Eğitim-İş, öğretmen önlüğü zorunluluğunu yargıya taşıyor
Eğitim-İş, öğretmen önlüğü zorunluluğunu yargıya taşıyor
Eğitim-İş, MEB'in 2026-2027 eğitim yılı için getirdiği öğretmen önlüğü zorunluluğuna ve standartlar kılavuzuna tepki gösterdi. Uygulamayı hukuka aykırı bulan sendika, düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.
Haber Giriş Tarihi: 05.09.2026 09:52
Haber Güncellenme Tarihi: 05.09.2026 10:00
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanan genelge ve ardından hazırlanan "Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu" ile öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getirilmesine tepki gösterdi. Sendika, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu savunarak düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.
Eğitim-İş tarafından yapılan açıklamada, 2023 yılında "tercih" ve "teşvik" söylemiyle başlatılan öğretmen önlüğü uygulamasının, yeni genelgeyle zorunluluğa dönüştürüldüğü ileri sürüldü. Açıklamada, önceki düzenlemelerde öğretmenlerin önlük giymeyi tercih etmelerinin teşvik edilmesinin istendiği, yeni düzenlemede ise öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken önlük giyeceklerinin belirtildiği ve uygulamanın il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesinin istendiği ifade edildi.
Sendika, yayımlanan "Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu"nda önlüğün rengi, kumaşı, boyu, cep sayısı, yaka biçimi ve nakış ölçüsü gibi ayrıntıların Bakanlık tarafından belirlendiğine dikkat çekti. Kılavuzda ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenler için beyaz, yüzde 75 polyester ve yüzde 25 viskozdan oluşan önlüklerin tasarlandığını belirten Eğitim-İş, beden ölçülerinden kol ve yırtmaç boylarına kadar çeşitli standartlar getirildiğini kaydetti.
"Eğitimin temel sorunlarına aynı titizlik gösterilmiyor"
Açıklamada, Bakanlığın öğretmen önlüğünün ölçülerine ilişkin ayrıntılı düzenleme yapmasına karşın eğitim sisteminin temel sorunlarının çözümünde aynı hassasiyetin gösterilmediği savunuldu.
Eğitim-İş; öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, okullardaki temizlik ve güvenlik sorunları, öğretmenlerin ekonomik sıkıntıları, barınma ve ulaşım sorunları, norm kadro mağduriyetleri, resen atamalar ve yer değiştirme sorunlarına dikkat çekti. Sendika ayrıca okullarda öğretmenlere yönelik şiddetin önlenmesine yönelik daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, "Öğretmenin itibarı üzerine giydirilecek bir kumaş parçasıyla sağlanmaz" denilerek öğretmenlerin itibarının ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik, güvenli çalışma koşulları ve mesleğe gösterilen saygıyla sağlanabileceği ifade edildi.
Kadın öğretmenlerin kıyafetlerine müdahale endişesi
Eğitim-İş, öğretmenlerin tek tip görüntü içinde standartlaştırılmasının özellikle kadın öğretmenlerin kıyafetleri açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bakanlığın öğretmenlerin kılık ve kıyafetini "mesleğin vakarı" ve "toplumsal hassasiyetler" gibi sınırları belirsiz kavramlarla birlikte ele almasının kaygı verici olduğu belirtilen açıklamada, kadın öğretmenlerin kendi kıyafetlerinin uzun bir önlüğün altında görünmez hâle getirilmesinin yalnızca "mesleki aidiyet" gerekçesiyle açıklanamayacağı öne sürüldü.
Sendika, "toplumsal hassasiyet" gerekçesiyle öğretmenlerin kıyafetlerine müdahale edilmesine karşı çıkacaklarını belirterek, bugün önlüğün boyu, yakası ve ölçüsünü belirleyen yaklaşımın ileride farklı kıyafetlerin "mesleğin vakarına uygun" ya da "uygunsuz" olarak değerlendirilmesine yol açabileceği endişesini dile getirdi.
"Öğretmen talimat verilmesi gereken biri olarak görülüyor"
Açıklamada, 2023 yılında "tercih" olarak başlayan uygulamanın birkaç yıl içinde zorunluluğa dönüştürülmesinin Bakanlığın öğretmene yaklaşımını ortaya koyduğu savunuldu.
Eğitim-İş, öğretmenin kendi kararlarını verebilen bir eğitim emekçisi olarak değil, kıyafetinden sınıf içindeki tutumuna kadar sürekli talimat verilmesi ve denetlenmesi gereken biri olarak görüldüğünü ileri sürdü.
Sendika ayrıca, öğretmenlerin kılık ve kıyafetine ilişkin mevcut hukuki düzenlemelerin üzerine genelge ve kılavuz yoluyla yeni bir zorunluluk getirilmeye çalışıldığını savundu. Uygulamanın il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından takip edilmesinin bir denetim mekanizmasına dönüşebileceği belirtildi.
Eğitim-İş: "Düzenlemeyi yargıya taşıyacağız"
Eğitim-İş, öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getiren düzenlemeye karşı hukuki süreç başlatacağını açıkladı. Sendika, uygulamanın baskı, tutanak, soruşturma veya herhangi bir yaptırıma dönüştürülmesi durumunda üyelerinin yanında olacaklarını ve hukuki haklarını savunacaklarını bildirdi.
Açıklamada Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e de çağrıda bulunularak, öğretmen önlüğünün cebini, yakasını, kumaşını ve boyunu belirlemeye ayrılan mesainin ne zaman öğretmenlerin ve öğrencilerin gerçek sorunlarının çözümüne ayrılacağı soruldu.
Eğitim-İş, öğretmenlerin kıyafet standardından ziyade atama, ekonomik haklar, güvenli okul ortamı ve mesleki saygınlık beklediğini belirtti.
Sendika açıklamasını, "Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz" sözleriyle tamamladı.
Eğitim-İş, Millî Eğitim Bakanlığının görevinin öğretmenlerin kıyafetlerini standartlaştırmak ve ne giydiklerini takip etmek değil; öğretmenlerin özgür ve güvenli biçimde mesleklerini yapabilecekleri, öğrencilerin ise nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitime erişebileceği koşulları sağlamak olduğunu savundu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Eğitim-İş, öğretmen önlüğü zorunluluğunu yargıya taşıyor
Eğitim-İş, MEB'in 2026-2027 eğitim yılı için getirdiği öğretmen önlüğü zorunluluğuna ve standartlar kılavuzuna tepki gösterdi. Uygulamayı hukuka aykırı bulan sendika, düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanan genelge ve ardından hazırlanan "Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu" ile öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getirilmesine tepki gösterdi. Sendika, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu savunarak düzenlemeyi yargıya taşıyacağını açıkladı.
Eğitim-İş tarafından yapılan açıklamada, 2023 yılında "tercih" ve "teşvik" söylemiyle başlatılan öğretmen önlüğü uygulamasının, yeni genelgeyle zorunluluğa dönüştürüldüğü ileri sürüldü. Açıklamada, önceki düzenlemelerde öğretmenlerin önlük giymeyi tercih etmelerinin teşvik edilmesinin istendiği, yeni düzenlemede ise öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken önlük giyeceklerinin belirtildiği ve uygulamanın il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesinin istendiği ifade edildi.
Sendika, yayımlanan "Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu"nda önlüğün rengi, kumaşı, boyu, cep sayısı, yaka biçimi ve nakış ölçüsü gibi ayrıntıların Bakanlık tarafından belirlendiğine dikkat çekti. Kılavuzda ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan kadın ve erkek öğretmenler için beyaz, yüzde 75 polyester ve yüzde 25 viskozdan oluşan önlüklerin tasarlandığını belirten Eğitim-İş, beden ölçülerinden kol ve yırtmaç boylarına kadar çeşitli standartlar getirildiğini kaydetti.
"Eğitimin temel sorunlarına aynı titizlik gösterilmiyor"
Açıklamada, Bakanlığın öğretmen önlüğünün ölçülerine ilişkin ayrıntılı düzenleme yapmasına karşın eğitim sisteminin temel sorunlarının çözümünde aynı hassasiyetin gösterilmediği savunuldu.
Eğitim-İş; öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, okullardaki temizlik ve güvenlik sorunları, öğretmenlerin ekonomik sıkıntıları, barınma ve ulaşım sorunları, norm kadro mağduriyetleri, resen atamalar ve yer değiştirme sorunlarına dikkat çekti. Sendika ayrıca okullarda öğretmenlere yönelik şiddetin önlenmesine yönelik daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, "Öğretmenin itibarı üzerine giydirilecek bir kumaş parçasıyla sağlanmaz" denilerek öğretmenlerin itibarının ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik, güvenli çalışma koşulları ve mesleğe gösterilen saygıyla sağlanabileceği ifade edildi.
Kadın öğretmenlerin kıyafetlerine müdahale endişesi
Eğitim-İş, öğretmenlerin tek tip görüntü içinde standartlaştırılmasının özellikle kadın öğretmenlerin kıyafetleri açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bakanlığın öğretmenlerin kılık ve kıyafetini "mesleğin vakarı" ve "toplumsal hassasiyetler" gibi sınırları belirsiz kavramlarla birlikte ele almasının kaygı verici olduğu belirtilen açıklamada, kadın öğretmenlerin kendi kıyafetlerinin uzun bir önlüğün altında görünmez hâle getirilmesinin yalnızca "mesleki aidiyet" gerekçesiyle açıklanamayacağı öne sürüldü.
Sendika, "toplumsal hassasiyet" gerekçesiyle öğretmenlerin kıyafetlerine müdahale edilmesine karşı çıkacaklarını belirterek, bugün önlüğün boyu, yakası ve ölçüsünü belirleyen yaklaşımın ileride farklı kıyafetlerin "mesleğin vakarına uygun" ya da "uygunsuz" olarak değerlendirilmesine yol açabileceği endişesini dile getirdi.
"Öğretmen talimat verilmesi gereken biri olarak görülüyor"
Açıklamada, 2023 yılında "tercih" olarak başlayan uygulamanın birkaç yıl içinde zorunluluğa dönüştürülmesinin Bakanlığın öğretmene yaklaşımını ortaya koyduğu savunuldu.
Eğitim-İş, öğretmenin kendi kararlarını verebilen bir eğitim emekçisi olarak değil, kıyafetinden sınıf içindeki tutumuna kadar sürekli talimat verilmesi ve denetlenmesi gereken biri olarak görüldüğünü ileri sürdü.
Sendika ayrıca, öğretmenlerin kılık ve kıyafetine ilişkin mevcut hukuki düzenlemelerin üzerine genelge ve kılavuz yoluyla yeni bir zorunluluk getirilmeye çalışıldığını savundu. Uygulamanın il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından takip edilmesinin bir denetim mekanizmasına dönüşebileceği belirtildi.
Eğitim-İş: "Düzenlemeyi yargıya taşıyacağız"
Eğitim-İş, öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getiren düzenlemeye karşı hukuki süreç başlatacağını açıkladı. Sendika, uygulamanın baskı, tutanak, soruşturma veya herhangi bir yaptırıma dönüştürülmesi durumunda üyelerinin yanında olacaklarını ve hukuki haklarını savunacaklarını bildirdi.
Açıklamada Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e de çağrıda bulunularak, öğretmen önlüğünün cebini, yakasını, kumaşını ve boyunu belirlemeye ayrılan mesainin ne zaman öğretmenlerin ve öğrencilerin gerçek sorunlarının çözümüne ayrılacağı soruldu.
Eğitim-İş, öğretmenlerin kıyafet standardından ziyade atama, ekonomik haklar, güvenli okul ortamı ve mesleki saygınlık beklediğini belirtti.
Sendika açıklamasını, "Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz" sözleriyle tamamladı.
Eğitim-İş, Millî Eğitim Bakanlığının görevinin öğretmenlerin kıyafetlerini standartlaştırmak ve ne giydiklerini takip etmek değil; öğretmenlerin özgür ve güvenli biçimde mesleklerini yapabilecekleri, öğrencilerin ise nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitime erişebileceği koşulları sağlamak olduğunu savundu.
En Çok Okunan Haberler