
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi, Sağlık Bakanlığı'nın sağlık çalışanlarının izinlerini, emekliliklerini ve istifalarını durdurduğu genelgeye basın açıklamasıyla tepki gösterdi.
KESK Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen basın açıklamasını SES Bursa Şube Başkanı İrfan Açık okudu.
Türkiye'de 1 Kasım itibari ile Sağlık Bakanlığı verilerine göre; yeni hasta sayısı 2,106 kişiye, can kaybı 74 kişiye yükseldiğinin açıklanmasına rağmen gerçek rakamların daha fazla olduğunu kaydeden Açık, "Eşitsizliklerin kendisi COVID-19'un yayılması ve ölümcüllüğünün artması gibi bir işlev görmüş, dezavantajlı sınıflar daha çok hasta olmuş ve daha çok ölmüştür ama bu sermayenin umurunda bile olmamıştır." dedi.
"Tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi COVID-19 hastalığında da çalışanlar arasında en yüksek enfeksiyon riski olan meslek grubu sağlık çalışanlarıdır." denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Yapılan birçok bilimsel çalışmada çeşitli ülkelerden elde edilen verilere göre sağlık çalışanlarında COVID-19 sıklığı toplumun çok üstündedir. Açıklamanın yapıldığı bu saate kadar 132 sağlık çalışanı hayatını kaybetti ve 40 binin üzerinde sağlık çalışanı enfekte oldu. Uluslararası Çalışma Örgütü gibi kuruluşlar ve 129 ülkenin meslek hastalığı olarak kabul ettiği bu durum yasal düzenlemelerimize göre meslek hastalığı veya iş kazası olarak tanımlanmasına rağmen bildirim yaptırılmaması ekonomiye yükünden dolayı engellenmektedir. Yine salgının en ön safında mücadele etmesine ve salgının bitirilmesinde kilit faktör olan sağlık emekçilerinin de aynı kaygıdan olsa gerek, temel ücreti arttırılmamakta; verdikleri 3600 ek gösterge sözü yerine getirilmemektedir."
"Genelge ile sağlık emekçilerin,n mağduriyeti arttırıldı"
26-30 Ekim haftasının "Sağlık çalışanları için küresel eylem haftası" ilan edildiğini hatırlatan Açık, açıklamada şunları dile getirdi:
"Emekçisine ayıramadığı bütçeyi, topladığı vergiden doldurduğu kasayı, birkaç iş adamına akıtılan dolarlar koruyucu sağlık hizmetine, sosyal güvenlik ve sosyal devlet düzenlemeleri için kullansaydınız, fabrikalardan, metrolardan, dolmuşlardan, yoksul mahallelerinden yayılmazdı salgın. Pandemiyi de devlet yönetir, halk değil. Halkı sorumlu tutup, yükü de sağlıkçıya yıkıp, toplumsal dayanışmayı bozamasınız. Bu bir toplumsal durum ve hep birlikte üstesinden gelmek zorundayız. Daha dikkatli açıklamalar ve düzenlemeler yapmalısınız.
Sağlık emekçilerinin bütün uyarılarına kulak tıkayan hükümet sürecin başından beri alınması gereken hiçbir toplumsal önlemi almamış durumdadır. Sağlık alanında örgütlü emek ve meslek örgütleri defalarca sonbahar aylarıyla birlikte gribin de eklenmesiyle sağlık krizinin derinleşeceği uyarısında bulunmuştur. Ancak buna rağmen 25 milyondan fazla yurttaşın grip aşısına ulaşımı engellenmiş durumdadır. Ne toplumsal alanda ne de sağlık alanında önlem almayan hükümet Salı günü yayınladığı genelgeyle pandemiyle mücadelede temel stratejisinin sağlık emekçilerini öldüresiye çalıştırmak olduğunu tekrar ilan etmiştir. Sağlık Bakanlığı'na ayrılan bütçenin de bizlere söylediği sağlık alanına aşı başta olmak üzere herhangi bir yatırım yapılmayacağı, sağlık emekçisi sayısının arttırılmayacağı, bunların yerine şehir hastaneleri aracılığıyla müteahhitlerin zengin edilmeye devam edeceğidir.
Sağlık emekçileri uzun süredir tükendiklerini ifade etmektedir. Sağlık Bakanlığı bu konuda herhangi bir adım atmazken yayınladığı genelge ile sağlık emekçilerinin mağduriyetlerini daha da arttırmış durumdadır."
Sağlık Bakanlığı'na çağrı
Sağlık emekçilerinin en temel insan hakları olan yaşama hakkı ve dinlenme hakkının yok sayıldığını ifade eden Açık, Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulunduklarını söyledi:
"Atama bekleyen binlerce sağlık emekçisinin derhal kadrolu, güvenceli ataması yapılmalıdır
Haksız, hukuksuz şekilde işlerinden edilmiş hepsi de uzun yıllarını meslekte geçirmiş tecrübeli insanlar olan KHK'li sağlık emekçileri işlerine döndürülmelidir.
Güvenlik soruşturması sebebiyle işe başlatılmayan sağlık emekçileri bir an önce işlerine başlatılmalıdır.
Pandemi yönetiminde sağlık alanındaki emek ve meslek örgütleri karar alma süreçlerine dahil edilmelidir.
Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığı kapsamına alınmalı,
Sağlıkta şiddet önlenmeli,
Bütün sağlık emekçilerinin temel ücretleri yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde düzenlenmelidir.
Kronik hastalığı olan ve 65 yaş üstü tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine idari izin verilmelidir."
Açık, yetkili sendikanın sağlık emekçilerinin sorunlarıyla ilgilenmek, taleplerini alana taşımak yerine iktidarla ters düşmemek adına sessizliğini koruduğunu belirterek, tüm sağlık emekçilerine örgütlenme çağrısında bulundu.