
CHP'nin Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitinginin İstanbul'da bu haftaki durağı Beykoz oldu. Mitingde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"İstanbul, İstanbulluların yıllarca Tayyip Bey'in adamlarına verdikleri oylarla yönetilirken herkes sandığa, milli iradeye saygı duyuyordu. Gün oldu İstanbullu dedi ki Tayyip Erdoğan'a 'artık yeter. Bu defa senin belirlediğin değil benim seçtiğim birisi bu şehri yönetecek.'
Bizim adayımız 3 defa bu Tayyip Bey'in adayını yendi. Yetmedi daha sonra Murat Kurum'a karşı sizin kardeşiniz Ekrem İmamoğlu'nu bir kez daha seçen İstanbullu AKP'nin adayını bir kez daha yendi. İstanbul'un iradesine saygı duymayanlar bundan 294 gün önce Ekrem Başkan'ın evine sabahın köründe polisimizi yollayarak ve orada gözaltı işlemi yaparak, değerli eşinin yanından sanki bir suçluymuş gibi alıp götürerek bir darbeye giriştiler.
Yapılan bir sonraki Cumhurbaşkanına yönelik bir darbeydi. Bu darbeye direnmekten başka çare yoktu. İşte o gün bir çağrı yaptık. Her darbenin siyasi hedefinin yanında sembolik hedefi olur. Dedik ki darbeye teslim olmayacağız. Bu binadan çıkmayacağız. Bu binaya Ekrem Başkan'ı kim oturttuysa onları çağıracağız dedik. Bir çağrı yaptık. 10 gün boyunca yan yana gelmemiz valilikçe yasaklandı. Dediler bitti bu iş. Dedim ki ne olacaksa bu gece olacak. Biz balkona çıktık Saraçhane'ye çağrı yaptık. Onlar otobüsleri, metroları, vapurları, hatta köprüleri kapattılar. O gün tam bu saatlerde Saraçhane'ye yürüyerek, bütün engelleri aşarak, bariyerleri yıkarak 110 bin kahraman geldi. Birçoğunuz oradaydınız. O ilk gece oradaki 110 bin kişiye, İstanbul Üniversitesi'nden gelen üniversiteli gençlere, oraya akan tüm İstanbullulara, milyonlar olup orayı sonraki günler dolduranlara ve Ocak ayının üçünde Çankırı'da meydanı dolduranlara ve burada yağmur altında saatlerce bekleyip Beykoz'u dolduranlara selam olsun, helal olsun.
Bu meydanda psikolojik üstünlük vardır. Bu meydanda çoğunluk enerjisi vardır. Elinde sonunda haklı olan kazanacak. Bu gece evinde pijamayı çekip TV izlemek yerine, yağmur altında buraya gelenler kazanacak.
İBB için hazımsızlık yapanlar, Beykoz'u da hazmedemediler. İlk geceden seçim sonuçlarına itiraz edip, 50 tane takla atıp Beykoz'u elimizden almaya çalıştılar, ama biz oyunuza sahip çıktık, mazbatamızı aldık.
Alaattin Köseler'e sordukları soru şu: 67 bin lira özel kalemine göndermişsin. Bu para ne parası? Köpürttüler, köpürttüler. Sonra ortaya çıktı ki bu para Alaattin Köseler'in verdiği bir yeminin parasıymış. Uçak, yemek vb için belediye parası harcamayacağım diyen adamın uçak ve yemek parasıymış bunlar.
Alaattin Başkan'ın nihayet iddianamesi yazıldı, mahkemeye çıktı, sorulanları cevaplayınca, kumpaslar tek tek dökülünce, mahkemeyi gören hâkim tutukluluğunun kaldırılmasına karar verdi. Köseler kalktı geldi, sizle kucaklaştı. Tam göreve iade zamanı gelmişti ki bir şey oldu. Köseler yokken başkanvekili olan şahsa gel bir anlaşma yapalım dediler. Bir anda 67 bin liralık uçak, yemek parasını cebinden ödeyen adamı, ertesi gün tutuklatıp Silivri'ye götürdükleri günün hemen ertesinde, güya CHP'li olan, Köseler gözaltına alınınca AKP'ye 'irade hırsızları' diyen, 'hırsızları defetmeye geldik diye tweet atan' o kişi, 9 Eylül günü Köseler'in özgürlüğünü takas ederek AKP'ye geçti. Sizin oylarınızı AKP'ye peş keş çekti. Haram zıkkım olsun. İşte bunlar bu ahlakın insanlarıdır. Bunların hazmetme kapasitesi böyledir.
Köseler er ya da geç çıkacak, o belediyeye gelecek. Ne yaparsanız yapın, isterseniz hepimizi alın, isterseniz sonraki seçime kadar içerde tutun. And olsun ki bu ellerimle bu Beykoz el değiştirirken aldığımız Atatürk resmini geri asacağım. Beykoz'daki AKP'lilere söylüyorum: Sizin seçimle kazanamadığınız yere böyle çirkinlikle çökülmesi sizin içinize sinmez. Bu belediyeyi bu hırsızlardan geri alacağım.
Atanmış savcılarla, atanmış hakimlerle belediye alacağımıza 50 yıl daha almayalım daha iyi. Eğer patron milletse, gelin birlikte oy verelim Erdoğan, Beykoz'un önünde tekrar kantara çıkalım, tekrar seçimleri yenileyelim, var mısınız?
Aydın'da, Gaziosmapaşa'da, Bayrampaşa'da, Beykoz'da, Söke'de yargı oyunlarıyla belediyelerimizi elimizden aldığını sanıyorsun. Cesaretin varsa buralarda sandığı koyalım, kararı millet versin.
Erdoğan bugün konuşmasında montaj videoları oynattı. Kendince CHP'ye sataştı. Sürekli rakam verdi. Ama iki rakamı hiç anlamdı. 28 bin 75 lira demedi. 18 bin 970 lira demedi. Ne asgari ücret dedi ne de emekli maşına zam dedi. 30 bin lira açlık sınırı varken buna maaş değil harçlık denir! Başka konulara gelince atıp tutuyor, emekli maaşına gelince suspus. Siz hak ettiğinizi alana kadar nöbete geçecek CHP grubuna bir alkış. CHP Grubu yarın akşam meclis kapanana kadar mücadeleyi terk etmeyecek. Emekliler için nöbete geçeceğiz.
Emeklinin kıyma kadar değeri olsaydı bugün emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. Kaşar peyniri kadar değeri olsaydı bugün maaşı 37 bin 800 lira olacaktı. Bu 19 bin liralık maaşlara seyyanen zam yapılması için mücadele edeceğiz.
CHP'nin düşmanı AKP'nin kara düzenidir. Aç bırakana, yoksul bırakana, işsiz bırakana karşı CHP'liler bütün demokratlarla bir aradadır.
Bir yandan hem bu kadar kötülük yapacak hem dünya lideri pozlarını oynayacak. Sen dünya lideri değil, yerel bir otokratsın. Biz cumhurbaşkanlığı makamı güçlü olsun isteriz ama Erdoğan Trump ilişkisi bir tehlikedir. Kendi için korkmaktadır. Erdoğan ABD'den icazet alıyor.
Bu şehrin yarınlarında da ülkenin yarınlarında da CHP olacak, İmamoğlu olacak, Mansur Yavaş olacak.
Tayfun Kahraman hakkında AYM ihlal kararı verdi. HSK Başkanı Bakan'a sesleniyorum. Gezi Direnişi yaşarken Tayfun kardeşimizi AYM haklı görmüştür. Adaleti tesis etmenin zamanı gelmiştir.
Daha iddianamesi hazırlanmamış belediye başkanlarımız var. Maduro'yu götürenler gibi 1 yıldır evli olmayan belediye başkanlarımızı evlerinden alıp götürdüler. Tüm belediye başkanlarımız tutuksuz yargılanmalıdır. Duruşmalar canlı yayınlanmalıdır. Savcısına güvenenler, Ak toros çetesini atayanlar iftiralarını söylemeli, biz de cevaplarını vermeliyiz. Beykoz'da yüz yüze bakıyoruz. Tutuksuz yargılama istiyoruz."