
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için mutlak butlan kararı verdi. Mahkeme, 4-5 Kasım 2023'te CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nın iptaline hükmetti .
Böylece Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine döndü.
Kurultayın iptal edilmesiyle o tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ve alınan kararlar da hükümsüz kaldı.
KILIÇDAROĞLU, ÖZEL'E “KURULTAY'A GİDELİM” DEDİ Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun telefonda görüştüğü bildirildi. Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verdi.
Buna göre görüşmede Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmek niyetini dile getirdi. Özel ise memnuniyetle karşıladı. Bu konuyu kendi arkadaşları ile değerlendireceğini söyleyen Özel, Kılıçdaroğlu'na dönüş yapacağını belirtti.
Sönmez, "En hızlı zamandan kastınız ne olabilir?" sorusuna, "'En hızlı' demedik. En uygun zaman. Buna bir takvim koymadık. Uygunlukla ilgili tabii ki benim bir şey söylemem mümkün değil." cevabını verdi.
"Yüz yüze görüşme konusunda bir niyet belirtildi mi?" sorusunu Sönmez, "Bu görüşmenin içeriğinde öyle bir şey yok." diye yanıtladı.
Özgür Özel de CHP Genel Merkezinde önünde toplanan kalabalığa akşam saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesini anlattı.
Özel şunları söyledi:
"Dedim ki, 'Sokağı görüyor musun, milleti duyuyor musunuz, bu partinin baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşındaki teyzemi, 15 yaşındaki evladı görüyor musunuz?, Türkiye'nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz?'
Bugün Türkiye'den 65 baro isyan ediyor, bugün Türkiye'nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, siyasi partileri en sağdan en sola tüm dostlar yan yana duruyor, 'Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir' diyor ve sizden bir şey bekliyor. Bir soru aldım, 'Siz ne diyorsunuz diye?' Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz."
"SANDIK GELECEK"
Özel, ardından konuşmasını şöyle sürdürdü:
"CHP delegesinin, üyesinin önünde Atatürk'ün sandığı gelecek. Bu milletin önüne ise seçim sandığı gelecek. İktidar değişecek. Bu meydanın gücüyle sandığı da getireceğiz. Emekçinin de emeklinin de hakkını alacağız. Gençlerin umudu olacağız. Sizin gücününüz bir araya getirmek şart. Hemen şimdiden kurultay için harekete geçiyoruz. Önce kurultay sandığını kurtaracağız. Sonra da seçim sandığını kurtaracağız. Bu ülkenin geleceğini kurtaracağız. Bu mücadeleyi yarı yolda bırakamayız.
Bu yürüyüş durmayacak benden size söz. Bu yürüyüş mağdurların, mazlumların, iyilerin, yoksulların, çalışkanların, dürüstlerin haysiyet yürüyüşüdür, onur yürüyüşüdür, iktidar yürüyüşüdür. Dayanışmayı, örgüt örgüt, meydan meydan, adım adım adım büyüten tüm siyasi partilere, siyasi partilere, sivil topluma, meslek odalarına, Barolara yürekten teşekkür ediyorum.
"BOYKOTSA BOYKOT, GREVSE GREV"
Bu meydanın gücüyle sandığı getireceğiz. Emekçinin hakkını alacağız. Emekçinin hakkını, emeklinin hakkını alacağız. Gençlerin umudu olacağız. Her çağrıldığınızda meydanlarda dolup taşmaya var mısınız?
Sizin gücünüzü bir araya getirmek şart. İcabında tüketimden gelen gücü kullanmaya var mısınız, icabında hayatı durdurmaya var mısınız, icabında toplu direnişte, mücadeleye var mısınız, boykotsa boykot grevse grev sonana kadar direniş var mısınız? İşte bu sesler geleceği kurtracak olanlardır.
"ŞAHLIĞINA GÜVENEN GÜN GELİR MAT OLUR"
Gün gelir çivisi çıkar dünyanın, konuşamayanlar hatip, şifa veremeyenler tabip, yazamayanlar katip olur. Ama yine öyle bir gün gelir ki işler ters döner, aldatan bir gün sadakat için, çalan bir gün adalet için, döven bir gün şefkat için yalvarır. Piyon deyip geçme gün gelir şah olur, şaha da fazla güvenme gün gelir mat olur. Şaha da söylüyorum, şaha güvenenlere de bu milleti küçük görmeyin, tektir, yalnızdır bu oyunda yalnızdır demeyin, gün gelir şah olur, şahlığına güvenen de gün gelir mat olur.
Piyonları şah yapacağız, ayakları baş edeceğiz, kibirli olanlara yeter diyeceğiz. Bu milleti karınca görüp ezerim sanmayın, karıncanın kardeşi var, o da bu meydanın kendisidir. Buraya dertten, tasadan kurtulmaya, buraya zulme direnmeye, buraya adaletsizliğe karşı meydan okumaya geldiniz. Siz bu ülkenin, bu milletin, bu halkın kurtuluşusunuz. Mücadele edenler kazanacak."