SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

'Sanayiye gaz ve elektrik kesintisinin nedeni iktidarın hatalı politikalarıdır'

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nden yapılan açıklamada, sanayi kuruluşlarına verilen gazın kesilmesi ve elektrik kesintilerinin nedeninin iktidarın hatalı enerji politika ve uygulamaları olduğu belirtildi.
Haber Giriş Tarihi: 25.01.2022 16:15
bursaport.com

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Fikri Düşünceli, sanayi kuruluşlarına verilen gazın kesilmesi ve elektrik kesintileri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

BOTAŞ tarafından 20 Ocak'ta yapılan açıklamada; “Gürbulak-Ağrı Giriş Noktasından sağlanan doğal gazın, İran tarafındaki doğal gaz iletim hattında meydana gelen bir arıza nedeniyle 20.01.2022 tarihinden itibaren 10 gün süre ile sağlanamayacağı” ve “Elektrik ve doğal gaz sistem dengesinin korunması amacıyla yüksek tüketimi olan sanayi tesisleri ve elektrik santrallerin doğal gaz tüketiminde kısıtlamalar yapılacağı” belirtilmişti.

"Doğalgazda yüzde 99 oranında dışa bağımlıyız"

Doğalgaz depolamasının yetersizliğini ortaya koymasının yanı sıra dışa bağımlılığın ve yanlış enerji politikalarının sonucu olduğunu aktaran Düşünceli, sanayide gaz ve elektrik kesintilerinin üretimi durdurması sonucu maliyetlerin ve hayat pahalılığının artmasına neden olacağını ifade etti. Düşünceli, açıklamada şu bilgileri paylaştı:

"Doğalgazın Türkiye’nin birincil enerji arzında payı yüzde 27,1’dir. 2021’in ilk onbir ayında tüketilen elektriğin üçte biri, doğalgaz yakıtlı santrallarda üretilmiştir. Yaşamımızda bu kadar önemli yeri olan doğalgazda, yüzde 99 oranında dışa bağımlıyız. 2020’de doğalgaz ithalatının üçte biri Rusya Federasyonu’ndan, dörtte biri Azerbeycan’dan yapılmış, İran’ın payı ise yüzde 11 olmuştur.

BOTAŞ verilerine göre, ülkemizin günlük kuramsal gaz giriş kapasitesi; boru hatlarından 199 milyon, LNG tesislerinden 77 milyon, FSRU tesislerinden 56 milyon, depolama tesislerinden 48 milyon m3 olmak üzere toplam 360 milyon m3’dür. Bu durumda, İran’dan gelen 28,5 milyon m3 gazın kesilmesi, kapasitede yalnız yüzde 8 azalması sonucunu verecektir.

BOTAŞ’ın günlük 360 milyon m3 rakamının gerçekleşmesi için, bütün boru hatlarının dolu olması, gazın sözleşme değerlerine uygun olarak eksiksiz gelmesi, bütün FSRU ve LNG limanlarında LNG tankerlerinin tam kapasitede sorunsuz boşaltıyor olması ve doğalgaz depolarının tam olarak dolu olması gerekir. Ayrıca, bu rakama dahil olan ancak halen boşta bekleyen ve yıllık kapasitesi 6,5 milyar m3 olan Azerbaycan-Erzurum hattına Azerbaycan’dan gazın gelmesi ve BOTAŞ şebekesine gaz verebilmesi de lazımdır. Enerji yönetimi bu hattan temin edilen gazın daha yüksek fiyatlarla ve ilave taşıma bedelleri ile Eskişehir’den alınmasına yönelik hatalı karar ve uygulamadan derhal dönmelidir."

"Sanayiye darbedir, kabul edilemez"

Düşünceli, İran’dan gaz arzının ileride de herhangi bir nedenle aksaması olasılığına karşın, Güney, Güneydoğu ve Doğu illerinin gazsız kalmaması için şu önerileri sıraladı:

"-Azerbaycan’ın Türkgözü giriş noktasından Erzuruma gelen boru hattından uygun koşullarda gaz temininin sağlanması,

-Mevcut kompresör istasyonları ve boru hattı şebekesinin çift yönlü çalışmasına imkan verecek yatırımların hızla sonuçlandırılması, şebekelerdeki eksik yatırımların tamamlanması,

-Bölgede doğalgaz deposu olarak kullanmaya uygun formasyonların araştırılması gerekmektedir."

Faaliyetleri süreklilik arz eden sanayi kuruluşlarına gaz ve elektrik arzının üç dört günlük sürelerle kesilmesinin sanayiye darbe olduğunu ve kabul edilemeyeceğini belirten Düşünceli, yapılması gerekenleri ise şöyle aktardı:

"Doğalgaz temininde güçlük çeken kamu elektrik üretim tesislerinin, fuel-oil vb. alternatif yakıtlarla üretimini sürdürmeleri sağlanmalıdır. Kapasite mekanizması yöntemi ile çalışmadıkları aylar-yıllar için kamudan adeta haraç olarak milyonlar tahsil eden santrallar derhal devreye girmelidir. Ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanmasının köklü çözümü, toplum çıkarlarını gözeten kamusal planlama ve kamu hizmeti yaklaşımı ile enerjinin azami ölçüde yenilenebilir kaynaklara dayalı etkin ve verimli temini, iletimi ve dağıtımından geçmektedir. Kâr odaklı üretim, iletim, dağıtım ve satış politikasının reddedilmesi gerekir."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar