SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Üniversite adaylarının tercihi 'iş' oldu

Türkiye’deki ekonomik durum üniversite tercihlerine de yansıdı. Öğrenciler, üniversiteden mezun olduktan sonra daha kolay iş bulabilecekleri alanları tercih etti.
Haber Giriş Tarihi: 07.08.2022 11:06
Haber Güncellenme Tarihi: 07.08.2022 11:06
https://www.bursaport.com
kapak resmi

PELİN AKDEMİR / BURSAPORT

Üniversite adayları, 18-19 Haziran tarihleri arasında üç oturum şeklinde gerçekleşen Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) açıklanmasının ardından tercih dönemini tamamladı. 27 Temmuz itibarıyla başlayan tercih dönemi, 5 Ağustos’ta bitti. Tercih döneminde danışmanlık yapan rehber öğretmenler, adayların tercihini belirleyen birinci etkenin iş bulabilmek olduğunu söyledi.

Türkiye’deki ekonomik durum ve baraj puanının kaldırılması öğrencilerin üniversite tercihlerini etkiledi. Hem öğrenciler hem de rehber öğretmenler, iş bulabilmenin kolay olduğu alanların tercih edildiğini söyledi. Sıralaması iyi olan ve yurtdışına gitmek isteyen öğrencilerin tercih ettikleri alan ise mühendislik oldu. Bir bölümün hem Türkçe hem İngilizce eğitimi varsa öğrencilerin 3’te 2’si, ilerleyen dönemde yurtdışına gidebilme düşüncesiyle daha çok İngilizce eğitim veren bölümleri tercih etti.

‘EĞİTİM SİSTEMİMİZ MESLEK SEÇİMİNE ENGEL OLUYOR’

Moleküler Biyoloji ve Genetik, Kimya alanlarını tercih eden sayısal öğrencisi Azra Ada Yazıcı, İstanbul’da İTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’ni, Ankara’da Bilkent ve ODTÜ’yü yazdı. Laboratuvarda araştırmacı olarak çalışmak istediği için bu alanları tercih ettiğini ifade eden Yazıcı, “Çok kararsız kaldık. Geleceğimizi belirliyoruz. Mesleğimizi seçmek 18 yaşında ağır geldi. Eğitim sistemimiz meslek seçimine engel oluyor. Türkiye’de iş bulabileceğim bir alan olmadığı lisanstan sonraki eğitimime yurt dışında devam etmeyi düşünüyorum” diye konuştu. Ekonomik durumu düşündüğünü fakat tercihini okumak istediği üniversiteden yana kullandığını belirten Yazıcı, “Üniversite’de evde kalmak ütopik geliyor. İlk iki sene yurtta kalmayı düşünüyorum” dedi.

‘EMEĞİN NİTELİĞİNİ DÜŞÜRDÜLER’

İki yıldır üniversite sınavına hazırlanan Arif Kalayci, Fizik Bölümüne puanı yetmediği için ODTÜ Endüstriyel Tasarım okumayı tercih etti. Bu seneki sınavın geçen seneden kolay olduğunu söyleyen Kalayci, “Barajın kaldırılması ve sınavın kolay olması özel üniversitelerin kontenjanlarını doldurmaya yönelik. Çoğu arkadaşım sınava hazırlanmak için büyük sarf etti ama emeklerinin karşılığını alamadı. Çünkü çalışanla çalışmayan arasında bir fark oluşmadı. Emeğin niteliğini düşürdüler” dedi.

İzmir’de yaşayan Sıla Saygın ise üniversiteyi de İzmir’de okumak istediğini söyledi. İki yıllık bilgisayar programcılığı tercih ettiğini söyleyen Saygın, “Türkiye’nin genel durumuna baktığımda dört yıllık da okusam işsiz kalma olasılığım yüksek. Kendimi geliştirebilirsem bu alanda daha rahat iş bulabilirim” diye konuştu. Saygın, özellikle matematik alanında sınava hazırlandığı konuların meslek hayatında karşısına çıkmayacağını dile getirdi.

‘TERCİHLERİN NEREDEYSE YÜZDE 90’I İŞ BULABİLME İHTİMALİ ÜZERİNE’

Rehber Öğretmeni Türker Bülent Akarcalı, öğrencilerin tercihlerindeki temel motivasyonun iş bulabilmek olduğunu söyledi. İlk 100 bine giren öğrencilerin mühendislik veya moleküler biyoloji gibi alanları, sıralaması gerilerde olan öğrencilerin işletme, uluslararası ilişkiler, sağlık alanları, makine ve elektrik gibi bölümleri tercih ettiğini ifade eden Akarcalı, şöyle konuştu:

“Yaptığımız tercihlerin neredeyse yüzde 90’ı iş bulabilme ihtimali üzerine konuşuluyor. Öğrencinin yeteneği, ilgisi yerine hangi alanda iş bulabileceği üzerine konuşuyoruz. Temel motivasyon hayatta kalmak. Öğrenciler istemeseler bile bu alanları tercih etmek zorundalar. Bazı sağlık alanlarını iş bulabilme ihtimali az olması nedeniyle tercih etmiyorlar. Öğrenciler, ‘Ben bu alanı bitirirsem iş bulabilir miyim? Devlete atanabilir miyim?’ diye düşünüyor.”

Baraj puanının olmamasıyla özel üniversitelerin geçen sene boş kalan kontenjanlarının bu sene dolduğuna belirten Akarcalı, “Barajın olmaması özel üniversitelerin kontenjanlarını doldurmaya yönelik bir hamle oldu. Geçen sene eşit ağırlıkta boş kalan birçok bölüm, bu sene tercih edilir oldu” dedi.

‘PANDEMİDEN SONRA OKULLAR ÖĞRENCİLERİN TAHAMMÜL EDEMEDİĞİ ORTAMLAR HALİNE GELDİ’

Özellikle lise son sınıf öğrencilerinin açık liseye geçiş yaptığına dikkat çeken Akarcalı, şu ifadeleri kullandı:

“En büyük sorunlardan biri; pandemiden sonra okullar artık öğrencilerin tahammül edemediği ortamlar haline geldi. Okulu kayıp olarak görüyorlar. Bu nedenle açık liseye geçiş yaparak sınava dershaneyle hazırlanmayı düşünen öğrenciler var. Okulumuzdaki öğrencilerin 4’te biri bu şekilde eğitimine devam etti. Pandemi sürecinde açık öğretime alışan öğrencilere tekrar okul ortamına dönmek zor geliyor. Öğrenci gidiyor ve bir daha o öğrenciye ulaşamıyoruz.”

‘EKONOMİK GELİR VE PRESTİJ SAHİBİ OLMAK TERCİHLERİ BELİRLİYOR’

Rehber Öğretmeni Yunus Emre Oruç, ekonomik gelir ve prestij sahibi olmanın öğrencilerin tercihini belirlediğini kaydetti. Bilgisayar ve yazılım mühendisliği, endüstriyel tasarım, dijital oyun tasarımı alanlarına eğilimin arttığını ifade eden Oruç, “’Bu bölümü bitirince ne kadar sürede iş bulabilirim?’ sorusu çok geliyor. Adaylar, kısa sürede işe başlamak istiyorlar” dedi.  

Temel Yeterlilik Testi bölümünden tercih yapan öğrenciler, her yıl olduğu gibi sağlık alanlarını tercih etti. Sözelde gastronomi ve iletişim alanları, eşit ağırlıkta psikoloji ve hukuk, sayısalda mühendislik, en fazla bilgisayar, yazılım ve endüstri mühendisliği talep gördü. Mimarlık eskisine göre düşük oranda tercih edildi. İç Mimarlık baraj olmadığı için tercih edilen bir alan oldu. Yönetim Bilişim Sistemlerine bu yıl talep arttı.

‘ÜNİVERSİTENİN ÜCRETİ EĞİTİM KALİTESİNİN ÖNÜNE GEÇTİ’

Bu yıl öğrencilerin daha çok bulundukları şehirleri tercih ettiklerini gözlemlediğini aktaran Oruç, “Geçim sıkıntısı nedeniyle bu yıl İstanbul’a il dışından gelmek isteyen öğrencilerin sayısı, neredeyse yüzde 60 azaltmış durumda” dedi. Baraj puanının kaldırılmasının ilerleyen süreçte sorunlar çıkaracağını düşündüğünü söyleyen Oruç, şu açıklamada bulundu:

“Baraj puanı olmadığı için geçen yıl 400 bininci sıralamadaki bir adayın girmesinin zor olduğu bir bölüme bu yıl 700-800 bin sıralamadaki bir adayın girmesi mümkün görünüyor. Baraj puanının olmaması ekonomik durumu iyi olanların daha gerideki sıralamalarla normalde yerleşemeyecekleri bölümlere yerleşme imkânı sağladı. Öğrencinin yeterliliği o bölümü tamamlamaya ne kadar yetecek? O öğrencilerin belki de bir bölümü eğitimlerini yarıda bırakacak ya da başka bir bölüme geçecekler. Özellikle özel üniversitelerde eğitim kalitesinin önüne geçen bir ekonomik durum söz konusu. Yani adaylar tercih yaparken üniversitenin ücreti eğitim kalitesinin önüne geçti.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar