
PELİN AKDEMİR / BURSAPORT
YHT projesi kapsamında çalışan Kalyon İnşaat'ın yüklenici firması, kamyonların geçişini sağlamak amacıyla Nilüfer Çayı üzerinde dolgu yaparak geçici yol oluşturdu. Köprü yapılması gereken noktaya yalnızca üç adet menfez borusu yerleştirildiğini belirten köylüler, yağışlarla birlikte dal, çöp ve çeşitli atıkların bu boruları tıkadığını, suyun akışının engellenmesi sonucu Nilüfer Çayı'nın taştığını ifade etti.
30-31 Mart tarihlerinde meydana gelen taşkın sonrası Badırga ve Yörükyenice ovalarında yaklaşık bin dönüme yakın tarım arazisinin su altında kaldığı belirtiliyor. Çiftçiler, daha önce Nilüfer Çayı'nın belirli bölgelerde kısa süreli taşkınlar oluşturduğunu ancak suların birkaç gün içinde çekildiğini, bu kez ise hiç su almayan alanların dahi aylarca su altında kaldığını söyledi.
Buğdaylar çürüdü, Ayçiçeği ekilemedi
Su altında kalan arazilerde özellikle buğday ekili alanların büyük zarar gördüğü belirtilirken, bazı çiftçilerin hasat dönemine yaklaşan ürünlerinin tamamen çürüdüğü ifade edildi. Arazilerin uzun süre su altında kalması nedeniyle toprak yapısının da bozulduğu belirtiliyor.
Köylüler, sular çekilmiş olsa bile toprağın halen ağır ve çamurlu olduğunu, traktörlerin tarlalara girmekte zorlandığını belirterek yeni sezon ekimlerinin de risk altına girdiğini söyledi.
“Mayıs ayında ekmemiz gereken ayçiçeğini ekemedik”
Badırga Köyü Muhtarı Ali Okyan, yaşanan mağduriyetin giderilmesini isteyerek şunları söyledi:
"Nilüfer Çayı'nın üç noktasında suyun önünü kapattılar. Kalyon İnşaat bize 'Yağmurlar çoktu, bizden kaynaklı değil' dedi. Ancak taşıyıcı firmanın yaptığı yanlış çalışma nedeniyle mağdur olduk. Sinekler de var, hastalıklar üredi. Mayıs ayında ekmemiz gereken ayçiçeklerini birçok yerde hâlâ ekemedik."
"Buğdaydan hiç mahsul alamayacağız"
Badırgalı çiftçi Hasan Çayır ise yaşananların ekonomik açıdan büyük bir yıkıma neden olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Buğdaylarımız çok büyük zarar gördü. Şu anda hiç mahsul alamayacak durumdayız. Bunun proje hatasından kaynaklandığını kendileri de biliyor ama kabul etmek istemiyorlar. Arazilerin önemli kısmı kiralık. Ürün alamadığımız için kira bedellerini bile ödemekte zorlanacağız."
Çiftçiler CİMER ve Tarım Müdürlüğü'ne başvurdu
Yaşanan taşkınların ardından köylülerin CİMER'e başvurduğu, ayrıca İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin bölgede inceleme yaptığı öğrenildi. Drone ile görüntüleme çalışmaları gerçekleştirildiği, hasat dönemine yakın zamanda zarar tespit çalışmalarının yapılacağı bildirildi.
Köylüler, inşaat yetkililerinin kendilerine "mahkemeye başvurulması halinde zarar tespit bedellerinin yaklaşık bir yıl içerisinde alınabileceğini" söylediklerini aktardı.
"Bu sadece ürün kaybı değil, halk sağlığı sorunu"
Bursa Su Kolektifi üyesi Caner Gökbayrak ise olayın yalnızca tarımsal zarar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Gökbayrak, Nilüfer Çayı'ndaki kirli suyun taşkınla birlikte tarım arazilerine yayıldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Bu yalnızca çiftçinin ürün kaybı meselesi değil. Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik tarım topraklarına taşındı. Bu durum önümüzdeki yıllarda yetişecek ürünleri de etkileyebilecek bir halk sağlığı sorunudur. Ayrıca çiftçilerin kullandığı yeraltı su kaynaklarının da kirlenme riski bulunuyor. Kirli suyun toprağa ve yeraltı sularına karışması uzun vadeli çevresel sonuçlar doğurabilir."
Bölgedeki çiftçiler, taşkına neden olduğunu öne sürdükleri uygulamalarla ilgili sorumluların gerekli önlemleri almasını ve uğradıkları zararın karşılanmasını talep ediyor. Ayrıca yaşanan olayın yalnızca bir yıllık ürün kaybıyla sınırlı kalmadığını, tarım topraklarının verimliliğinin de olumsuz etkilendiğini dile getiriyor.