SON DAKİKA
Hava Durumu

Emek ve meslek örgütleri Bursa'daki saldırıyı lanetledi

Bursa'da Ulucami yakınlarında dün meydana gelen terör saldırısı ve arkasındaki güçler, emek ve meslek örgütleri tarafından protesto edilerek lanetlendi.

Haber Giriş Tarihi: 28.04.2016 18:27
Haber Güncellenme Tarihi: 28.04.2016 18:27
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Emek ve meslek örgütleri Bursa'daki saldırıyı lanetledi

KESK, DİSK, TMMOB, TTB, TÜMTİS Bursa Şubeleri tarafından yapılan ortak açıklamada, istikrar vaadiyle yönetime gelen AKP iktidarının ülkeyi istikrarsızlık ve kaosa sürüklediği belirtilerek, buna karşı mücadele verilmesinin en önemli görev olduğu vurgulandı.

KESK Dönem Sözcüsü Cihat Uygur tarafından okunan ortak açıklamada, emek ve meslek örgütlerinin dün 20 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırının benzerlerine daha önce maruz kaldığı, birçok üyesini kaybettiği hatırlatıldı. Saldırının derinden üzdüğü belirtilen açıklamada, "KESK, DİSK TMMOB, TTB VE TÜMTİS Bursa Şubeleri olarak ilimizde gerçekleştirilen bu saldırıyı lanetliyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Başta Kapalıçarşı ve Atatürk Caddesi esnafı olmak üzere tüm halkımıza geçmiş olsun diyoruz" denildi.

'AKP iktidarının tek vaadi kaos ve istikrarsızlıktır'

İstikrar vaadiyle yönetime gelen AKP iktidarının tüm ülkeyi istikrarsızlık ve kaosa sürüklediği belirtilen açıklamada, "İçeride ve dışarıda savaş politikalarını yürüten AKP iktidarına soruyoruz; İstikrardan anladığınız ülkemizin kentlerinde, meydanlarında, sokaklarında, çarşılarında patlayan bombalar mıdır? Bursa'da kent merkezinde gerçekleşen patlama göstermektedir ki bu soruları sormadığımız müddetçe bu ülkede hiç birimizin can güvenliği yoktur." ifadelerine yer verildi.

'Emekçiler barış istiyor'

"Bizler bu ülkenin emek örgütleri olarak iktidarı uyarıyoruz. İçeride ve dışarıda yürüttüğünüz savaş politikası ülkeyi kan gölüne çevirdi. Bir an önce bu politikalardan vazgeçin. Dünkü saldırının ve tüm katliamların sorumlusu ülkemizi savaş politikası ile yönetmeye çalışan iktidardır. Biz emekçilerin tek talebi ise barıştır. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs'ta emek, barış, özgürlük ve eşitlik için alanlarda olacağız" denilen açıklama şöyle:

'Laikliği hedef tahtasına koyanlara karşı mücadeleyi yükseltelim'

"TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 'Laiklik yeni anayasada olmamalıdır' diyerek iktidarın yıllar içinde siyasi sistemi ve toplumsal yapıyı dini kurallara göre biçimlendirme girişimlerini hangi noktalara götürmek istediklerini açıkça itiraf etmiştir.

Meclis Başkanı'nın bu sözleri, siyasi iktidarın 14 yıldır başta eğitim olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında oluşturmaya çalıştığı 'tek din, tek mezhep' anlayışına dayalı toplum modelinin anlaşılması açısından ibret vericidir. Yıllardır halkın dini duygularını sömürerek, hemen her alanda inanç istismarı yaparak hareket edenlerin laiklik fikrinden rahatsızlık duyması hiç şaşırtıcı değildir.

Bugün, Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla, tüm topluma belli bir inanç biçimi dayatılmakta, toplum bu doğrultuda yeniden inşa edilmek istenmektedir. Öyle ki camilerden patronların çıkarlarını savunan, 'greve çıkmanın caiz olmadığını' anlatan vaazların verilmesi sağlanmaktadır. Bu nedenledir ki AKP'nin dinselleştirme politikaları, bugüne kadar toplumda yaratılan eşitsizlikleri ve ayrımcılığı daha da derinleştiren politikaların hayata geçirilmesine yardımcı olmuştur.

Laikliğin varlığı, din ve mezhep farklılıkları bahanesiyle halk kitlelerinin, farklı ulusların, farklı inançtan ve mezhepten insanların birbiriyle çatışmalarına son verilmesini ifade eder. Devletin, farklı inanç grupları karşısında, bu grupların kendi arasındaki ilişkilerde ve bir dine inanmayanlar karşısında eşitlik ilkesi doğrultusunda hareket etmesini gerektirir.

Türkiye'de dinselleştirme politikaları öyle bir boyuta ulaşmıştır ki, işçi cinayetlerinden kadın katliamlarına, çocuk tecavüzlerinden hırsızlığa, yağmaya ve talana kadar her türlü soruna karşı dinsel referanslar kalkan edilmek istenmektedir.

Emek örgütleri olarak, eşitsizliği ve ayrımcılığı savunan, laikliği tehdit ve engel olarak gören TBMM Başkanı'nın görevinin başında bulunmasını kabul etmiyor, kendisini derhal istifaya davet ediyoruz.

Hükümetin, 'tek tipçi' tüm politikalarına karşı laik, eşit, özgür ve demokratik bir yaşam mücadelesindeki kararlılığımız ve ısrarımız sürecektir.

Tüm halkımızı barış, emek, eşitlik ve laiklik talebi için 1 Mayıs'a katılmaya çağırıyoruz."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.