BUSİAD'ın düzenlediği panelde, Kerem Alptemoçin küresel ekonomideki dönüşüme ve jeopolitik risklere değindi. Türkiye ekonomisinin 2025'te yüzde 3,6 büyüdüğünü belirten Alptemuçin, firmaların küresel gelişmeleri takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 07.05.2026 17:27
Haber Güncellenme Tarihi: 07.05.2026 23:35
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), BUSİAD Evi'nde 'Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme' paneli düzenledi.
Panelde, Doç. Dr. Derya Hekim'in Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu katılımcılara sunuldu.
Ekonomi Komitesi Başkanı Kerem Alptemoçin, son altı yılda dünya ekonomisinin yalnızca değişmediğini, kurallarının da yeniden yazıldığını aktardı.
2020 yılında başlayan pandemiyle birlikte, uzun yıllardır alışık olunan küresel düzen; daha karmaşık, daha kırılgan ve aynı zamanda çok daha hızlı tepki veren bir yapıya dönüştüğünü aktaran Alptemoçin, "Pandemi döneminde kırılan tedarik zincirleri, üretim ve lojistik süreçlerinin ne kadar hassas olduğunu ortaya koyarken; dünya bugün yeni ticaret ve enerji koridorları etrafında şekillenmektedir. Karadeniz ve Ortadoğu merkezli jeopolitik gerilimler, bölgesel sınırlarını aşarak küresel etkiler yaratmaktadır. Bu bölgelerden ihraç edilen buğday, doğal gaz ve petrol gibi stratejik ürünlerde yaşanan aksaklıklar, dünya genelinde arz güvenliğini ve fiyat istikrarını doğrudan etkilemektedir" ifadelerini kullandı.
Bir dönüşüm sürecinin içinde olduğunu belirten Alptemoçin, şu ifadeleri kullandı:
"Küresel ölçekte bir tedirginlik, temkinli bir bekleyiş ve zaman zaman karamsarlık havası hissedilmektedir. Diğer taraftan, Dünya ekonomisinin ağırlık merkezinde önemli değişimlerin yaşanacağı giderek daha net görülmektedir. Almanya, Japonya ve Fransa gibi gelişmiş ekonomilerin göreli olarak gerileyeceği, Çin, Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerin teknoloji, üretim ve nüfus dinamiklerinin de etkisiyle daha belirgin bir yükseliş gösterecekleri anlaşılmaktadır.
Yani birileri yükselmeye çalışırken, diğerleri konumlarını koruma mücadelesi vermektedir. Bu nedenle de devletlerin; ticaret, enerji, teknoloji, finansman ve askerî güç unsurlarını birlikte kullanmaya başladıklarına şahit oluyoruz.
Çünkü bu belirsizlik ve kırılganlık ortamında ekonomik sürdürülebilirlik, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesine dönüşmektedir."
Alptemoçin, artan maliyetler, daralan marjlar, değişen tedarik zincirleri ve hızlanan teknolojik dönüşüm; işletmeleri daha verimli, daha esnek ve daha rekabetçi olmaya zorladığını, rekabetin artık yalnızca fiyat üzerinden değil; verimlilik, hız, esneklik ve teknoloji kullanımı üzerinden şekillendiğini belirtti. Alptemoçin, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu gelişmeler ışığında diyebiliriz ki; Türk firmalarının faaliyetlerini koruyabilmeleri ve hatta işlerini büyütebilmeleri için, jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeleri dikkatle takip etmeleri ve daha bölgesel, hatta küresel organizasyonlara dönüşmeleri gerekmektedir.
Son dönemde yaşanan küresel dengesizlikler ve artan öngörülemezlik; firmalarımızın finansmana erişimini zorlaştırmakta, nakit yönetimi üzerinde baskı yaratmakta, reel sektörde yatırımların ertelenmesine ve maalesef bazı şirketlerin faaliyetlerini sonlandırmasına neden olmaktadır.
Bunlara rağmen Türkiye ekonomisi, büyümenin kompozisyonu ve sektörlere dağılımı açısından dengeli bir görünüm sergilemese de, 2025 yılında, bir evvelki yıla göre yaklaşık %3,6 büyüme göstermiştir. 2025 yılında ihracatımız artmış, imalat sanayi genel konumunu korumuş, tarım ve gıda üretimde daralma yaşanmış; turizm ise daha iyi bir performans sergilemiştir."
Alptemoçin, ekonomik koşulların dengelenmesiyle birlikte, firmaların birikimle, uluslararası pazarlarda çok daha güçlü bir performans sergileyeceğine inandıklarını aktardı. Ekonomi Komitesi bünyesinde;
• Makroekonomik gelişmeleri analiz etmek üzere Ekonomi Platformu,
• Küresel ve bölgesel jeopolitik risk ve fırsatları değerlendirmek üzere Jeoekonomi Platformu,
• Firmalarımızın verimlilik performansını ve rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar yapmak üzere Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu,
• Hedef pazarlarda iş geliştirmek isteyen firmalarımıza destek olmak üzere Küresel İlişkiler Platformu hayata geçiriliyor.
Alptemoçin'in konuşmasının ardından 1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu paylaşıldı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
BUSİAD ekonomi raporunu sundu
BUSİAD'ın düzenlediği panelde, Kerem Alptemoçin küresel ekonomideki dönüşüme ve jeopolitik risklere değindi. Türkiye ekonomisinin 2025'te yüzde 3,6 büyüdüğünü belirten Alptemuçin, firmaların küresel gelişmeleri takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), BUSİAD Evi'nde 'Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme' paneli düzenledi.
Panelde, Doç. Dr. Derya Hekim'in Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu katılımcılara sunuldu.
Ekonomi Komitesi Başkanı Kerem Alptemoçin, son altı yılda dünya ekonomisinin yalnızca değişmediğini, kurallarının da yeniden yazıldığını aktardı.
2020 yılında başlayan pandemiyle birlikte, uzun yıllardır alışık olunan küresel düzen; daha karmaşık, daha kırılgan ve aynı zamanda çok daha hızlı tepki veren bir yapıya dönüştüğünü aktaran Alptemoçin, "Pandemi döneminde kırılan tedarik zincirleri, üretim ve lojistik süreçlerinin ne kadar hassas olduğunu ortaya koyarken; dünya bugün yeni ticaret ve enerji koridorları etrafında şekillenmektedir. Karadeniz ve Ortadoğu merkezli jeopolitik gerilimler, bölgesel sınırlarını aşarak küresel etkiler yaratmaktadır. Bu bölgelerden ihraç edilen buğday, doğal gaz ve petrol gibi stratejik ürünlerde yaşanan aksaklıklar, dünya genelinde arz güvenliğini ve fiyat istikrarını doğrudan etkilemektedir" ifadelerini kullandı.
Bir dönüşüm sürecinin içinde olduğunu belirten Alptemoçin, şu ifadeleri kullandı:
"Küresel ölçekte bir tedirginlik, temkinli bir bekleyiş ve zaman zaman karamsarlık havası hissedilmektedir. Diğer taraftan, Dünya ekonomisinin ağırlık merkezinde önemli değişimlerin yaşanacağı giderek daha net görülmektedir. Almanya, Japonya ve Fransa gibi gelişmiş ekonomilerin göreli olarak gerileyeceği, Çin, Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerin teknoloji, üretim ve nüfus dinamiklerinin de etkisiyle daha belirgin bir yükseliş gösterecekleri anlaşılmaktadır.
Yani birileri yükselmeye çalışırken, diğerleri konumlarını koruma mücadelesi vermektedir. Bu nedenle de devletlerin; ticaret, enerji, teknoloji, finansman ve askerî güç unsurlarını birlikte kullanmaya başladıklarına şahit oluyoruz.
Çünkü bu belirsizlik ve kırılganlık ortamında ekonomik sürdürülebilirlik, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesine dönüşmektedir."
Alptemoçin, artan maliyetler, daralan marjlar, değişen tedarik zincirleri ve hızlanan teknolojik dönüşüm; işletmeleri daha verimli, daha esnek ve daha rekabetçi olmaya zorladığını, rekabetin artık yalnızca fiyat üzerinden değil; verimlilik, hız, esneklik ve teknoloji kullanımı üzerinden şekillendiğini belirtti. Alptemoçin, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu gelişmeler ışığında diyebiliriz ki; Türk firmalarının faaliyetlerini koruyabilmeleri ve hatta işlerini büyütebilmeleri için, jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeleri dikkatle takip etmeleri ve daha bölgesel, hatta küresel organizasyonlara dönüşmeleri gerekmektedir.
Son dönemde yaşanan küresel dengesizlikler ve artan öngörülemezlik; firmalarımızın finansmana erişimini zorlaştırmakta, nakit yönetimi üzerinde baskı yaratmakta, reel sektörde yatırımların ertelenmesine ve maalesef bazı şirketlerin faaliyetlerini sonlandırmasına neden olmaktadır.
Bunlara rağmen Türkiye ekonomisi, büyümenin kompozisyonu ve sektörlere dağılımı açısından dengeli bir görünüm sergilemese de, 2025 yılında, bir evvelki yıla göre yaklaşık %3,6 büyüme göstermiştir. 2025 yılında ihracatımız artmış, imalat sanayi genel konumunu korumuş, tarım ve gıda üretimde daralma yaşanmış; turizm ise daha iyi bir performans sergilemiştir."
Alptemoçin, ekonomik koşulların dengelenmesiyle birlikte, firmaların birikimle, uluslararası pazarlarda çok daha güçlü bir performans sergileyeceğine inandıklarını aktardı. Ekonomi Komitesi bünyesinde;
• Makroekonomik gelişmeleri analiz etmek üzere Ekonomi Platformu,
• Küresel ve bölgesel jeopolitik risk ve fırsatları değerlendirmek üzere Jeoekonomi Platformu,
• Firmalarımızın verimlilik performansını ve rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar yapmak üzere Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu,
• Hedef pazarlarda iş geliştirmek isteyen firmalarımıza destek olmak üzere Küresel İlişkiler Platformu hayata geçiriliyor.
Alptemoçin'in konuşmasının ardından 1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu paylaşıldı.
En Çok Okunan Haberler