
Bursa’da kamuya ait hastane ve sağlık alanlarının satışa çıkarılmasına yönelik girişimler tartışma yaratırken, Bursa Sivil Toplum Derneği’nden dikkat çeken bir açıklama geldi. Dernek yönetimi, Mustafakemalpaşa Tepecik Aile Sağlığı Merkezi dahil olmak üzere birçok sağlık tesisinin elden çıkarılmasının, halkın sağlık hizmetine erişimini olumsuz etkileyeceğini vurgulayarak, “Sağlık alanları ticari kazanç değil, toplumun ortak geleceğidir” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Bursa’da yıllardır halkın sağlık hizmetine erişiminde önemli görev üstlenen Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi, Memleket Hastanesi, Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki Tepecik Aile Sağlığı Merkezi gibi kamu hastaneleri, sağlık alanları ve hastane arazilerinin satışa çıkarılmasına yönelik girişimleri büyük bir kaygıyla takip ediyoruz.
Sağlık, anayasal güvence altındaki temel bir haktır. Hastaneler, sağlık merkezleri ve kamuya ait sağlık alanları; ticari kazanç amacıyla değerlendirilecek taşınmazlar değil, toplumun ortak geleceğine hizmet eden yaşamsal kurumlardır. Özellikle kent merkezinde bulunan sağlık kuruluşlarının kapatılması, taşınması ya da satış yoluyla farklı amaçlara tahsis edilmesi; vatandaşlarımızın sağlık hizmetine hızlı ve eşit erişimini ciddi biçimde zedeleyecektir.
Bursa gibi nüfusu hızla artan, sanayi ve üretim gücü yüksek bir kentte ihtiyaç duyulan şey mevcut sağlık alanlarını azaltmak değil, güçlendirmek ve yeni yatırımlarla desteklemektir..
Tarihi kimliği ve toplumsal hafızası bulunan sağlık kurumlarının ortadan kaldırılması, yalnızca fiziki yapıların kaybı değil; Bursa’nın ortak değerlerinin de yok edilmesi anlamına gelir.
Bursa Sivil Toplum Derneği olarak çağrımız nettir:
• Sağlık alanlarının satışına ilişkin tüm süreçler durdurulmalıdır.
• Kamu yararı esas alınarak şeffaf bir değerlendirme yapılmalıdır.
• Kentin sağlık altyapısını zayıflatacak değil, güçlendirecek adımlar atılmalıdır.
• Bursa halkının görüşü alınmadan hiçbir tasarrufta bulunulmamalıdır.
Bizler, Bursa’nın ortak değerlerine, halkın sağlık hakkına ve kamusal alanlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz."