TMMOB’dan Kirazlıyayla uyarısı: 'Maden çökmesi çevre felaketidir'

Bursa Yenişehir Kirazlıyayla’da maden atık depolama alanında yaşanan çökme sonrası TMMOB Bursa, ağır metal kirliliği ve içme suyu riskine dikkat çekerek sürecin şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

Haber Giriş Tarihi: 04.02.2026 14:34
Haber Güncellenme Tarihi: 04.02.2026 14:34
https://www.bursaport.com

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, MEYRA Mühendislik Proje ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilen “İR.200610145 Nolu Kurşun-Çinko-Bakır Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi”ne ait atık depolama alanında 27 Ocak 2026 tarihinde meydana gelen çökme, tepkilere neden oldu. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu ile Bursa Akademik Odalar Birliği, yaşanan olayın bir “iş kazası” değil, açık bir çevre felaketi olduğunu belirtti.

Kirazlıyayla Köyü'nde maden faaliyetinin olduğu alanda yapılan açıklamada, çökmenin doğayı, su kaynaklarını, tarım alanlarını ve bölge halkının sağlığını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Açıklamada, madencilik faaliyetlerinde bilimsel ilkelere, mühendislik esaslarına ve mevzuata uyulmamasının ağır sonuçlar doğurabileceğinin bir kez daha görüldüğü ifade edildi.

“Felaket öngörülemez miydi?”

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu ve Bursa Akademik Odalar Birliği, mevcut ÇED raporlarında faaliyet alanında heyelan riski bulunduğunun, iklim değişikliği kaynaklı aşırı yağışların etkili olabileceğinin ve yüksek kil içerikli atık nedeniyle kuru depolamanın uygun olmadığının açıkça belirtildiğine dikkat çekti. Buna rağmen gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının belirsiz olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu sorular yöneltildi:

“Gerekli jeoteknik ve duraylılık analizleri yapılmış mıdır? Bakanlıkların talep ettiği su yapıları mühendisliği çalışmaları zamanında gerçekleştirilmiş midir? Yapılmadıysa neden faaliyete izin verilmiştir? Denetim mekanizmaları neden işlememiştir?”

Sahada çarpıcı tespitler

Kurul ve Birlik tarafından sahada yapılan incelemelerde; nihai ÇED raporunda ‘akar dere yoktur’ denilmesine rağmen Sarıyar Deresi’nin bulunduğu, çöken atıkların bu dereye karıştığı ve dere yatağının toprakla kapatılmaya çalışıldığı, ancak kirli su akışının devam ettiği tespit edildi. Ayrıca ağır metal içeren atıkların toprağa ve suya yayıldığı gözlemlendi.

Bu durumun yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılları da tehdit eden kalıcı bir kirlilik riski yarattığına dikkat çekildi.

Yetkililere ağır metal ve içme suyu soruları

Açıklamada yetkili kurumlara şu sorular yöneltildi:

“Toprakta, yüzey sularında ve yeraltı sularında ağır metal analizleri yapılmış mıdır? Numuneler nerelerden ve hangi sıklıkla alınmıştır? Sonuçlar neden kamuoyuyla paylaşılmamaktadır? Barçın Köyü’nün içme suyu kaynakları etkilenmiş midir? Tesiste kullanılan flotasyon kimyasallarına su ortamında rastlanmış mıdır?”

Ayrıca tesisin depoladığı atık miktarının ÇED’de taahhüt edilen sınırları aşıp aşmadığı, çöken barajdan çevreye yayılan atığın miktarı, proje kontrol ve denetim firmalarının görevlerini yerine getirip getirmediği ve sorumlular hakkında idari işlem başlatılıp başlatılmadığı da soruldu.

“Denetimsizliğin bedelini halk ödememeli”

Açıklamada, bu soruların tamamının halk sağlığı açısından hayati öneme sahip olduğu belirtilerek, derhal açık, şeffaf ve belgeleriyle yanıtlanması gerektiği vurgulandı.

“Doğa kendini savunamaz. Suyu, toprağı ve havayı savunmak hepimizin sorumluluğudur” denilen açıklamada, madencilik faaliyetlerinin kâr hırsıyla değil, bilim, mühendislik ve kamu yararı gözetilerek yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu ve Bursa Akademik Odalar Birliği, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını, sorumlular ortaya çıkarılıp hesap verene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ve kamuoyunu düzenli olarak bilgilendireceklerini açıkladı.