Kuraklığın sonucu; 'Gıda fiyatlarındaki artış kapımızda'

Bursa Kent Konseyi'nin 92. Olağan Genel Kurulu'nda su konusu ele alındı. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu, "Kuraklık, gıda kıtlığı olarak karşımıza çıkar. Gıda fiyatlarındaki artış kapımızda diyebiliriz" dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslıhan Katip, İznik Gölü'ne ilişkin, "Gölü besleyen kollarda kirlilik fazla, dolayısıyla göle gelen kirlilik fazla" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 21.12.2025 11:58
Haber Güncellenme Tarihi: 21.12.2025 11:58
https://www.bursaport.com

PELİN AKDEMİR / BURSAPORT

Bursa Kent Konseyi'nin 92. Olağan Genel Kurulu'nda su konusu konuşuldu.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Bursa suyunu konuşuyor" başlığıyla düzenlenen Genel Kurula, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Bursa Uludağ Üniversitesi akademisyeni Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu, Doç. Dr. Aslıhan Katip, Buski Genel Müdür Yardımcısı Ali Alper Makam, DOĞADER Başkanı Murat Demir konuşmacı olarak katıldı.

Seçimsiz Olağan Genel Kurulda divan başkanlığını Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy yaptı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının ardından açılış konuşmalarına geçildi. Aksoy, "Bursa'nın daha yeşil, mavi, huzurlu, ve yaşanılabilir bir kent olması için çalışıyoruz" sözleriyle Kurula katılanlara teşekkür etti.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 25 yıldır bilim insanlarının iklim krizi ve kuraklıkla ilgili uyarılar yaptıklarını hatırlatarak, ilk çölleşecek ülkeler arasında Türkiye'nin olduğunu belirtti. Bozbey, "Suyumuzun yüzde 70'i tarımda, yüzde 15'i sanayide, yüzde 15'i konutlarda kullanılıyor. Genel ve yerel yöneticilerin bir şey yapmaması tam da bugün yaşadığımız durumu sağladılar. Geldiğimiz noktada hem çevreyi hem suyumuzu kirlettik. Suyu daha fazla tüketen işletmelere de izin verdik. Bunlar geleceği görmemenin karşılığıdır" dedi. Bozbey, Çınarcık Barajı'nın havzasının çok geniş olduğunu belirterek, su havzalarında madencilik faaliyetlerine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Ertuğrul Aksoy, Mustafa Bozbey'in konuşmasında bahsettiği su havzalarında madencilik faaliyetlerine izin verilmemesini yineledi.

'Bursa'da yeraltı suyu kullanımı artıyor'

Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hayrettin Kuşçu, "Su, yaşamın özü" cümlesiyle konuşmasına başladı. Türkiye'de en zor durumda olan bölgenin İç Anadolu Bölgesi olduğunu söyleyen Kuşçu, meteorolojik kuraklık, tarımsal kuraklık, hidrolojik kuraklık, sosyo-ekonomik kuraklık çeşitlerini açıkladı. Kuşçu, Mustafakemalpaşa, Karacabey, Nilüfer ovalarında sulama baskısının göründüğünü, bunun da tarımdan yavaş yavaş uzaklaşmak olduğunu ifade etti.

Kuşçu, yüzey sulama yöntemlerinin çoğunlukla olduğunu söyleyerek, "Türkiye'de sulanan alanlar dünya ortalamasının üzerinde, su ise dünya ortalamasının altındadır. Bursa'da 350 bin hektar civarında işlenen alan vardır. Bursa'daki su kaynaklarında Nilüfer, Karacabey, Mustafakemalpaşa'da yeraltı su kullanımı artıyor" diye konuştu.

'Gıda fiyatlarındaki artış kapımızda'

Bursa'da sulanan tarım alanının 140-160 bin hektar arasında, Türkiye ortalamasının üzerinde bir rakam olduğunu belirten Kuşçu, "Bursa'da tarım alanlarının yüzde 45'i sulanıyor. Tekniğine uygun bir şekilde damla sulama kullanılmıyor. En bilinçliler dahi ne zaman su kullanacağını belirlemiş değil. Yaş ortalamasının 60'a dayandığı bir ortamda yenilikleri benimsemesi de gittikçe güçleşiyor. Nihayetinde kuraklık, gıda kıtlığı olarak karşımıza çıkar. Gıda fiyatlarındaki artış kapımızda diyebiliriz" diye konuştu.

'Damlama sulama ile yüzde 60-80 arasında tasarruf sağlanabilir'

Kuşçu, doğru ve bilinçli sulamaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Tarımsal kuraklık anlamında önlemler olarak damlama sulamanın yüzde 60- 80 civarında sulamadan tasarruf sağlanabileceğini aktardı. Kuşçu, son olarak damlama sulamada yapılan yanlışları da aktardı.

'Madencilikte su kullanımı yüksek miktarlarda'

Bursa Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslıhan Katip, içme suyu olarak kullanabileceğimiz su miktarının dünyadaki bütün su kaynaklarında sadece yüzde 1,3 olduğunu söyledi.

Kentsel atık suyun, arıtılmasının ve yeniden kullanılabilir olmasının önümüzdeki yıllarda önemli olacağını aktaran Katip, madencilikte yüksek miktarlarda su kullanımının olduğunu vurguladı. Yeraltı sularını da etkilediğini belirten Katip, bitki örtüsünü de yok ettiğinin altını çizdi.

'Yeraltı suyunda kirlenme var'

Nilüfer Çayı'nın arsenik açısından risk taşıdığını da aktaran Katip, sanayinin olmadığı bölgede bile Nilüfer Çayı'na kaçak atıkların olduğunu söyledi. Göllerin kurumasının yeraltı sularının da kurumasına neden olduğunu söyleyen Katip, Orhaneli Çayı, Uluabat Gölü, Emet Çayı'nın en yüksek kirlilik oranlarında olduğunu ifade etti.

İznik Gölü havzasında çok fazla atık suların göle bırakıldığını gözlediklerini söyleyen Katip, İznik Gölü'nün su miktarı olarak beslenmesinde azalma olduğunu belirtti. Katip, "Gölü besleyen kollarda kirlilik fazla, dolayısıyla göle gelen kirlilik fazla" dedi.

Bursa'da yeraltı suyunda kirlenmenin olduğunu aktaran Katip, yine de kullanılabilir bir su olduğunu belirtti.