İmamoğlu engellemelere rağmen konuştu; duruşmada yapay zekâ polemiği yaşandı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 107’si tutuklu, 402 sanığın yargılandığı davanın, ikinci gününe “yapay zeka” tartışması damga vurdu.

Haber Giriş Tarihi: 11.03.2026 00:50
Haber Güncellenme Tarihi: 11.03.2026 00:50
https://www.bursaport.com

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 107’si tutuklu, 402 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması Silivri Cezaevi'nde yapıldı.

T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre, davanın ikinci gününde salona “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla giren Ekrem İmamoğlu, dünkü duruşmada olduğu gibi, mahkeme heyetine tepki gösterdi ve “Burada yanınızdaki hâkim, savcı ile şakalaşıyor. Bunu düzeltmenizi bekliyorum. Arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle, savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin" dedi. İmamoğlu, diğer sanıklar konuştuktan sonra aralarda kendisine söz hakkı verilmesini de talep etti. Duruşmada, tepsip zaptına “kamu hukuku” ifadesinin müşteki gibi yazıldığı, 1 Ocak 1980 doğumlu, kamuoğlu olarak kayda geçirildiği açığa çıkınca, “yapay zekaya mı yazdırıldı?” tartışması yaşandı. Mahkeme Başkanı ise “yapay zekayı kullanmayı bile bilmiyorum” yanıtı verdi. CHP, grup toplantısını Silivri’deki Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirdi.

Savunmasına başlayan Aykut Erdoğdu, şu ifadeleri kullandı:

"Bir banka dekontuna göre bir şirketin çalışanı para çekmiş. Ben ne bileyim neden çekmiş ve benimle ne alakası var bu işin. Bir otelde baz kaydım var ve bu otel benim neredeyse 5 yıldır bir ofis olarak kullandığım bir yer. İkincisi ise İBB binası. Bu delillerle bir milletvekili tutuklanabilir mi? Ben para taşımadım, çanta almadım. Ben anladığım parayı nasıl teslim edeyim böyle bir olay yaşanmadı. Bana diyorsunuz ki siz 24 yaşında Afrikalı bir futbolcusunuz. Ben Afrikalı değilim 24 yaşında değilim Afrikalı da değilim. Ben bu iddialara nasıl yanıt verebilirim. Yandaş kanallarda her gün işlem çıkıyor ‘Aykut Erdoğdu'nun hesabına para transfer edildi diye’ bu hak mıdır. Benim 10 yaşında oğlum var; polisin yanında her gün beni gösterdiler bu yakışıyor mu? Elinizi vicdanınıza koyun olur mu bu? Her gün televizyonda ‘çantayla para taşındı’ diye yandaş yerlerde haberler çıktı. Bir tane delil gösterin, bir tane fotoğraf gösterin. Emniyette verdiğim ifadeden farklı hiçbir şey söylemedim. O günden bugüne tek fark benim onaydır tutuklanmış olmam ve şahsiyetimin, kişiliğimin lekelenmiş olması."

"Çok daha somut deliller olan AK Partililerin davası kapatıldı ve biz tutuklanalım öyle mi?"

Ben AK Parti'nin milletvekili olsaydım, AK Parti'nin Genel Başkan Yardımcısı olsaydım; aynı koşullarda, aynı şartlarla, aynı iddialarla tutuklanır mıydım? Bunu 86 milyona ve size soruyorum. Herkes 'hayır' diyor değil mi? Gerçek çok açık. Ancak açık olan bir şey daha var demek ki kanunun önünde eşitlik yok. Şu adam (Ekrem İmamoğlu) cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz burada olur muyduk? Adalet özünde eşitliktir. Somutlaşmış hali kanunun önünde eşitliktedir. Eşitlik yoksa adalet var mı, adalet yoksa hukuk devleti var mı? Çok daha somut deliller olan AK Partililerin davası kapatıldı, bizim hakkımızda bir tane insan kurtulmak isteyen birinin ifadeleri olsun ve biz tutuklanalım öyle mi?

"İddianame, 'siz bu Cumhurbaşkanı adayını seçemezsiniz’ diyor"

İddianame ‘siz bu Cumhurbaşkanı adayını seçemezsiniz’ diyor. Bir milletin iradesine ‘sen Ekrem İmamoğlu'nu seçemezsiniz’ diyorsunuz. Artık bu dava benim davam değil, artık bu dava Ekrem İmamoğlu'nun da davası değil artık. Bu dava 86 milyonun davası. 86 milyon eğer bunu kabul ediyorsa bizim elbet yatalım hiç önemli değil. Seçme hakkımızı elimizden alıyoruz. İradesi alınan insan köledir. Sen bunu seçemezsin dediğimiz anda Türk milletinin iradesi alındığında demokrasi nerede? Mülga bir anayasa hissediyorum.

"Bir milletin adaleti ölürse o millet yok olmuştur bitmiştir"

10 defa tutukluluk incelemesine çıktık. Ben o tarihte zaten milletvekiliydim. Benim zaten yatarım yok. Tutukluluk incelemesinde yurt dışına kaçma şüphem var deniliyor. Uluslarası bir denetçiyim ben. Pek çok soruşturma dosyasını, yolsuzluk dosyasını ben tespit ettim. Ben altına imza attım. Milletvekillerinin en çok korktuğu vekildim, kendi partimde dahi bir sorun oluyordu bu. Hayatımda rüşvet şüphesi olan bir işin yakınından bile geçmedim. Benim bir evim, bir de arabam var. Şu an adalete güven yüzde 20. Adalet ölürse millet ölecek. Bir milletin adaleti ölürse o millet yok olmuştur bitmiştir. Liyakat yok, artık bir devlet krizi yaratıldı. Mülga bir anayasa var ve kuvvetler ayrılığı yok. Şu an kanun sizsiniz. Millet adına karar vereceksiniz ya neye göre karar veriyorsunuz siz? Anayasa mülga oldu. Bana bir yargı kararı gösterin bir tanık beyanı ile tutuklanan birisi var mı? Yaşamı ve ölümü anlamlandıranlar için hapishanede zaman çok zor geçiyor. Gerçekten saatler aylar, yıllar gibi geçiyor. Bir saat geçmiyor hapishanede. Hadi kendimden geçtim şurada 21 yaşındaki çocuğa itirafçı olsun diye baskı yapıldı onları düşünün."

Aykut Erdoğdu ve avukatlarının beyanlarının ardından duruşma yarın sabah saat 10.00'a ertelendi. Duruşmaya Bulut Aydöner'in beyanlarıyla devam edilecek.

Bugünkü duruşmada salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılacak ve nisan ayının sonuna kadar tutuklu sanıkların savunması alınacak. Mahkemenin nisan ayının sonuna kadar tutukluluklar yönünde de bir değerlendirme yapması bekleniyor.