Mühürlenen Sirena Marine'de üretim sürüyor mu?

Orhangazi'de Sirena Marine'in imar planı ve ruhsat iptali kararının yürütmesinin durdurulması talebi reddedildi. Avukat Erol Çiçek, yapının yıkımını isterken; Orhangazi Belediyesi yapının 5 Temmuz 2026'da mühürlendiğini açıkladı.

Haber Giriş Tarihi: 27.07.2026 11:30
Haber Güncellenme Tarihi: 27.07.2026 11:35
https://www.bursaport.com

Orhangazi'de faaliyet gösteren Sirena Marine Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ilişkin imar planları, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin mahkeme kararıyla iptal edilmesinin ardından açılan hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Orhangazi Belediyesi ile Sirena Marine'in, iptal kararının yürütmesinin durdurulması istemiyle Bursa Bölge İdare Mahkemesi'ne yaptığı başvurular reddedildi.

Kararın ardından çevre ve imar davalarının takipçilerinden Avukat Erol Çiçek, belediyelerin mahkeme kararlarını uygulaması gerektiğini belirterek yazılı bir açıklama yaptı. Çiçek, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden iş yeri açma ve çalışma ruhsatının (GSM) iptal edilmesini, yapının yıkılmasını ve yıkım masrafının yapı sahibinden tahsil edilmesini talep ettiklerini; Orhangazi Belediyesi'nden ise yapının mühürlenmesi ve ruhsata uygun hale getirilmemesi halinde yıkım işlemlerinin başlatılmasını istediklerini söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin başvurularına verdiği yanıtta, "Konu ile ilgili birimlerle ve kurumlarla yazışmalar yapılmış olup, gelen cevabi yazılar doğrultusunda işlem tesis edilecektir." ifadesinin yer aldığını aktaran Çiçek, Orhangazi Belediyesi'nin ise "05/07/2026 tarihinde yapı tespit ve tatil tutanağı düzenlenmek suretiyle yapı mühürlenmiştir." cevabını verdiğini belirtti.

Mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması gerektiğini vurgulayan Çiçek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bizi hakkımızda suç duyurusunda bulunarak korkutmaya ve yıldırmaya çalışanlar, bakalım şimdi hukuka uyacaklar mı?"

Mühürlendiği belirtilen tesiste üretimin sürdüğünü öne süren Çiçek, "Şimdi ben soruyorum; mühürlenen binada üretim nasıl yapılıyor? Bunların hesabını bir gün adalet önünde vereceksiniz." dedi.

Çiçek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile Danıştay içtihatlarına da dikkat çekerek, "Mahkeme kararının uygulanması için yıkılacak binaya izin veren Orhangazi ve Bursa belediyelerinin yıkım işlemlerini yerine getirmesi gerekiyor. Bunun mali yükü ise kamuya yansıyor." ifadelerini kullandı.

İmar planı değişikliğine onay veren belediye meclis üyeleri ile yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin iptal edilmemesinden sorumlu kamu görevlilerinin hukuki ve mali sorumluluk taşıması gerektiğini savunan Çiçek, "1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan değişikliklerine 'evet' oyu verenler ile hukuka aykırı işlemlerde sorumluluğu bulunanların dava, yıkım ve tazminat masraflarını halk değil, kendileri karşılamalıdır. Muhalefet partileri de bu konuda belediye meclislerine önerge vermelidir." dedi.