Muğla Milas'taki Akbelen Ormanı'nda ağaç kesimine karşı çıkan 22 çevreci gözaltına alındı. Bursa Su Kolektifi'nden iki üye, Caner Gökbayrak ve Yavuz Emre, bugün açılan kamu davasında ifade verdi. Adliye önünde basın açıklaması gerçekleştiren kolektif, yaşam savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 07.03.2025 12:55
Haber Güncellenme Tarihi: 08.03.2025 00:35
Muhabir:
Haber Merkezi
https://www.bursaport.com
Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’nda yapılan ağaç kesimine karşı mücadeleye katılan Bursa Su Kolektifi üyeleri Caner Gökbayrak ve Yavuz Emre, Akbelen'de 22 çevre savunucusu ile gözaltına alınmış, yurt dışı yasağı konularak ertesi gün serbest bırakılmışlardı. Açılan kamu davası sonrasında bugün Gökbayrak ve Emre Bursa Adalet Sarayı'nda ifade verdi.
Bursa’dan bir grup çevre aktivisti, hukuksuz ağaç kesimine karşı barışçıl protesto düzenlemek ve köylerinden ayrılmaları istenen İkizköylülerle dayanışma göstermek amacıyla 29 Temmuz 2023’te Milas’a gitti. Ancak İkizköy girişinde güvenlik güçlerinin barikatıyla karşılaştılar ve bölgeye girişlerine izin verilmedi. Yetkililerden bu yasağa dair resmi bir karar talep edildiğinde, böyle bir kararın olmadığı belirtilmesine rağmen engelleme sürdü.
Gözaltılar ve Hukuki Süreç
Aktivistler, yan taraftaki bir tarladan geçerek bölgedeki diğer yaşam savunucularına katılmak istedi. Ancak güvenlik güçleri müdahale ederek Caner Gökbayrak ve Yavuz Emre gözaltına aldı. Aynı gün, İkizköy girişinde 22 kişi daha gözaltına alındı.
Ertesi gün sabah erken saatlerde mahkemeye çıkarılan aktivistlere yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Daha sonra güvenlik güçlerinin sunduğu iddialar doğrultusunda ek olarak haftada iki gün imza verme ve Akbelen Ormanı’na giriş yasağı kararı alındı. İkinci duruşmada itiraz hakkı tanınmadı ve mahkeme yasakları kaldırmadı. Sekiz ay boyunca aktivistler, bu kısıtlamalara uymak zorunda bırakıldı.
Yeni Soruşturma
Milas Savcılığı tarafından yaklaşık bir ay önce yeni bir iddianame hazırlanarak Akbelen Ormanı’ndaki ağaç kesimine yönelik protestolarla ilgili soruşturma yeniden başlatıldı. Bugün mahkemeye çıkan Gökbayrak ve Emre, haklarında yöneltilen suçlamalara karşı ifade verdi.
İfadelerinin ardından Bursa Uluyol Adalet Sarayı önünde Bursa Su Kolektifi üyeleri basın açıklamasında bulundu. Açıklamayı, kolektif adına Hüseyin Gün okudu. Gün, "Akbelen Ormanını yok edilişi temelde kanunsuzca bir uygulamaya dayanıyordu. Ağaçların kesimine başlandığı tarihte Orman Bakanlığınca verilen kesim izin süresi dolmuştu. Resmi sayı olarak 18 bin, gerçekte 65 bin ağaç izinsiz kesildi. Daha da önemlisi Akbelen Ormanı, mahkeme kararıyla kapatılması onaylanan termik santrallere kömür sağlamak için katledildi" dedi.
65 bin ağaç kesildi
Muğla'daki 3 kömürlü termik santral Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santralleri 1996 yılında Danıştay tarafından onaylanan mahkeme kararıyla kapatıldığı halde bu güne kadar kanunsuzca çalıştırılmaya devam edildiğini hatırlatan Gün, açıklamasına şöyle devam etti:
"AİHM Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2005 yılında santrallerin kapatılması gerektiğine hükmederek Türkiye Cumhuriyeti devletinin kapatma kararına uyması gerektiğine hükmetti. Yeniköy ve Kemerköy kömürlü termik santralleri için Mahkeme kapat dediği halde kanunsuzca 2014 yılında AKP yandaşı Limak Holding’e özelleştirildi. Halkın direnişine karşın 2023'te katledilen Akbelen Ormanında kanunen kapatılması zorunlu santraller için 65 bin ağaç kesildi.
Ağaç kesimine karşı halkın direnişi büyüdü. Binlerce yurttaş Akbelen Ormanı yok edilme kararına karşı duruş sergilemek için Akbelen'e akın etti. Türkiye'nin en büyük kurumları TMMOB, Barolar, TTB, muhalif partiler ve daha yüzlerce kurum Akbelen'e gelerek katliama karşı duruşunu gösterdi.
Akbelen’e gelen yurttaşlar güvenlik güçlerinin keyfi engellemeleri, gaz, cop ve baskılarına maruz kaldı. Kesimden sonra ağaçların altından çıkan antik yapılar da yok edildi. İkizköylüler yüzlerce patlatma, iş makinesi ve kamyonla aylar boyunca sağlıksız, çok yoğun toz bulutuyla yaşamak zorunda bırakıldı. Uzmanların uyardığı gibi Akbelen Ormanından toprak altına geçerek Bodrum içme suyu barajını dolduran su yok edildi. Tatilcilerin gözde mekanı Bodrum halkı, kömür çıkarmak için açılan devasa çukur sayesinde susuz kaldı."
Orman katliamından bir yıl sonra Limak İçtaş'ın Akbelen Ormanı altında çalışmaları durdurduğunu söyleyen Gün, bölgede beklendiği gibi kömür olmadığını ekledi. Gün, "Böylelikle Akbelen Ormanının altındaki kömür varlığını araştırmak için sondaj bile yapılmadan katledildiği ortaya çıktı. Bugün yalnızca 1,5 yıllık Akbelen Ormanı katliamına ve sonrasındaki gelişmelere baktığımızda adaleti şirketlere kanunların da üstüne çıkarak verilen sınırsız özgürlüğün yanında yaşamı savunan yoldaşlarımıza bugün olduğu gibi asılsız suçlamalar ve adli soruşturmalarla zan altında bırakılmak istediğini görüyoruz. Bu uygulamalara karşı duruşumuzu bugün burada bir kez daha göstererek, haksız yere asılsız suçlamalarla soruşturma yürütülen arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu bildiriyoruz" dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Akbelen'de doğayı savunanlar yargılanıyor
Muğla Milas'taki Akbelen Ormanı'nda ağaç kesimine karşı çıkan 22 çevreci gözaltına alındı. Bursa Su Kolektifi'nden iki üye, Caner Gökbayrak ve Yavuz Emre, bugün açılan kamu davasında ifade verdi. Adliye önünde basın açıklaması gerçekleştiren kolektif, yaşam savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’nda yapılan ağaç kesimine karşı mücadeleye katılan Bursa Su Kolektifi üyeleri Caner Gökbayrak ve Yavuz Emre, Akbelen'de 22 çevre savunucusu ile gözaltına alınmış, yurt dışı yasağı konularak ertesi gün serbest bırakılmışlardı. Açılan kamu davası sonrasında bugün Gökbayrak ve Emre Bursa Adalet Sarayı'nda ifade verdi.
Bursa’dan bir grup çevre aktivisti, hukuksuz ağaç kesimine karşı barışçıl protesto düzenlemek ve köylerinden ayrılmaları istenen İkizköylülerle dayanışma göstermek amacıyla 29 Temmuz 2023’te Milas’a gitti. Ancak İkizköy girişinde güvenlik güçlerinin barikatıyla karşılaştılar ve bölgeye girişlerine izin verilmedi. Yetkililerden bu yasağa dair resmi bir karar talep edildiğinde, böyle bir kararın olmadığı belirtilmesine rağmen engelleme sürdü.
Gözaltılar ve Hukuki Süreç
Aktivistler, yan taraftaki bir tarladan geçerek bölgedeki diğer yaşam savunucularına katılmak istedi. Ancak güvenlik güçleri müdahale ederek Caner Gökbayrak ve Yavuz Emre gözaltına aldı. Aynı gün, İkizköy girişinde 22 kişi daha gözaltına alındı.
Ertesi gün sabah erken saatlerde mahkemeye çıkarılan aktivistlere yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Daha sonra güvenlik güçlerinin sunduğu iddialar doğrultusunda ek olarak haftada iki gün imza verme ve Akbelen Ormanı’na giriş yasağı kararı alındı. İkinci duruşmada itiraz hakkı tanınmadı ve mahkeme yasakları kaldırmadı. Sekiz ay boyunca aktivistler, bu kısıtlamalara uymak zorunda bırakıldı.
Yeni Soruşturma
Milas Savcılığı tarafından yaklaşık bir ay önce yeni bir iddianame hazırlanarak Akbelen Ormanı’ndaki ağaç kesimine yönelik protestolarla ilgili soruşturma yeniden başlatıldı. Bugün mahkemeye çıkan Gökbayrak ve Emre, haklarında yöneltilen suçlamalara karşı ifade verdi.
İfadelerinin ardından Bursa Uluyol Adalet Sarayı önünde Bursa Su Kolektifi üyeleri basın açıklamasında bulundu. Açıklamayı, kolektif adına Hüseyin Gün okudu. Gün, "Akbelen Ormanını yok edilişi temelde kanunsuzca bir uygulamaya dayanıyordu. Ağaçların kesimine başlandığı tarihte Orman Bakanlığınca verilen kesim izin süresi dolmuştu. Resmi sayı olarak 18 bin, gerçekte 65 bin ağaç izinsiz kesildi. Daha da önemlisi Akbelen Ormanı, mahkeme kararıyla kapatılması onaylanan termik santrallere kömür sağlamak için katledildi" dedi.
65 bin ağaç kesildi
Muğla'daki 3 kömürlü termik santral Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santralleri 1996 yılında Danıştay tarafından onaylanan mahkeme kararıyla kapatıldığı halde bu güne kadar kanunsuzca çalıştırılmaya devam edildiğini hatırlatan Gün, açıklamasına şöyle devam etti:
"AİHM Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2005 yılında santrallerin kapatılması gerektiğine hükmederek Türkiye Cumhuriyeti devletinin kapatma kararına uyması gerektiğine hükmetti. Yeniköy ve Kemerköy kömürlü termik santralleri için Mahkeme kapat dediği halde kanunsuzca 2014 yılında AKP yandaşı Limak Holding’e özelleştirildi. Halkın direnişine karşın 2023'te katledilen Akbelen Ormanında kanunen kapatılması zorunlu santraller için 65 bin ağaç kesildi.
Ağaç kesimine karşı halkın direnişi büyüdü. Binlerce yurttaş Akbelen Ormanı yok edilme kararına karşı duruş sergilemek için Akbelen'e akın etti. Türkiye'nin en büyük kurumları TMMOB, Barolar, TTB, muhalif partiler ve daha yüzlerce kurum Akbelen'e gelerek katliama karşı duruşunu gösterdi.
Akbelen’e gelen yurttaşlar güvenlik güçlerinin keyfi engellemeleri, gaz, cop ve baskılarına maruz kaldı. Kesimden sonra ağaçların altından çıkan antik yapılar da yok edildi. İkizköylüler yüzlerce patlatma, iş makinesi ve kamyonla aylar boyunca sağlıksız, çok yoğun toz bulutuyla yaşamak zorunda bırakıldı. Uzmanların uyardığı gibi Akbelen Ormanından toprak altına geçerek Bodrum içme suyu barajını dolduran su yok edildi. Tatilcilerin gözde mekanı Bodrum halkı, kömür çıkarmak için açılan devasa çukur sayesinde susuz kaldı."
Orman katliamından bir yıl sonra Limak İçtaş'ın Akbelen Ormanı altında çalışmaları durdurduğunu söyleyen Gün, bölgede beklendiği gibi kömür olmadığını ekledi. Gün, "Böylelikle Akbelen Ormanının altındaki kömür varlığını araştırmak için sondaj bile yapılmadan katledildiği ortaya çıktı. Bugün yalnızca 1,5 yıllık Akbelen Ormanı katliamına ve sonrasındaki gelişmelere baktığımızda adaleti şirketlere kanunların da üstüne çıkarak verilen sınırsız özgürlüğün yanında yaşamı savunan yoldaşlarımıza bugün olduğu gibi asılsız suçlamalar ve adli soruşturmalarla zan altında bırakılmak istediğini görüyoruz. Bu uygulamalara karşı duruşumuzu bugün burada bir kez daha göstererek, haksız yere asılsız suçlamalarla soruşturma yürütülen arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu bildiriyoruz" dedi.
En Çok Okunan Haberler