Eğitim-İş’ten Bursa’da deprem güvenliği tepkisi: “Okulların raporlarını açıklayın”

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamada okulların deprem dayanıklılık raporlarının kamuoyundan saklandığını belirterek, açtıkları davayı kazandıklarını söyledi. Rona, mahkeme kararının uygulanması için 24 Mart’a kadar süre tanıdıklarını ifade etti.

Haber Giriş Tarihi: 16.03.2026 13:13
Haber Güncellenme Tarihi: 16.03.2026 13:13
https://www.bursaport.com

Eğitim-İş Bursa Şubesi, Bursa’daki okulların deprem dayanıklılık durumuna ilişkin bilgilerin kamuoyuna açıklanması talebiyle Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Özkan Rona, bilgi edinme başvurularına “ticari sır” gerekçesiyle yanıt verilmediğini belirterek konuyu yargıya taşıdıklarını ve davayı kazandıklarını açıkladı. Rona, mahkeme kararının uygulanarak deprem dayanıklılık raporlarının açıklanması için müdürlüğe 24 Mart’a kadar süre verdiklerini söyledi. Ayrıca Yiğitler İmam Hatip Ortaokulu’nda bir tarikat şeyhine ait kitapların öğrencilere dağıtıldığı iddialarına da değinen Rona, okul yönetimi ve ilgili vakıf hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu.

Rona'nın açıklaması şöyle:

"Okulların depreme dayanıklılık durumunu neden saklıyorsunuz?

Bu soruyu bugün Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde, yüksek sesle soruyoruz çünkü hepimizi ilgilendiren çok hayati bilgiler halktan saklanıyor. Bilindiği üzere 6 Şubat depremleri, rant odaklı kentleşme ve denetimsizlik yüzünden 50 bini aşkın insanımızı hayattan kopardı.

Depremin ardından “okullar depreme karşı ne kadar güvenli” sorusu akıllara gelmiş, hükümet yetkilileri kamuoyuna 3 yıl önce net bir rota açıklamıştı: Tüm okulların depreme dayanıklılığı incelenecek, ağır ve orta hasarlı okullar yıkılıp yenileri yapılacak, hafif hasarlı okulların derhal onarımına başlanacaktı. Ancak aradan geçen 3 yıl boyunca hiçbir yetkiliden kapsamlı bir açıklama gelmedi. Bunun üzerine sendikamız Eğitim-İş, 81 ilde okulların deprem dayanıklılık durumlarını il milli eğitim müdürlüklerine sorarak kapsamlı bir rapor hazırlığına başlamıştır. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne de okullarımızın durumunu sorduk.

Aziz Nesinlik Bir Yanıt: "Çocukların Canı mı, Ticari Kaygılar mı?"

15 Eylül 2025 tarihinde bilgi edinme yasası kapsamında yönelttiğimiz sorulara, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü bir gün sonra 16 Eylül 2025’te adeta Aziz Nesin kitaplarından fırlamış bir cevap vermeyi başardı. Müdürlük; “ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar gelmemesi, haksız rekabet ve haksız kazanç yaşanmaması” gerekçesiyle sorularımıza yanıt veremeyeceğini bildirdi!

Buradan Bursa halkın huzurunda yüksek sesle soruyoruz: Siz halktan neyi gizliyorsunuz?

Bizim sorduğumuz ve idare tarafından ticari sır sayılan o sorular şunlardı:

* Bursa’daki kaç okulda deprem dayanıklılık testi yapılmıştır?

* Bu raporlar sonucunda kaç okul riskli olarak raporlanmıştır?

* Riskli kabul edilen kaç okul yıkılmış, onarılan okul sayısı kaçtır?

* Riskli olduğu halde içinde eğitimin devam ettirildiği okullar var mıdır?

* İnşa ve onarım nedeniyle kaç okul taşınmış, ikili eğitime geçilen okullarda sınıf mevcutları kaça yükselmiştir?

* Lise öğrencileri ile ilkokul öğrencilerinin tekli ya da ikili, bir arada okudukları okul var mıdır?

Bu soruların hangisi ticari sırdır?

Bu soruların yanıtı nasıl haksız rekabete ve haksız kazanca yol açabilir?

Sorumluluktan Kaçamazsınız!

Korkacak, çekinecek, utanacak bir durumunuz yoksa bu makul sorulara neden yanıt vermiyorsunuz?

Çocuklarımızın can güvenliğinin ülkenin ekonomik çıkarlarına nasıl bir zararı olabilir?

Sizin ödenek talep etmeyerek Bakan Yusuf Tekin’in gözüne girmeniz, binlerce öğrenci ve eğitim emekçisinin canından, Anayasal güvence altındaki eğitim hakkından daha mı önemli? İnşa ve onarım parası bulamadığınız ortaya çıkmasın diye mi kaçıyorsunuz?

Artık Kaçacak Yeriniz Kalmadı!

Siz bu gerçekleri, tıpkı önümüzde duran bu kutuda olduğu gibi zincirlere vurup kilit altına almak istediniz. "Ticari sır" kılıfıyla, "haksız rekabet" yalanıyla halkın doğruları öğrenmesini engellemeye çalıştınız.

Ancak biz Eğitim-İş olarak sizin halktan köşe bucak sakladığınız o "Deprem Dayanıklılık Raporları"nın peşini bırakmadık ve konuyu yargıya taşıdık. Ve bugün buradan, bu meydandan ilan ediyoruz: Açtığımız o davayı KAZANDIK! Türk adaleti, çocukların can güvenliğinin ticari sırdan üstün olduğuna hükmetti ve bu gizliliği ortadan kaldırdı. Siz gerçekleri zincirleseniz de, biz o kilitleri hukukun ve adaletin gücüyle kırmasını çok iyi biliriz!***

Bu kırdığımız kilit, sizin gizlilik zırhınızdır! Bu çekiç darbesi, mahkemenin kararıdır! Artık kaçacak yeriniz, sığınacak yalanınız kalmadı! Mahkeme kararını derhal uygulayın ve o raporları tek tek halka açıklayın!

Bursa’da 2015 yılında yapılan deprem tahkikleri sonrasında 2017’de 13 okul, 2020’de 24 okul, 2023’te 12 okul olmak üzere toplam 49 okul boşaltılmıştır. Dayanıksız olduğu bilindiği halde bu çürük binalarda yıllarca eğitime devam edilmiştir.

Bursa’da 655 bin öğrencinin, 40 bin öğretmenin, binlerce eğitim çalışanının ve her gün bu okul binalarına girip çıkan on binlerce velinin güvenliğinden endişe ediyoruz.

Bursa’daki öğrenci velilerine çağrımızdır: Çocuğumun okulu depreme karşı güvenli mi sorusunu her gün sormalısınız.

Bursa’daki eğitim emekçilerine çağrımızdır: Görev yaptığım okul depreme karşı güvenli mi sorusunu her gün sormalısınız.

Öğrencilerimizin ve meslektaşlarımızın hayatını riske atmanıza göz yummayacağız. Gerçek orada bir yerlerde duruyor, onu bulacak ve halka biz açıklayacağız!

Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü uyarıyoruz. Bu mahkeme kararını açıklamak için 24 Mart’a kadar zamanınız var. Sürenin dolmasına rağmen mahkeme kararını yerine getirerek açıklama yapmazsanız 24 Mart günü mahkeme kararlarına uymadığınız gerekçesiyle hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız.

Değerli Basın Mensupları,

Dün Bursa eğitimi adına skandal niteliğinde bir konu daha açığa çıktı. Yiğitler İmam Hatip Ortaokulu’nda Konyevi tarikatı şeyhinin hitaplarının öğrencilere dağıtıldığı anlaşıldı.

İl Milli Eğitim haberimiz yok dedi, okul müdürü de “onların tarikat olduğunu bilmiyordum” dedi. Yoldan geçerken uğrayıp kitap bırakmışlar onlar da öğrencilere dağıtmış. Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayı olmadan öğrencilere kitap dağıtılmayacağını bilmiyor musun?

Tarikatı okula çağıran ve şeyhin kitaplarını dağıttıran okul müdürü Mahmut Ordulu okula siyaseti ve tarikatı sokma konusunda sabıkalı birisidir. Daha önce Gürsu’da görev yaptığı okulda koridorları rabia sembolleri ile donatmış, Eğitim-İş’in şikayetiyle geri kaldırmıştı. Şimdi de tarikatı okula sokan, tarikat şeyhi kitaplarını öğrencilere dağıtan ve onların tarikat olduğunu da bal gibi bilen okul müdürü Mahmut Ordulu ve Kevser Eğitim Vakfı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Bursa İl Milli eğitim Müdürüne sesleniyoruz:

Yoldan geçen herkesi okula alıp kitap dağıttıran bu müdürü derhal görevden almalısınız!

Daha önce çok kez soruşturma geçiren ve görev yeri de değiştirilen bu kişinin okul müdürü olarak kalmasında ısrar ederseniz siz de suça ortaksınız demektir."