İMO Bursa: Depremi beklemeden çöken binalar yapı güvenliğindeki sistemsel sorunu gösteriyor

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, İstanbul Maltepe’de 7 katlı bir binanın çökmesinin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’de yapı güvenliği konusunda kapsamlı bir seferberlik başlatılması gerektiğini söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 09.10.2026 18:23
Haber Güncellenme Tarihi: 10.10.2026 18:03
https://www.bursaport.com

Maltepe’de meydana gelen bina çökmesinin, yapı güvenliği konusunda yıllardır yapılan uyarıların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Erdem, “Yapı stoğu envanteri acilen çıkartılmalı ve göçme riski taşıyan binalarda kentsel dönüşüm süreci vatandaşın inisiyatifine bırakılmamalı” dedi.

Hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifa dileyen Erdem, olayın yalnızca bir bina çökmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Deprem olmadan çöken bina ciddi bir uyarıdır”

Erdem, deprem yaşanmadan bir binanın kendiliğinden çökmesinin; kaçak yapılaşma, mevcut yapı stokunun denetimi, yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm politikalarının yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirdiğini ifade etti.

Maltepe’de çöken binada kaçak kat ve ruhsata aykırı müdahaleler bulunduğuna ilişkin iddialara dikkat çeken Erdem, bir binanın ruhsatlı olarak yapılmış olmasının sonraki yıllarda projeye uygun şekilde kullanılmaya devam ettiği anlamına gelmediğini belirtti.

Kat ilaveleri, taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler, kullanım değişiklikleri, kaçak eklentiler ile kolon ve kirişlere yönelik müdahalelerin yapı güvenliğini doğrudan etkileyebildiğine işaret eden Erdem, yapıların yıllar içinde geçirdiği değişikliklerin de düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini kaydetti.

Yapılara periyodik muayene önerisi

İMO Bursa Şubesi, yapı denetiminin yalnızca inşaat süreciyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak binalar için periyodik muayene sistemi kurulması çağrısında bulundu.

Erdem, araçların belirli dönemlerde teknik muayeneden geçirilmesine benzer şekilde yapıların da belirli aralıklarla mühendislik hizmetleri kapsamında kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu sistem kapsamında yapıların mevcut durumlarının kayıt altına alınması, ruhsat ve projeye aykırı değişikliklerin belirlenmesi, taşıyıcı sisteme yapılan müdahalelerin tespit edilmesi, kaçak kat ve eklentilerin denetlenmesi ve binaların deprem güvenliği ile taşıma kapasitelerinin değerlendirilmesi istendi.

“Sorumluluk yalnızca mühendislere yüklenemez”

İMO Bursa Şubesi açıklamasında, ruhsat ve projeye aykırı olarak daha sonra yapılan imalatların ve taşıyıcı sisteme müdahalelerin, olayın bütün koşulları değerlendirilmeden yalnızca şantiye şefleri veya proje müellifi mühendislerin sorumluluğuna indirgenemeyeceği belirtildi.

Kaçak kat çıkılması, taşıyıcı sisteme müdahale edilmesi veya kullanım amacının değiştirilmesi gibi işlemlerin yapının ilk üretim sürecinden yıllar sonra da gerçekleştirilebildiğine dikkat çekilen açıklamada, teknik ve hukuki sorumluluğun bilimsel ve tarafsız incelemeler sonucunda belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Erdem, “İnşaat mühendislerini yaşanan her yapı çökmesinin ardından tek başına sorumlu göstermek, asıl sorunu çözmediği gibi yapı güvenliğindeki sistemsel eksikliklerin de üzerini örtecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapı stoğumuzu tanımadan depreme hazırlanamayız”

Türkiye’nin başta deprem olmak üzere çok sayıda afet riskiyle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Erdem, 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen mevcut yapı stokunun tamamının güvenli hale getirilemediğini söyledi.

Özellikle eski, ruhsatsız ya da ruhsatına aykırı yapıların, mühendislik hizmeti almadan inşa edilen binaların ve zaman içerisinde müdahaleye uğrayan yapıların mevcut durumlarının ortaya konulması gerektiğini belirten Erdem, Türkiye genelinde kapsamlı bir yapı stoğu envanteri hazırlanmasını istedi.

Hazırlanacak envanterde binaların yapım yılı, proje ve ruhsat bilgileri, taşıyıcı sistem özellikleri, geçirdiği tadilatlar, ruhsata aykırı imalatlar, kullanım durumu, deprem performansı ve risk düzeyinin güncel olarak takip edilmesi gerektiği ifade edildi.

“Kentsel dönüşüm bilimsel ve planlı yürütülmeli”

İMO Bursa Şubesi, kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yenilenmesi olarak görülmemesi gerektiğini de vurguladı.

Dönüşümün “güvenli yapı, güvenli kent ve dirençli toplum” hedefiyle ele alınmasını isteyen Erdem, riskli yapıların tespitinden yeni yapıların planlanmasına, ulaşım ve altyapı kapasitesinden kent bütünlüğüne kadar tüm süreçlerin bilimsel ve mühendislik esaslarına göre yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Erdem, dönüşümün geciktirilmesinin yapı stokundaki riski her geçen gün artırdığına dikkat çekti.

İMO’dan 6 maddelik çağrı

İMO Bursa Şubesi açıklamasında şu talepler sıralandı:

- Yapı stoğu envanterinin çıkarılması,

- Kentsel dönüşümün hızlandırılması,

- Yapılara periyodik muayene sistemi getirilmesi,

- Kaçak ve ruhsata aykırı yapılaşmanın etkin şekilde denetlenmesi,

- Taşıyıcı sistemlere yapılan müdahalelerin sıkı biçimde kontrol edilmesi,

- Yapı güvenliğine ilişkin bilgilerin şeffaf ve erişilebilir hale getirilmesi.

Açıklamada, “Yaşanan her bina çökmesinin ardından yalnızca enkazı kaldırmak ve sorumlu aramak çözüm değildir. Asıl görevimiz, binalar yıkılmadan önce riskleri tespit etmek, gerekli mühendislik çalışmalarını yapmak ve vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamaktır” denildi.

İMO Bursa Şubesi açıklamasını, “Deprem güvenliği olmayan binalar artık mezarımız olmasın” çağrısıyla tamamladı.