Eğitim-İş Bursa'dan Yusuf Tekin'in sözlerine tepki
Eğitim-İş Bursa'dan Yusuf Tekin'in sözlerine tepki
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat ve "tarihle barışma" açıklamalarına sert tepki gösterdi. Rona, Cumhuriyet'in Osmanlı'nın kültürel mirasıyla değil, işgal güçleriyle iş birliği yapan son dönem yönetim anlayışıyla hesaplaştığını savundu.
Haber Giriş Tarihi: 18.07.2026 23:27
Haber Güncellenme Tarihi: 18.07.2026 23:29
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat değişikliklerini savunurken kullandığı "Cumhuriyet ile Osmanlı'yı barıştırmak" ve "çocukların ecdadına sahip çıkması" yönündeki ifadelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Rona, söz konusu söylemlerin tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, müfredatta Osmanlı tarihinin zaten geniş biçimde yer aldığını ifade etti.
Açıklamasında, mevcut tarih derslerinde Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan yükseliş dönemine kadar pek çok konunun ayrıntılı biçimde işlendiğini kaydeden Rona, "Çocuklarımız Osmanlı'yı ataları olarak bilmiyor" iddiasının gerçeği yansıtmadığını savundu.
"Tarihle barışma" söyleminin Osmanlı'nın şanlı dönemleriyle ilgili olmadığını öne süren Rona, asıl amacın son dönem Osmanlı yönetiminin ve işgal yıllarındaki siyasi tercihlerin meşrulaştırılması olduğunu ileri sürdü. Cumhuriyet'in Osmanlı'nın kültürel mirasına değil, işgal güçleriyle iş birliği yapan siyasi anlayışa karşı kurulduğunu ifade eden Rona, Sevr Antlaşması'nı imzalayan Saltanat Şurası'nı, Damat Ferit Paşa hükümetini ve işgal dönemindeki yönetim anlayışını eleştirdi.
Cumhuriyet'in, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı'nın sonucu olarak kurulduğunu vurgulayan Rona, "Tarihle barışma" çağrılarının Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkan anlayışın göz ardı edilmesine yol açmaması gerektiğini belirtti.
Rona, Bakan Tekin'in "Haçlı Seferleri" ifadesinin "Haçlıların bize saldırısı" şeklinde değiştirilmesine yönelik değerlendirmesine de değinerek, Haçlı Seferleri'nin zaten tarihsel olarak bir işgal ve saldırı hareketi olduğunun bilindiğini ifade etti. Buna karşın, 1918-1922 yılları arasında Anadolu'nun işgal edildiği dönemde işgalcilere karşı sergilenen tutumun da aynı tarihsel bütünlük içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamasının sonunda Cumhuriyet'in Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin sonucu olduğunu vurgulayan Rona, tarihsel olayların seçici bir bakış açısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Cumhuriyet, işgal ve iş birlikçiliğe karşı millet iradesinin verdiği en büyük cevaptır. Tarihi, yalnızca işimize gelen yönleriyle ele alamayız" ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Eğitim-İş Bursa'dan Yusuf Tekin'in sözlerine tepki
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat ve "tarihle barışma" açıklamalarına sert tepki gösterdi. Rona, Cumhuriyet'in Osmanlı'nın kültürel mirasıyla değil, işgal güçleriyle iş birliği yapan son dönem yönetim anlayışıyla hesaplaştığını savundu.
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat değişikliklerini savunurken kullandığı "Cumhuriyet ile Osmanlı'yı barıştırmak" ve "çocukların ecdadına sahip çıkması" yönündeki ifadelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Rona, söz konusu söylemlerin tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini belirterek, müfredatta Osmanlı tarihinin zaten geniş biçimde yer aldığını ifade etti.
Açıklamasında, mevcut tarih derslerinde Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan yükseliş dönemine kadar pek çok konunun ayrıntılı biçimde işlendiğini kaydeden Rona, "Çocuklarımız Osmanlı'yı ataları olarak bilmiyor" iddiasının gerçeği yansıtmadığını savundu.
"Tarihle barışma" söyleminin Osmanlı'nın şanlı dönemleriyle ilgili olmadığını öne süren Rona, asıl amacın son dönem Osmanlı yönetiminin ve işgal yıllarındaki siyasi tercihlerin meşrulaştırılması olduğunu ileri sürdü. Cumhuriyet'in Osmanlı'nın kültürel mirasına değil, işgal güçleriyle iş birliği yapan siyasi anlayışa karşı kurulduğunu ifade eden Rona, Sevr Antlaşması'nı imzalayan Saltanat Şurası'nı, Damat Ferit Paşa hükümetini ve işgal dönemindeki yönetim anlayışını eleştirdi.
Cumhuriyet'in, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı'nın sonucu olarak kurulduğunu vurgulayan Rona, "Tarihle barışma" çağrılarının Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkan anlayışın göz ardı edilmesine yol açmaması gerektiğini belirtti.
Rona, Bakan Tekin'in "Haçlı Seferleri" ifadesinin "Haçlıların bize saldırısı" şeklinde değiştirilmesine yönelik değerlendirmesine de değinerek, Haçlı Seferleri'nin zaten tarihsel olarak bir işgal ve saldırı hareketi olduğunun bilindiğini ifade etti. Buna karşın, 1918-1922 yılları arasında Anadolu'nun işgal edildiği dönemde işgalcilere karşı sergilenen tutumun da aynı tarihsel bütünlük içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamasının sonunda Cumhuriyet'in Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin sonucu olduğunu vurgulayan Rona, tarihsel olayların seçici bir bakış açısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Cumhuriyet, işgal ve iş birlikçiliğe karşı millet iradesinin verdiği en büyük cevaptır. Tarihi, yalnızca işimize gelen yönleriyle ele alamayız" ifadelerini kullandı.
En Çok Okunan Haberler