SON DAKİKA
Hava Durumu

Erdoğan'dan Fatih Portakal'a: Ne idüğü belirsiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fox Ana Haber Sunucusu Fatih Portakal'ı 'halkı sokağa davet ettiği' iddiasıyla hedef gösterdi. Erdoğan, "Burası Paris değil, burası Hollanda da değil, sen eğer Gezi olaylarındaki gibi bir şeyler yapmaya tevessül edersen, o televizyon ekranında ne idüğü belirsiz, kendini bilmez, haddini bilmez birilerinin sokağa davet etmesiyle iş yapacağını zannediyorsan bilesin ki bu millet 15 Temmuz'da FETÖ'cülere ve uşaklarına nasıl bu meydanları dar ettiyse yine dar ederiz" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 16.12.2018 19:07
Haber Güncellenme Tarihi: 16.12.2018 19:07
https://www.bursaport.com
Erdoğan'dan Fatih Portakal'a: Ne idüğü belirsiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenler'de 15 Temmuz Millet Bahçesi ile yapımı tamamlanan tesis ve projelerin toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan'ın hedefinde Fox Ana Haber Sunucusu Fatih Portakal ve CHP vardı.  Portakal'a isim vermeden "ne idüğü belirsiz" diyen Erdoğan, CHP'ye yönelik olarak da, "CHP çöp demektir, CHP susuzluk demektir, CHP hava kirliliği demektir" şeklindeki suçlamalarını tekrarladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 yılda yapılan projelere değinerek, gençlerin çoğunun yapılan hizmetleri bilmediğini söyledi.

CHP'ye yönelik sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, şunları söyledi:

"CHP çöp demektir, CHP susuzluk demektir, CHP hava kirliliği demektir, CHP yoksulluk demektir, CHP yasaklar demektir ve CHP, yoksulluğun daniskası demektir. O yokluğu, o yoksulluğu aramızdaki yaşlı amcalarımız iyi bilir. Biz de babalarımızdan o nüfus kağıtlarındaki mühürleri görünce öğrendik. Ne çileler çekmişler, ne sıkıntılar yaşamışlar. Biz de gençlik yıllarımızda mazot, benzin, gaz yağı kuyruklarını biliriz. Bunların bize CHP yaşattı. Utanmadan, sıkılmadan farklı şeyler konuşuyorlar."

Esenler ve büyükşehir belediyeleri tarafından ilçeye kazandırılan 5 hizmetin toplu açılış törenini gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, açılışı yapılan millet bahçesinin yatırım bedelinin 55 trilyon lira olduğunu söyledi. 

"İstanbul CHP döneminde susuzluktan kurumuştu"

Erdoğan, "Hem de 'su, doğal gaz' diyerek eleştiriyor. İstanbul CHP döneminde susuzluktan kurumuştu, kokmuştu. Osmanlı'dan kalma çeşmelerin önündeki su kuyruklarının ucu gözükmüyordu. Tankerlerle taşınan sularla insanlar hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlardı." dedi.

"Gençler siz biliyor musunuz? Yalova'dan Kuruçeşme'ye denizden tankerle, gemiyle su getirdiler. 1-2 gemi İstanbul'da ne yapar? CHP bu. Biz geldik, bu işi bitirdik." diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bunu Bay Kemal de bilmez belki. Çünkü Bay Kemal Kağıthane'ye 'kağıttepe' diyecek kadar İstanbul'dan uzak. Bu ülkeyi tek parti devrinde bir dilim kuru ekmeğe muhtaç edenler, İstanbulluları da bir yudum suya hasret bırakmıştı. Gerektiğinde dağları deldik, gerektiğinde Boğaz'ı geçtik. İstanbul'u suya kavuşturduk. İstanbul'un suya ihtiyacı var mı? İstanbul'da edindiğimiz tecrübeyle hükumete geldiğimizde ülkemizdeki diğer büyükşehirlerin su sorununu çözdük. Başta İzmir olmak üzere. Van, HDP belediyesiydi. Oranın su sorununu çözdük. Niye? Dedik ki 'Burada benim insanım yaşıyor.' Her ne kadar belediye filanca partide de olsa. 'İnsanlarımızı susuz bırakmayacağız.' dedik. İstanbullulara sorsanız. 'En memnun olduğunuz hizmet nedir?' diye. Herhalde su ve doğal gazı en başta söylerler."

"600 milyon 300 bin abone içerisinde borcundan dolayı suyu kesik olan 23 bindir"

Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meclis kürsüsünden kendilerini karalamaya çalıştığını savunarak, şöyle devam etti:

"Ayıp, ayıp. Biraz izan sahibi ol. Her zamanki gibi eline yalan yanlış rakamlar bilgiler tutuşturulmuş. Onunla milleti kandıracağını sanıyor. Neymiş efendim. İstanbul'daki 580 bin konutun suyu, 493 bin konutun doğal gazı kesilmiş. Buna yalan deme yetmez. Bunun adı kuyruklu yalandır Bay Kemal. İstanbul'daki toplam 600 milyon 300 bin abone içerisinde borcundan dolayı suyu kesik olanların sayısı 23 bindir. Bir başka ifadeyle binde 37 düzeyindedir. Aynı şekilde arıza ve borç sebebiyle doğal gazı kapalı olanların oranı da yüzde 1'i dahi bulmuyor Bay Kemal. Kaldı ki bunlar geçici durumlardır. Bir süre sonra aboneler tekrar hizmet almaya devam ediyorlar. İSKİ'nin su aboneleri arasında ödeme güçlüğü çekenlere taksitten vadeye kadar her türlü hizmet sunuluyor. Ayrıca şehit aileleri, gaziler, engelliler ve muhtaçlar için sosyal devlet ilkesine uygun ayrı bir su tarifesi uygulanıyor. Ana muhalefetin başındaki bu zat, işte bu hizmetleri eleştiriyor. Tüm müktesebatları SSK'yı batırmak ve CHP'nin oylarını sağa sola peşkeş çekmek, terör örgütlerine payandalık yapmak olan bu zatın yalanlarını, iftiralarını ve hezeyanlarını ifşa etmekten bıktık. Kendini aynı çamurlukları yapmaktan bıkmadı. Aslında bu zatın durumu siyaset biliminin değil, psikolojinin ve psikiyatrinin konusudur."

Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştirilerini sürdüren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu zatın ruh halini gösteren bir başka örnek de sanayi üretimimiz konusundaki iddialarıdır. Neymiş? İthalat olmadan sanayici üretim yapamıyormuş. Yani diyor ki 'sanayici dışarıdan metal getirip araba ihraç ederek yanlış yapıyor 'diyor. Vah zavallı vah. 'Sanayici dışarıdan kakao ithal edip çikolata imal edip bunu dışarı satarak yanlış yapıyor' diyor. Bir ara da buğday ithalatımıza takmıştı. Sanayicimizin buğday ithal edip bundan elde ettiği ürünleri bisküvi veya unlu mamuller olarak dışarı satmasını kabullenemiyor. Kılıçdaroğlu'nun mantığına göre dünyanın sanayi devleri olan Çin, Hindistan, Japonya, Amerika, Almanya derhal kapıya kilit vurmalıdır. Bay Kemal ofset denilen bir olay vardır bilir misin? Bak bugün F-35'ler yapıyor Amerika. Onlardan bize gelecek 120 tane. Onların belli parçalarını Türkiye olarak biz üretiyoruz. Biz oraya gönderiyoruz. Onlar bunun montajını yapıp dünyaya satacaklar. Bize de satacaklar. Araçlarda da aynı durumlar var. Artık dünyada bir şeyin yüzde 100 yapıldığı yerler çok nadirdir. İthalat ihracatın adeta altyapısını oluşturur ama haberi yok bunlardan. Bu ülkeler de sanayi ürünlerinin ham maddelerini çok büyük ölçüde bizim gibi dışarıdan karşılıyor. Demir dediğiniz maden öyle her yerde ve ihtiyacınızı karşılayacak kadar çıkan bir şey değil. Kakao dediğiniz ürünün nerelerde yetiştiği belli. Buğday derseniz biz kendi ihtiyacımızı karşılayacak istihsali zaten gerçekleştiriyoruz. Ama iş dünyaya pazarlayacak duruma geldiğinde mecburen ham maddeyi dışarıdan almamız gerekiyor. Kaldı ki bizim ihracatımızın belli bir oranda ithalata dayandığı açıktır. Ömründe tek bir üretim yapmamış. Tek bir eser ortaya koymamış, tek bir işçi çalıştırmamış, ticaretle merhabası olmamış birinden başka bir mantık beklemek elbette mümkün değildir. Türkiye'nin şanssızlığı ana muhalefet partisinin işte böyle bir zihniyetin esareti altına bulunuyor olmasıdır. Bugün Türkiye sanayi üretiminde sayıları bin 38'i bulan araştırma geliştirmek merkezleri, 283'e ulaşan tasarım merkezleri üretim ve istihdam destekleri ve ihracat kolaylıkları ile dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmuştur. Organize sanayi bölgelerimizin sayısını 311'e, buralardaki istihdamı yaklaşık 2 milyona çıkardık. Teknoparklarımızda yüksek teknolojiye bağlı üretim yapan firmalarımıza çok önemli destekler veriyoruz. AK Parti döneminde desteklenen KOBİ'lerimizin sayısı 4 binden 320 bine çıktı. Bu işler öyle kendi kendine olmuyor." 

"Tarımsal ihracatımızı 3,7 milyar dolardan, 17 milyar dolara çıkarttık"

Erdoğan, "Tarımsal ihracatımızı 3,7 milyar dolardan, 17 milyar dolara çıkarttık Bay Kemal. Esnaflar konusunda söyledikleri de baştan aşağı yalan, yanlış. 2002 yılına kadar açılan her iş yerine karşın bir iş yeri kapanan ülkeydik, bugün ise otomotivden savunma sanayisine, gıdadan madenciliğe kadar her alanda üreten, ihraç eden, başarısına başarı katan bir ülkeyiz ama Bay Kemal'in asıl karın ağrısı bu, CHP yönetimini asıl rahatsız eden artık Türkiye'nin namerde muhtaç olmamasıdır." diye konuştu. 

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Çünkü CHP zihniyeti Türkiye'nin büyümesinden, ilerlemesinden, milletimizin refahının artmasından, hak ve özgürlüklerinin genişlemesinden değil, tam tersine sefaletten ve faşizmden güç alır. İşte gitti Almanya'ya, Almanya'da kimlerle resim çektiriyor? PKK'nın Almanya'daki uzantısı durumunda olanların bir araya geldiği kişilerle toplanıyor, o paçavralarını Avrupa Parlamentosu'nda sergileyenlerle beraber resim çektiriyor. Değerli kardeşlerim, istikametini kaybetmiş. Demokraside ve ekonomide attığımız her adım, bunların kabusudur. Sermayelerinin ellerinden gittiğini gördükçe hırçınlaşıyorlar. Yalan ve iftiranın dozunu arttırıyorlar. Her fırsatta milleti sokağa davet etmelerinin sebebi bu."

"Ne idüğü belirsiz, kendini bilmez, haddini bilmez"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Fox Ana Haber Sunucusu Fatih Portakal'ı 'halkı sokağa davet ettiği' iddiasıyla hedef gösterdi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bay Kemal, kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Bak sana bir şey söyleyeyim, burası Paris değil, burası Hollanda da değil, sen eğer Gezi olaylarındaki gibi bir şeyler yapmaya tevessül edersen, o televizyon ekranında ne idüğü belirsiz, kendini bilmez, haddini bilmez birilerinin sokağa davet etmesiyle iş yapacağını zannediyorsan bilesin ki bu millet 15 Temmuz'da FETÖ'cülere ve uşaklarına nasıl bu meydanları dar ettiyse yine dar ederiz. Bunu böyle bilesin. 

Sen 15 Temmuz gecesinde Atatürk Havalimanı'ndan tankların arasından kaçıp Bakırköy Belediyesi'ne gitmiş olabilirsin ama bu defa kaçmaya fırsat bile bulamazsın, onu bil. Onun için de bu milletin evlatlarını, sendikaları sokağa davet etmekle bir yere gidemezsin. Eğer gücün yetiyorsa işte sandık, ne yapacaksan gel sandıkta yap. Öyle meydanlarda asla, buna fırsat vermeyiz, gereğini de yaparız. Korkunun ecele faydası yoktur Bay Kemal. Türkiye'nin bu ana muhalefet zihniyetinden kurtulmasına az kaldı. Şurada üç buçuk ayımız var, hazırız değil mi? Üç buçuk ay sonra sandıklardan AK Parti'yi çok daha güçlü bir şekilde çıkarmaya var mıyız?" 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.