birlikte yok olacaklardır. Biz geçmişi kaybettik ama geleceği kurtaracağız. İnsan neslini bu cinnetten kurtarmak için gerekirse gök kubbeyi zalimlerin başına yıkmaya hazırız.
"İSRAİL DÜNYA LİDERLERİNİ ŞANTAJLA KONTROL EDİYOR"
Bugün burada sadece bir uyarıcı olarak değil, tarihin omuzlarımıza yüklediği kadim bir mesuliyetin, sarsılmaz bir aklın ve insan onurunu koruma azminin sözcüsü olarak ikaz ediyorum. Tüm insanlık, üzerine çöken karanlık sefil bir senaryonun figüranı yapılmak istenmektedir. Biz bu oyunu görüyor, bu zehirli kurguyu reddediyor ve insanlığı uçurumun kenarından çekip alacak o büyük iradeyi beyan ediyoruz.
Elbette ki bütün Musevi ve Yahudi’leri kastetmiyorum; kastım Siyonist, mesihçi, sefil İsrail hükümeti ve yandaşlarınadır. İnsan neslini tehdit eden bu virüsten, bu sapkın ideolojiden arınmadan dünyaya huzur gelmeyecektir. Türkiye, tarihsel misyonu gereği bu zulüm kalesini yıkacak ve adaletin sancağını yeniden dikecektir. Vakit uyanma vakti değil, vakit ayağa kalkma vaktidir. İnsanlık ailesini bu bataklıktan kurtarmak için biz varız, buradayız ve hazırız.
"DÜNYA UÇURUMA SÜRÜKLENİYOR; ACİLEN HAREKETE GEÇMELİYİZ!"
Değerli dostlarım, yolumuz uzun ama ufkumuz aydınlıktır. Epstein belgeleriyle deşifre olan o sapkın topluluğu, o çocuk katilleri ve küresel mafya yapılanması çökmeye mahkumdur. Batı kendi iç savaşına sürüklenirken, Türkiye bu yeni dünyanın kurucu iradesi olmalıdır, olacaktır. Bizler ne Amerika’nın ne de Avrupa’nın vagonuyuz; biz bu coğrafyanın lokomotifiyiz. Tarihin başlangıcından bugüne, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan bu kutlu yürüyüş, dünyayı bu siyonist bataklıktan kurtarana dek durmayacaktır. Zaman, uyanma zamanıdır. Zaman, İsrail'i durdurma ve insanlığı yeniden inşa etme zamanıdır."
En Çok Okunan Haberler