SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bursa Su Kolektifi: Sermayenin iştahı gölleri kuruttu

Bursa Su Kolektifi, İznik Gölü ve Uluabat Gölü'nün sermaye tarafından nasıl kirletildiğini anlatarak, "Sermayenin iştahı gölleri kuruttu" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 21.01.2022 15:30
bursaport.com

Bursa Su Kolektifi üyeleri, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde düzenlediği basın açıklamasının dokuzuncusunu gerçekleştirdi. Basın açıklamasında İznik Gölü'nün suyunun sermaye tarafından nasıl kullanıldığı anlatıldı. Açıklamanın ardından İznik Gölü'yle ilgili bilgi edinme dilekçesi İl Müdürlüğü'ne verildi. 

Basın açıklamasını Bursa Su Kolektifi adına Ferhan Küçük ve Şehnaz Bayraktar okudu. Nazım Hikmet'in İznik Gölü için yazdığı "Bu göl İznik gölüdür. Durgundur. Karanlıktır. Derindir. Bir kuyu suyu gibi içindedir dağların." dizelerinin hatırlatıldığı açıklamada Ferhan Küçük, şu ifadeleri kullandı. 

"Önemli bir sulak alan durumundaki İznik gölü ve çevresinde başta su kirliliği olmak üzere, hava kirliliği, aşırı tarım ilacı ve gübre kullanımına bağlı toprak kirliliği ve katı atık kirliliği yaşanmakta ve sözü edilen kirlilik her geçen yıl hissedilir derecede artmaktadır."

Gemlik Gübre fabrikasının yıllık 18 milyon metreküp suyu İznik gölünden alması, gölün batı kıyısında Orhangazi yöresinde sulu tarım faaliyetlerine uygun 1.sınıf tarım arazilerinin amacı dışında yanlış kullanımı İznik gölü ve çevresinin geleceğini tehlikeye attığı vurgulandı: 

"Göle yakın tüm yerleşmelerin kanalizasyon ve atık suları da göle verilmekte ve göl sularında giderek artan bir kirlilik oluşmaktadır. Gölde kirlenme İznik ve Orhangazi ile Sölöz deltası kıyılarında oldukça yüksek bir düzeye ulaşmış ve belirgin bir hale gelmiştir. İznik’te bulunan Marmara Birlik Zeytin İşleme tesisleri, Orhangazi’deki İspak endüstri tesisleri ile Orhangazi mezbahası bu kirlenmede önemli rol oynamaktadır. Kirlenmenin ötesinde, gelecek dönemlerde tarımsal üretim ve gıda maddeleri bakımından ithalata ve dışarıya bağımlı hale getirecek bir endüstri politikası izlenmektedir. İlçe belediyesi tarafından 1. sınıf tarım arazilerinin üzerine endüstri tesisleri kurulmasına izin verilmekte, bu talana göz yumulmakta hatta 'ÇED olumlu' veya 'ÇED gerekli değildir' kararı alınmadan yapı ruhsatı verilmektedir."

Uluabat Gölü’nün 1998 yılında Çevre Bakanlığı tarafından RAMSAR koruma bölgesi olarak belirlenip koruma altına alındığı, ardından 4. Uluslararası EXPO 2000 konferansında Uluslararası Yaşayan Göller Ağı arasına dahil edildiği belirtildi. Uluabat Gölü havzası ve civarındaki arazilerden kaynaklanan çökelti taşınımı ve kirlenme problemlerinin gölde su ve sediment kalitesinin bozulmasına, kirlenmesine veya tamamen yok olmasına neden olacak tehditler oluşturduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye’den Uluslararası Yaşayan Göller Ağı’na üye olan Uluabat Gölü kentleşme, sanayileşme, kirlilik, rüzgâr tribünleri, taş-maden ocakları nedeniyle tehlike altında bulunmaktadır. Yetkililerden gölün korunması için acil önlemler almalarını talep etmekteyiz. Sermaye, ortak varlıklarımız olan bütün değerlerimizi kendisi için sınırsız rant alanı olarak görmekte, bu emellerine yasal kılıf uydurmak için de siyasi iktidarın gücünü sonuna kadar kullanmaktadır."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar