KESK Bursa: Yaşam hakkı en temel haktır!

KESK Bursa Şubeler Platformu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yeniden artış göstermesi nedeniyle kamu kurumlarında acilen tedbir alınmasını istedi. "Hemen her gün kamu emekçisi arkadaşlarımızın COVID-19'a bağlı ölüm haberlerini alıyoruz" denilen açıklamada, "Yaşam hakkı en temel haktır!" sözleri vurgulandı.

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:
https://www.bursaport.com

Ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yeniden artış göstermesi nedeniyle kamu kurumlarında acilen tedbir alınmasını isteyen KESK Bursa Şubeler Platformu, bakanlık, üniversite ve valiliğe bağlı tüm kurumlara taleplerini ilettiklerini, fakat tedbirlere uyulmadığını belirtti.

KESK Bursa Şubeler Platformu adına basın açıklamasını Dönem Sözcüsü Nuriye Aydemir, okudu. 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın sözlerinin hatırlatıldığı açıklamada, "Kamu hizmetinin devamı bizlerin sağlıklı kalması ile mümkün olabilecektir. Ancak vakaların kat kat arttığı ilimizde kurumlarımızda yeterli önlemler alınmamakta, göstermelik alınan tedbirler söylemleriyle uyuşmamaktadır. Salgının başından beri söylediğimiz gibi alınacak önlemlerde Türk Tabipler Birliği Covid-19 izleme rehberleri ve Dünya Sağlık Örgütünün uyarıları dikkate alınarak hayata geçirilmesi benimsenmelidir. Kurumlarımızın çoğunda dönüşümlü ve esnek çalışma tedbirleri kaldırılmıştır." denildi.

"Her geçen gün ilimizde ve ülke genelinde vaka ve ölüm sayıları hızla artıyor. Hemen her gün kamu emekçisi arkadaşlarımızın COVID-19'a bağlı ölüm haberlerini alıyoruz." denilen açıklamada, talepler şöyle sıralandı:

"-Tüm kamu kurumlarında çalışanların en az iki gruba ayrılarak, teması en aza indirecek şekilde dönüşümlü çalışma uygulamasına başlanmasını,

-Kamu emekçilerinin sağlığının hiçe sayılarak emekçilere kurum kapıları önünde yaptırılan HES Kodu Sorgulama uygulamasına derhal son verilmesini, sorgulamanın olması gerektiği şekilde ve gerekli tüm koruyucu önlemler alınmak kaydıyla ve teknik altyapı oluşturulduktan sonra, kolluk güçleri veya güvenlik personeli tarafından yapılmasının sağlanmasını,

-Öteden beri talebimiz olmakla birlikte özellikle bu süreçte toplu taşıma kullanmamak, temas oranını azaltmak adına ciddi ve önemsenmesi gereken bir tedbirdir. Bu çerçevede biz tüm kamu çalışanlarının ulaşımının servisle sağlanması için gerekli girişim ve düzenlemelerin yapılmasını,

-Okullarda yüzyüze eğitim sürecinin başlamasına kadar, 10 yaş altında çocuğu olan ebeveynlerin idari izinli sayılması, evden çalışma altyapısı bulunan kurumlarda evden çalışma koşullarının oluşturulmasını,

-Gittikçe büyüyen şehrimizde zaten yetersiz olan işyerleri, pandemide daha da sorun olmuştur. Penceresiz bölümler, küçük odalar, havasızlıktan hastalıklara açık hale gelmiştir. Bu kapsamda öncelikle havalandırma eksiği olan tüm birimlerimizin  acil düzenleme ve iyileştirme yapılarak daha sağlıklı bir çalışma ortamı haline dönüştürülmesini, tüm çalışma ortamlarımızın pandemiye uyumlu olarak düzenlenmesini,

-Hükümeti 20 Eylülde meclise sunduğu torba yasa teklifimde vergi affı vardır. Af yasalaşıp uygulamaya geçilmeden acilen vergi dairelerinde ve ilgili kurumlarda önlemler alınarak zaten yetersiz olan koşulların yoğunluk ve bulaşı riskine karşı düzenlenmesini,

-Bu dönemde sağlık ve sosyal hizmet alanında yaşanan personel eksikliği çok daha fazla görünür olmaya başlamış, yetişmiş sağlık emekçilerine ne kadar ihtiyaç olduğuda açığa çıkmıştır. OHAL inceleme komisyonu derhal lağvedilerek ihraç edilen emekçilerin görevlerine iade edilmesini, personel açığının kadrolu ve güvenceli istihdamla giderilmesini;

-Sağlık çalışanlarına getirilen istifa etme, emekli olma ve izin taleplerinin yasaklanmasının kaldırılarak kazanılmış tüm haklarının teslim edilmesini istiyoruz.

-Vaka görülen birimlerdeki bütün personele ve sosyal temas içinde oldukları kişilere test yapılması zorunluluktur. Ayrıca bu süreçte çalışan tüm kamu emekçilerine periyodik olarak ücretsiz COVID-19 testi yapılmasını talep ediyoruz."

Aydemir, açıklamasını şu sözlerle bitirdi:

"Hazine garantileriyle geçmediğimiz köprülerin, gitmediğimiz şehir hastanelerinin parasını biz emekçilerden, halktan alıp bir avuç şirkete aktaranlar, adrese teslim ihalelerle, bir kalemde silinen vergi borçları, vergi indirimi ve teşvikleriyle bir elin parmakları kadar şirketi zengin edenler, bu süreçte sağlığımızı hiçe sayarak, bize hastalıkla, bulaş riskiyle, ölümle burun buruna çalışmayı dayatanlar, bilmeliler ki bu ülke patronların değil, tüm değerleri güzellikleri üreten biz emekçilerindir. Görüyoruz ki koronavirüs salgını hükümete bugüne kadar tepkiler nedeniyle gerçekleştiremediği birçok şeyi gerçekleştirme imkanı da doğurmuştur. Tam da söyledikleri gibi krizi her anlamda fırsata çevirmektedirler. Hayatını kaybedenlerin sayısının on bini aştığı, vaka sayısının 370 bini geçtiği bugünlerde halk can derdindeyken, halktan, emekçiden yana olmayan bir bütçe yasası meclisten geçirilmeye çalışılmaktadır."