KESK Bursa’dan OVP ve köprü-otoyol özelleştirmelerine tepki

KESK Bursa Şubeler Platformu, Orta Vadeli Program (OVP) ile köprü ve otoyolların özelleştirme planına tepki gösterdi. Dönem Sözcüsü Derviş Erdem, “Nimet kimlere dağıtılıyor, külfet kimlerin sırtına yükleniyor?” diye sordu.

Haber Giriş Tarihi: 16.09.2026 23:51
Haber Güncellenme Tarihi: 16.09.2026 23:57
https://www.bursaport.com

KESK Bursa Şubeler Platformu, Orta Vadeli Program (OVP) ve Boğaziçi ile Fatih Sultan Mehmet köprüleri başta olmak üzere köprü ve otoyolların özelleştirme programına alınmasına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Eş zamanlı olarak ülke genelinde yapılan açıklamada, ekonomik programın emekçiler üzerindeki etkileri ve kamu varlıklarının özelleştirilmesi eleştirildi.

KESK Bursa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Derviş Erdem tarafından gerçekleştirilen açıklamada, OVP’nin kimlerin hak ve çıkarlarını koruduğu sorgulandı. Erdem, “Nimet kimlere dağıtılıyor, külfet kimlerin sırtına yükleniyor?” diye sordu.

“Enflasyon hedefleri sürekli yükseliyor”

KESK’in açıklamasında, üç yıllık ekonomik ve sosyal politikalara yön verecek OVP’nin emekçiler açısından ciddi sorunlar barındırdığı savunuldu.

Açıklamada, Türkiye’de yaklaşık 4 milyonu kamu emekçisi olmak üzere 32,5 milyon kişinin istihdamda olduğu, yaklaşık 10 milyon kişinin ise kayıt dışı çalıştığı belirtildi. 16 milyonu aşkın emeklinin de ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

KESK, gelir adaletsizliği, düşük ücretler ve emekli aylıkları üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.

OVP’deki enflasyon hedeflerine de dikkat çekilen açıklamada, önceki programda yüzde 16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin yüzde 28,4’e, 2027 hedefinin yüzde 9’dan yüzde 21’e, 2028 hedefinin ise yüzde 8’den yüzde 13,5’e yükseltildiği kaydedildi.

Açıklamada, “Yıllardır aynı hikâyeyi dinliyoruz: Enflasyon düşecek deniliyor, hedefler yükseliyor” ifadeleri kullanıldı.

“Kamu emekçilerine acilen ek zam yapılmalı”

KESK, 2027 yılı için toplu sözleşmede belirlenen yüzde 5 + yüzde 4 oranındaki artış ile OVP’deki yüzde 21 enflasyon hedefi arasındaki farka dikkat çekti.

Açıklamada, iktidarın enflasyon hedefini tutturamayacağını ilan etmesine rağmen kamu emekçilerinin toplu sözleşme hükümlerini güncellemediği öne sürüldü.

KESK, kamu emekçilerinin ek zam talebinin acilen karşılanması çağrısında bulundu.

Güvencesiz istihdam ve MESEM tepkisi

Basın açıklamasında geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30,6’ya yükseldiği belirtilirken, OVP’de başta gençler olmak üzere güvenceli ve kadrolu istihdama ilişkin yeterli düzenleme bulunmadığı savunuldu.

Programda yer alan “güvenceli esneklik” ve “yeni nesil çalışma modelleri” ifadeleri de eleştirildi. KESK, bu politikaların gençler açısından güvencesizliği ve geleceksizliği artıracağını öne sürdü.

Kadınların bakım ve ev işleri üzerinden hane içinde görünmez emeğe mahkûm edildiği, istihdamda ise güvencesizlikle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.

Mesleki eğitim merkezlerinde yaşanan iş kazalarına da değinilen açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın TBMM’ye sunduğu soru önergesine verdiği yanıta göre 2025 ve 2026 yıllarında MESEM kapsamındaki öğrencilerden 9 bin 950’sinin iş kazası geçirdiği, 37 öğrencinin ise hayatını kaybettiği belirtildi.

KESK, buna rağmen mesleki eğitimde özel sektör katılımının artırılmasının hedeflenmesini eleştirdi.

“Vergi yükü emekçinin sırtında”

OVP’nin vergi politikalarını da değerlendiren KESK, 2027 yılı enflasyon hedefi yüzde 21 iken vergi gelirlerinde yüzde 36 artış, 2028 yılı enflasyon hedefi yüzde 13,5 iken vergi gelirlerinde yüzde 20,4 artış öngörüldüğünü aktardı.

Açıklamada, 2025 yılında toplanan vergilerin yüzde 62,4’ünün KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluştuğu, kurumlar vergisinin payının ise yüzde 11,1’de kaldığı ifade edildi.

KESK, patronlara ve yüksek gelir gruplarına sağlanan vergi istisna, muafiyet ve indirimleri eleştirerek, ekonomik programın özetini “Emekçiden al, sermayeye aktar” sözleriyle değerlendirdi.

Köprü ve otoyolların özelleştirilmesine tepki

Basın açıklamasının önemli başlıklarından biri de köprü ve otoyolların özelleştirme programına alınması oldu.

KESK, geçtiğimiz yıl gündeme gelen iki devlet köprüsü ve sekiz otoyolun özelleştirilmesi iddialarının iktidar tarafından yalanlandığını hatırlattı. Açıklamada, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile ikisi çevre otoyolu olmak üzere sekiz otoyolun özelleştirme programına alındığı belirtildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın uygulamanın satış değil, 30 yıllığına işletme hakkı devri olduğunu ve mülkiyetin devlette kalacağını savunduğu aktarıldı.

KESK ise Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2026 Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na atıfta bulunarak, bakım ve diğer giderler düşüldükten sonra köprü ve otoyollardan 2025 yılında 500 milyon dolar net gelir elde edildiğini ifade etti.

Açıklamada, kamu tarafından işletilen köprü ve otoyolların özel şirketlere devredilmesinin emekçiler ve halk açısından daha yüksek geçiş ücretleri anlamına geleceği savunuldu.

“Kamu varlıkları sermayeye aktarılıyor”

KESK, özelleştirme politikalarının köprü ve otoyollarla sınırlı olmadığını da belirtti.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülen ihaleler kapsamında 46 ilde, 29 bin 218 hektarlık ormanlık ve tarımsal alanın özel maden şirketlerine satıldığı öne sürüldü.

OVP’de 2027 yılı için 183 milyar TL, 2028 yılı için ise 163,5 milyar TL özelleştirme geliri hedeflendiği kaydedildi.

Açıklamada, kamu varlıklarının bütçe açığını kapatmak ve iktidarın harcamalarını karşılamak amacıyla sermayeye aktarılmasının sürdürüldüğü iddia edildi.

“Emek düşmanı, sermaye dostu”

KESK Bursa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Derviş Erdem tarafından okunan basın açıklamasının sonunda, OVP ve iktidarın ekonomik politikaları sert sözlerle eleştirildi.

KESK, “Bu iktidarın orta vadeli programı da uzun vadeli programı da emek düşmanı, sermaye dostudur” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, ekonomik ve siyasi programların emekçileri iktidara biat eden bir konuma sürüklediği savunularak, KESK’in “yıkım bütçesi” olarak nitelendirdiği programı kabul etmeyeceği belirtildi.

KESK, emeğiyle geçinen tüm kesimlere şu çağrıyı yaptı:

“Gelin; insanca yaşamaya yetecek bir ücret, adil bir vergi sistemi, halk için, emek için bütçe, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Baskılara, emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur diyelim.”