SON DAKİKA
Hava Durumu

'Demokrasi bir uzlaşma rejimidir'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasilerde halkla inatlaşılamayacağını ifade ederek, "Eğer bir yönetim halkala inatlaşma sürecine girerse meşruiyet sorunu gündeme gelir" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 07.06.2013 19:28
https://www.bursaport.com
kapak resmi

Kılıçdaroğlu, Seferihisar belediyesini ziyaretinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, dün yurtdışından dönüşünde havaalanında yaptığı konuşmada, Topçu Kışlası ve Atatürk Kültür Merkezi ile ilgili açıklamalarına ilişkin görüşleri sorulan Kılıçdaroğlu, "Bir ülkenin başbakanı yasalara ve devletin yönetimine saygılı olmak zorundadır. İstanbul'da seçilmiş bir büyükşehir belediye başkanı, halkın seçtiği belediye meclis üyeleri var. Onlar niye konuşmuyorlar da Başbakan konuşuyor ve hangi gerekçeyle hangi yetkiyle konuşuyor? 'Başbakanlıktan ayrıldı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapıyor' derseniz, o zaman hakkı var, konuşşun" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın ayağının tozuyla söz konusu projelerle ilgili yeniden "yapacağım" diye açıklamada bulunmasını doğru bulmadığını belirterek, "Demokrasi bir uzlaşma rejimidir, dayatma rejimi değildir. Sayın Başbakan'ın önce demokrasi nedir, bunu öğrenmesi lazım. Oradaki insanlar, özgürlük istiyorlar, kentelerine sahip çıkıyor oradaki insanlar. Bir insanın kentine sahip çıkması kadar doğal ne olabilir? Asıl üzerinde durulması gereken konu bu. Demokrasilerde halkla inatlaşma olmaz. Eğer bir yönetim halkala inatlaşma sürecine girerse meşruiyet sorunu gündeme gelir" dedi.

Bütün dünya ayağa kalktı, bir kişi görmedi

Başbakan Erdoğan'ın, bu söylemleri sırasında yüzde 50 oy oranına dayanmasını çok tehlikeli olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Yüzde 50'yi yandaş, yüzde 50'yi karşıt grup olarak gören bir başbakan olmaz. O zaman toplumun yüzde 50'sinin başbakanı değildir o. O anlam çıkar. Taksim Meydanı'nda her siyasal görüşten insanlar var. AKP'liler de var orada. Bir başbakan'ın halkıyla konuşurken, halka hitap ederken daha kapsayıcı bir dil kullanması lazım. İnatla dayatmayla ne elde edebilir? Bütün dünya ayağa kalktı. Bütün dünyanın gördüğü gerçeği bir kişi görmedi, o kişinin adı da Recep Tayyip Erdoğan. Egosu bu kadar yüksek, gözükara. Bu doğru değil. Demokrasiye zarar veriyoruz. Demokrasiyi yüceltmemiz, derinleştirmemiz, içselleştirmemiz gerekir."

Birilerine söz mü verdiler

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın "inadım inat, ben bunu yapacağım" anlayışıyla hareket etmeye devam ettiğini söyledi.

Burasının son olarak otel olarak kullanılacağının açıklandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Acaba birilerine söz mü verildi? Birilerine söz verdiler de mi dönmek istemiyorlar. Biraz daha ayrıntı versin Başbakan bir görelim bakalım" dedi.

Faiz lobisini suçlamak kolaycılık

Kılıçdaroğlu, yaşanan gelişmeler üzerinde borsada devam eden bir düşüş söz konusu olduğunun hatırlatılması üzerine de Başbakan Erdoğan'ın bu noktada da kolaycılığa kaçarak işin sorumululuğunu faiz lobisine yüklediğini ileri sürdü.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hala işin önemini kavramamış olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "İzin verme faiz lobisi yapıyorsa. Ne olduğunu bilmiyor. Olayın önemini kavramış değil. Etrafındaki dar grup Sayın Başbakan'a farklı bilgiler veriyor heralde. Bütün dünyanın gördüğü bir gerçeği, bir ülkenin başbakanının görmemesi körlüktür. Borsa düşüyor, faiz, dolar yükseliyor. Hala inadım inat, birilerini suçluyor. Önce bir kendine sor sen, 'neden oluyor bunlar. Ben konuştukça mı oluyor bunlar' diye. bir sorması lazım" dedi.

Yüzde 50 oyu çantada keklik görüyor

Dünyada, bu şeklide konuşan ve yüzde 50 oyu "çantada keklik" gören bir başbakan daha var mı merak ettiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları keydetti:
"Hayatımda bu kadar beceriksiz bir yönetim anlayışına hiç tanık olmadım. Gökdelen yapılır kendi iktidarında, 'niye gökdelen yaptınız' diye kızar. Topçu Kışlası yapacağına, önce Sultanahmetin silüetini berbat eden o üç binayı tıraşla bakayım. Önce o görevini yap sen, eğer Sultaneahmet'e saygın varsa. 'Küstüm, efendim niye yüksek bina yaptınız' diye. Kim ona izin verdi. Bunu sorması gerekmiyor mu, Başbakan'ın kendisine? İstanbul'u rant alanına dönüştürdüler. Bir avuç yeşillik var Taksim'de, onu da yok etmek istiyorlar. Emin olun anlayış bizi nereye götürür biliyor musunuz, yarın mezarlıkları da rant alanına dönüştürür bunlar."

Tehlikeli kutuplaşma

Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin bir kutuplaşmaya gidip gitmediğine" ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine de şunları söyledi:

"Korkum o. tehlikeli bir kutuplaşmaya doğru gidiyor Türkiye. Bütün yurttaşlarıma şunu söylemek isterim. Uzlaşmacı bir dil kullanmayan siyaset adamından bu ülkeye yarar gelmez. Her yurttaşın bunu bilmesi lazım. Toplumu kutuplaştıran adamdan, halkına doğruları değil yalanları söyleyen birisinden bu ülkeye yarar gelmez. Kendisine oy vermeyen insanı sevmeyenden bu ülkeye yarar gelmez. Herkesin şapkasını önüne koyup yeniden düşünmesi lazım."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.