SON DAKİKA
Hava Durumu

Dalgıç: “Konser değil, önce atık suları arıtmalıyız”

Mudanya Belediyesi'nin 13-14 Haziran'da düzenlediği 'Deniz ve Çevre Buluşması'nda konuşan Belediye Başkanı Deniz Dalgıç; arıtma tesisleri, derin deşarj uygulamaları ve Marmara Denizi'ndeki kirlilikle ilgili yetkilileri sert dille eleştirdi.

Haber Giriş Tarihi: 14.06.2026 23:56
Haber Güncellenme Tarihi: 15.06.2026 01:15
Kaynak: bursaport.com
https://www.bursaport.com
Dalgıç: “Konser değil, önce atık suları arıtmalıyız”

PELİN AKDEMİR / BURSAPORT

Mudanya Belediyesi tarafından 13-14 Haziran günlerinde Mudanya'da "Deniz ve Çevre Buluşması" organizasyonu düzenlendi.

Atık toplama, kıyı temizleme, atölyeler ve panel düzenlendi. 14 Haziran saat 19.00'da Mudanya Mütareke Meydanı'nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Sualtı Fotoğrafçısı, Çevre Eğitmeni ve Sürdürülebilirlik Danışmanı Banu Camuzcu üstlendi. Bursa Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Şen, Dalış, Cankurtaran ve arama kurtarma eğitmeni Hikmet Orakçı, Bursa Su Kolektifi üyesi Caner Gökbayrak, Bursa Çamlıca Anadolu Lisesi Öğrencisi Naz Çalışır panele konuşmacı olarak katıldı.

"ASKİ, BUSKİ, KASKİ, BASKİ hepsi yalan söylüyorlar"

Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, konuşmaların ardından dikkat çekici bir konuşma gerçekleştirdi. Dalgıç'ın konuşması şöyle:

"Marmara Belediyeler Birliği'nin Bursa'da Merinos'ta yaptığı toplantıda Mustafa Hoca (Prof. Dr. Mustafa Sarı) ile beraber yan yana oturduk. ASKİ, BUSKİ, KASKİ, BASKİ hepsi yalan söylüyorlar. Bir kere bir sorunu çözebilmek için, çözümü üretebilmek için önce sorunu kabul etmek lazım. Sorarsanız onlara hiçbir kurum tam arıtmadan Marmara Denizine deşarj yapmadığını söylüyor. Külliyen yalan. Önce bunu kabul edeceğiz. Mustafa Hoca'ya döndüm ben dedim ki; 'Siz anlatıyorsunuz devamlı, bu kadar aratılmadan deşarj oluyor, denizin gibi böyle. Hocam bizi niye kandırıyorsunuz? Baksanıza adamlar hiç bir dirhen su arıtılmadan Marmara'ya deşarj edilmiyormuş.' "Eşim de bana aynı şeyi söyledi, Geçenlerde yine böyle bir toplantıdan sonra eve gittim. Dedim ki 'Hanım vallahi seninle benden başka kimse kirletmiyor bu Mamara'yı, onun için ayağını denk al, kendine gel' dedim" dedi. Maalesef bu konuda gerçek dışı konuşuyoruz.

Biz, belediyeler bu işi yapması gereken kurumlar konserler yapıyoruz. Hiç görevimiz değilken emeklilere para dağıtıyoruz. Hiç görevimiz değilken çiftçiye gübre dağıtıyoruz, mazot dağıtıyoruz. Asıl bizim görevimiz; Naz ve onun çağdaşlarına temiz bir ülke bırakmak. Onun için biz önce arıtmak zorundayız.

"Bursa'nın en zenginlerinin yaşadığı siteden arıtmadan denize deşarj ediliyor"

Buranın batısındaki sitelerin tamamının atık suyu denize gidiyor. Bursa'nın en zengin insanlarının yaşadığı siteden arıtmadan denize deşarj ediyorlar. Sorduğunuz zaman, 'biz derin deşarj yapıyoruz.' diyor. Derin deşarj dünyanın önemli yalanlarından biri ama bana sorarsanız teknik yalan. Ama onu da yapmaları mümkün değil. Biz bununla ilgili bir meclis olarak kararı aldık. Çaresizliğimizi anlatmak için söylüyorum, durumun vahametini anlatmak için. Meclis kararı aldık. Otuz- kırk- elli yıllık sitelere yazı yazdık gönderdik. Dedik ki; '6 ay içinde ya arıtma yapın yahut da foseptik yapın.'
6 ay geçti. Onlardan bize cevaplar gelmeye başladı. 'Ne yapacaksınız ki?' mealinde cevaplar ve biz bunlara bir yaptırım uygulayamıyoruz. Biz göreve geldik, 2,5 sene oluyor. Hala denize deşarj ediyorlar. Mevzuatta bununla ilgili bir çözüm bulamadık maalesef. Ve utanmıyorlar bundan, biz utanıyoruz."

"Derin deşarj kandırmacadır"

Dalgıç, BUSKİ'den aldıkları verilere göre tarımsal amaçlı kullanılan suyun evsel amaçlı kullanılan sudan 7-8 kat daha fazla olduğunu belirtti. Tarımsal su kullanımında aşırı gübre kullanımının önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Dalgıç, "Bizi yıllar yıllar önce kandırdılar. 'Marmara Denizi'nin mucizesi' dediler. 'Karşılıklı iki akış ve bir derin deşarj bizi bütün bu problemlerden kurtaracak' dediler ama bugün geldiğimiz noktada, çok büyük bir kandırmacı olduğu ortaya çıkıyor. Derin deşarj kandırmacadır. Arıtmadan bu denize bu suyu vermememiz gerekiyor" dedi.

"Bütün sahilleri dolduruyoruz" diyen Dalgıç, Mudanya sahilinde 4 balıkçı barınağının, 3 tane de kayıtlı endüstriyel balıkçı olduğunu söyledi. Dalgıç, endüstriyel balıkçılığın da önemli bir kirletici etkisi olduğunu belirterek, "Bizim çocukken yüzdüğümüz bütün plajlarda şimdi balıkçı barınakları var. Denize ulaşamıyoruz" dedi.

"Sorumluluk Tabiat Varlıkları Kurulu diye bir kurula verildi, personeli yok"

Marmara Denizi'nin özel koruma bölgesi ilan edildiğini hatırlatan Dalgıç, "Buradaki sorumluluk Tabiat Varlıkları Kurulu diye bir kurula verildi. Bu kurumun personeli yok. Bu kurumun bu konuda birikimi yok. Geçmişi yok. Hiçbir şeyi yok. Marmara'yı koruyacağız diye bize bu yoklukta bir ağaç iskele yaptırmayan Tabiat Varlıkları Kurulu organize sanayi bölgelerinin deşarjlarıyla ilgili hiçbir şey yapmıyorlar. Çünkü bilmiyorlar ne yapacaklarını. Her şeyi bırakması lazım yetkililerin. Bütün atık suları arıtmanın bir yolunu bulması lazım. Önceliğimiz bu olması lazım. Biz konser yapmadan da bu iş yürür ama öbür türlü bu iş olmayacak maalesef" diye konuştu.

Bütün dünya çapındaki araştırmaların gençlerin en büyük dertlerinden birinin iklim değişikliği olduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Dalgıç, bunun kendisine umut verdiğini dile getirdi. Dalgıç, "Çünkü büyük değişimler gençlerle olur. Gençlerin öncelikleri çok önemli" dedi.

"2,5 yıldır bir çakılmış çivi yok"

Dalgıç, atıksu arıtma tesislerinin İstanbul'dan bir farkı olmadığını, "İki buçuk senedir ben göreve başladığımdan beri daha yakından takip ediyorum, bir çakılmış çivi yok" dedi. Dalgıç, panelin çok yararlı olduğunu ve devamını planlayacaklarını belirtti. Dalgıç, "Her şeye rağmen canlılığımız var. Marmara Denizi bana göre dünyanın en güzel denizidir. Biz burada büyüdük, çok özel bir denizdir. Bir benzeri, eşi de yok dünyada. Dolayısıyla ona gerçekten sahip çıkmamız lazım" şeklinde konuşmasını tamamladı.

Bursa Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Şen, "Esas çığlık derinlerde. 30 metrenin altında" diyerek söze başladı. Gemlik Körfezi'nde hafif hafif müsilaj oluşumlarının gözlendiğini belirten Şen, şimdilik tehdit oluşmadığını fakat olmayacağı anlamına da gelmediğini belirtti. Şen, Marmara Denizi'ne kıyısı olan sekiz ilin arıtma tesislerinin ileri biyolojik arıtmaya çevrilmesi gerektiğini ifade etti. "Ekosistemin yapısını bozuyoruz" diyen Şen, Kocaeli Körfezi'ndeki çamuru çekmek için maliyetin 150 milyon dolar olduğunu belirterek, "Kirletmeyeceğiz" dedi.

Sualtı Fotoğrafçısı, Çevre Eğitmeni ve Sürdürülebilirlik Danışmanı Banu Camuzcu, sıcaklıkların artması, kirliliğin ve deşarjların artmasının Marmara Denizi'nin sualtı yapısını çok değiştirdiğini söyledi. Camuzcu, "Hepimizin bir karbon ayak izi var. bu ayak izmizin Marmara'ya kadar uzandığını biliyor olmamız gerekiyor" dedi.

Dalış, Cankurtaran ve arama kurtarma eğitmeni Hikmet Orakçı, canlı çeşitliliğinin sadece Türkiye'de değil diğer ülkelerde de gözlemlendiğini belirtti. Orakçı, çok fazla dolgu alanı olduğunu, bu nedenle dalgaların betona çarptığını, ölü alglerin tekrar denize gittiğini anlattı.

Bursa Su Kolektifi üyesi Caner Gökbayrak, "İklim krizi var deyip geçmek olmuyor. Neden iklim krizi var?" sorusuna yanıt verdi. Yeraltında milyarlarca yıl birikmiş karbonun, doğalgazın çıkarılarak havaya verildiğini, bu nedenle havada büyük miktarda karbondioksit birikimine neden olunduğunu söyleyen Gökbayrak, Sanayi Devriminden itibaren karbonun havanın ısınmasına neden olduğunu belirtti. Gökbayrak, karbon yutakları olan okyanusların, denizlerin, ormanların, sulak alanların insan tarafından zarar gördüğünü söyledi.

Bursa Çamlıca Anadolu Lisesi Öğrencisi Naz Çalışır, iklim değişikliğinin günlük hayatlarının bir parçası olduğunu belirterek, "Çevre konusu gençler arasında giderek daha fazla tartışılıyor. Çünkü gelecekte nasıl bir dünyada yaşayacağımızı merak ediyoruz. Biz gençler sadece sorunları duymak istemiyoruz, çözümünde bir parçası olmak istiyoruz" diye konuştu.

Panelin sonunda konuşmacılar izleyicilerden alkış topladı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.