Bursa Barosu: 'Çocuklar en temel haklarından mahrum bırakılıyor'
Bursa Barosu: 'Çocuklar en temel haklarından mahrum bırakılıyor'
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yaptığı açıklamada savaşlar, yoksulluk, çocuk işçiliği ve ihmaller nedeniyle çocuk hakları ihlallerinin hem dünyada hem Türkiye’de derinleştiğini vurgulayarak “Çocukların yaşam, eğitim ve korunma hakları acilen güvence altına alınmalı” çağrısı yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 20.11.2025 13:23
Haber Güncellenme Tarihi: 20.11.2025 13:25
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilişinin yıldönümü olan 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi (ÇHM), çocuklara yönelik ihlallerin arttığına dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. Açıklama, Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, yönetim kurulu üyeleri ve ÇHM üyesi avukatların katılımıyla gerçekleştirildi. Basın metnini, ÇHM üyesi Av. Ebru Yıldız okudu.
Açıklamada, 2025 yılı boyunca dünyanın pek çok bölgesinde çocukların hayatlarını, geleceklerini ve hayallerini kaybettiği; savaş, açlık, yoksulluk ve çalışma hayatına zorlanma gibi ağır koşulların çocukları derinden etkilediği vurgulandı.
“Dünya çocuklar için güvenli bir yer olmaktan uzaklaşıyor”
ÇHM’nin açıklamasında, Ortadoğu’daki çatışmaların en büyük mağdurunun yine çocuklar olduğu belirtilerek Birleşmiş Milletler ve UNICEF verilerine dikkat çekildi. Gazze ve Batı Şeria’da binlerce çocuğun yaşamını yitirdiği, yüzbinlercesinin okuldan mahrum kaldığı, yüzbinlercesinin ise ağır beslenme yetersizliğiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Sudan’da 15 milyondan fazla çocuğun insani yardıma ihtiyaç duyduğu; Doğu Türkistan’da ise Uygur çocuklarının ailelerinden koparıldığı ve temel haklarının baskılandığının uluslararası raporlarda yer aldığı aktarıldı.
Türkiye’de tablo ağırlaşıyor: Her 3 çocuktan 1’i yoksulluk riski altında
Açıklamada Türkiye’de çocuk yoksulluğunun ciddi boyutlarda olduğu vurgulandı. Resmî verilere göre çocukların yüzde 34’ünün yoksulluk riski altında olduğu belirtilerek, ekonomik krizin çocukların eğitimden kopuşunu hızlandırdığı, beslenme sorunlarının ağırlaştığı ve ihmal-istikrarsızlık döngüsünün derinleştiği ifade edildi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre 171.895 çocuğun bakım yetersizliği nedeniyle ailesinden koparılma riski yaşadığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Türkiye’de her on çocuktan dördü yoksul durumdadır” denildi.
Çocuk işçiliği can almaya devam ediyor
FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin Ocak–Ağustos 2025 medya raporlarına göre yılın ilk sekiz ayında en az 622 çocuğun önlenebilir nedenlerle hayatını kaybettiği, yalnızca yılın ilk 10 ayında ise 69 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiği bildirildi.
Son dönemde Türkiye’de yaşanan çocuk işçiliği kaynaklı ölümler de açıklamada tek tek sıralandı:
"Şanlıurfa’da inşaat çökmesi sonucu 16 yaşındaki iki çocuk öldü.
Mersin’de MESEM öğrencisi 16 yaşındaki Alperen Uygun, çalıştığı asansör firmasında iş kazasında hayatını kaybetti.
Kocaeli Dilovası’nda yangında 17 yaşındaki Tuğba Taşdemir ve 15 yaşındaki Nisanur Taşdemir yaşamını yitirdi.
Ağrı’da ayçiçeği hasadı sırasında 14 yaşındaki Nursefa Samur biçerdöver altında kalarak hayatını kaybetti."
ÇHM açıklamasında MESEM ve çıraklık sisteminin çocuk işçiliğini “eğitim” adı altında meşrulaştırdığına dikkat çekildi.
Adalet sistemi içinde hak ihlalleri sürüyor
Suça sürüklenen çocukların gözaltından yargılama süreçlerine kadar pedagojik desteğe ulaşamadığı, uzun tutukluluk süreleri ve yetişkinlerle benzer koşullarda tutuldukları belirtildi. Açıklamada, çocukların rehabilitasyon odaklı süreçlere erişiminin sağlanması gerektiği vurgulandı.
Deprem bölgesindeki çocuklar unutuldu
2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hâlâ konteyner kentlerde yaşayan çocukların eğitim, barınma ve sağlık haklarının sağlanmadığına dikkat çekildi.
Cezaevlerinde anneleriyle kalan 760 çocuk risk altında
Türkiye’de cezaevlerinde anneleriyle birlikte yaşayan 0–6 yaş arası yaklaşık 760 çocuğun gelişimsel ihtiyaçlardan yoksun olduğu, özgürlük ve oyun haklarının ciddi şekilde kısıtlandığı hatırlatıldı.
“Çocukları korumak acil bir görevdir”
Açıklamada şu çağrı yapıldı:
“Çocukların yaşama, gelişme, eğitim, korunma ve katılım haklarını merkezine alan politikalar ivedilikle hayata geçirilmelidir. Çocuk işçiliğine, beslenme yetersizliğine, eğitimde eşitsizliğe ve savaşların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı hep birlikte durmalıyız.”
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi, tüm kurumları çocukların üstün yararını esas alan kararlı ve kalıcı adımlar atmaya davet ederek açıklamasını tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa Barosu: 'Çocuklar en temel haklarından mahrum bırakılıyor'
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yaptığı açıklamada savaşlar, yoksulluk, çocuk işçiliği ve ihmaller nedeniyle çocuk hakları ihlallerinin hem dünyada hem Türkiye’de derinleştiğini vurgulayarak “Çocukların yaşam, eğitim ve korunma hakları acilen güvence altına alınmalı” çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilişinin yıldönümü olan 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi (ÇHM), çocuklara yönelik ihlallerin arttığına dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. Açıklama, Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, yönetim kurulu üyeleri ve ÇHM üyesi avukatların katılımıyla gerçekleştirildi. Basın metnini, ÇHM üyesi Av. Ebru Yıldız okudu.
Açıklamada, 2025 yılı boyunca dünyanın pek çok bölgesinde çocukların hayatlarını, geleceklerini ve hayallerini kaybettiği; savaş, açlık, yoksulluk ve çalışma hayatına zorlanma gibi ağır koşulların çocukları derinden etkilediği vurgulandı.
“Dünya çocuklar için güvenli bir yer olmaktan uzaklaşıyor”
ÇHM’nin açıklamasında, Ortadoğu’daki çatışmaların en büyük mağdurunun yine çocuklar olduğu belirtilerek Birleşmiş Milletler ve UNICEF verilerine dikkat çekildi. Gazze ve Batı Şeria’da binlerce çocuğun yaşamını yitirdiği, yüzbinlercesinin okuldan mahrum kaldığı, yüzbinlercesinin ise ağır beslenme yetersizliğiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Sudan’da 15 milyondan fazla çocuğun insani yardıma ihtiyaç duyduğu; Doğu Türkistan’da ise Uygur çocuklarının ailelerinden koparıldığı ve temel haklarının baskılandığının uluslararası raporlarda yer aldığı aktarıldı.
Türkiye’de tablo ağırlaşıyor: Her 3 çocuktan 1’i yoksulluk riski altında
Açıklamada Türkiye’de çocuk yoksulluğunun ciddi boyutlarda olduğu vurgulandı. Resmî verilere göre çocukların yüzde 34’ünün yoksulluk riski altında olduğu belirtilerek, ekonomik krizin çocukların eğitimden kopuşunu hızlandırdığı, beslenme sorunlarının ağırlaştığı ve ihmal-istikrarsızlık döngüsünün derinleştiği ifade edildi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre 171.895 çocuğun bakım yetersizliği nedeniyle ailesinden koparılma riski yaşadığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Türkiye’de her on çocuktan dördü yoksul durumdadır” denildi.
Çocuk işçiliği can almaya devam ediyor
FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin Ocak–Ağustos 2025 medya raporlarına göre yılın ilk sekiz ayında en az 622 çocuğun önlenebilir nedenlerle hayatını kaybettiği, yalnızca yılın ilk 10 ayında ise 69 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiği bildirildi.
Son dönemde Türkiye’de yaşanan çocuk işçiliği kaynaklı ölümler de açıklamada tek tek sıralandı:
"Şanlıurfa’da inşaat çökmesi sonucu 16 yaşındaki iki çocuk öldü.
Mersin’de MESEM öğrencisi 16 yaşındaki Alperen Uygun, çalıştığı asansör firmasında iş kazasında hayatını kaybetti.
Kocaeli Dilovası’nda yangında 17 yaşındaki Tuğba Taşdemir ve 15 yaşındaki Nisanur Taşdemir yaşamını yitirdi.
Ağrı’da ayçiçeği hasadı sırasında 14 yaşındaki Nursefa Samur biçerdöver altında kalarak hayatını kaybetti."
ÇHM açıklamasında MESEM ve çıraklık sisteminin çocuk işçiliğini “eğitim” adı altında meşrulaştırdığına dikkat çekildi.
Adalet sistemi içinde hak ihlalleri sürüyor
Suça sürüklenen çocukların gözaltından yargılama süreçlerine kadar pedagojik desteğe ulaşamadığı, uzun tutukluluk süreleri ve yetişkinlerle benzer koşullarda tutuldukları belirtildi. Açıklamada, çocukların rehabilitasyon odaklı süreçlere erişiminin sağlanması gerektiği vurgulandı.
Deprem bölgesindeki çocuklar unutuldu
2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hâlâ konteyner kentlerde yaşayan çocukların eğitim, barınma ve sağlık haklarının sağlanmadığına dikkat çekildi.
Cezaevlerinde anneleriyle kalan 760 çocuk risk altında
Türkiye’de cezaevlerinde anneleriyle birlikte yaşayan 0–6 yaş arası yaklaşık 760 çocuğun gelişimsel ihtiyaçlardan yoksun olduğu, özgürlük ve oyun haklarının ciddi şekilde kısıtlandığı hatırlatıldı.
“Çocukları korumak acil bir görevdir”
Açıklamada şu çağrı yapıldı:
“Çocukların yaşama, gelişme, eğitim, korunma ve katılım haklarını merkezine alan politikalar ivedilikle hayata geçirilmelidir. Çocuk işçiliğine, beslenme yetersizliğine, eğitimde eşitsizliğe ve savaşların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı hep birlikte durmalıyız.”
Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi, tüm kurumları çocukların üstün yararını esas alan kararlı ve kalıcı adımlar atmaya davet ederek açıklamasını tamamladı.
En Çok Okunan Haberler