'Çocuk işçiliği küresel ve ahlaki bir sorundur'

MMO Bursa Şube Başkanı Murat Korkut, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü'nde yaptığı açıklamada, çocuk işçiliğinin hak ihlali olduğunu belirtti ve MESEM sisteminin çocukları ucuz işgücü haline getirdiği uyarısında bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 11.06.2026 21:35
Haber Güncellenme Tarihi: 11.06.2026 21:35
https://www.bursaport.com

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Korkut, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Korkut, çocuk işçiliğinin sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda temel insan hakları ihlali olduğunu vurgulayarak; “Çocuk işçiliği küresel ve ahlaki bir sorundur. Çocukluk bir haktır. Çocuk işçiliği kader değildir. Çocuk işçiliği önlenebilir” dedi.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşın altındaki herkesin çocuk sayıldığını hatırlatan Korkut, çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen işlerde çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Çocukların eğitim hakkının korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Korkut, son yıllarda çocukların eğitim süreçlerinden koparak çalışma yaşamına itilmesinin kaygı verici boyutlara ulaştığını söyledi. Özellikle mesleki eğitim adı altında uygulanan bazı modellerin, çocukları ucuz işgücü olarak kullanan bir sisteme dönüştüğünü belirtti.

Korkut açıklamasına şöyle devam etti: Yakın zamanda Hatay’ın İskenderun ilçesinde 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştığı işyerinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesi, karşı karşıya olduğumuz tablonun vahametini gözler önüne sermiştir. Bu bir "kaza" değil, açık bir iş cinayetidir. MESEM uygulaması, bugün eğitimsel hedeflerinden tamamen uzaklaşmış; çocukları nitelikli bir eğitimden mahrum bırakarak, onları ucuz işgücü olarak gören bir sisteme dönüşmüştür. Haftada sadece bir gün teorik eğitim alan, geri kalan günlerde ise çalışma hayatının tehlikelerine terk edilen çocuklarımız, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun koruyucu hükümlerinin ötesine itilmektedir. 2025 yılında en az 81 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bir ülkede, çocuk işçiliğinin "kurumsallaşmış" bir forma bürünmesine göz yummamız mümkün değildir. Eğitim Reformu Girişimi’nin 2025 Eğitim İzleme Raporu’na göre MESEM kayıtlı öğrenci sayısının 400 bini aşması, sistemin nasıl yaygınlaştığını ve çocuklarımızın yoksulluk üzerinden nasıl iş hayatına mecbur bırakıldığını göstermektedir. İşletmelerde çocuklara dayatılan uzun çalışma saatleri, mobbing ve ücret kesintileri, çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal gelişimlerini yok etmektedir.

Ekonomik krizler ve yoksulluğun çocuk işçiliğini artıran temel nedenler arasında yer aldığını belirten Korkut, eğitim çağındaki çocukların okul yerine üretim süreçlerine dahil edilmesinin toplumun geleceğini de olumsuz etkilediğini söyleyerek; “Çocukların çalışmak zorunda bırakıldığı bir toplumda fırsat eşitliğinden, nitelikli eğitimden ve sağlıklı bir gelecekten söz etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü vesilesiyle çağrıda bulunan Korkut, şu talepleri sıraladı:

"Çocuk işçiliğine yol açan ekonomik ve sosyal nedenler ortadan kaldırılmalıdır.

Çocukların çalıştırıldığı işyerlerinde etkin ve düzenli denetimler yapılmalıdır.

Çocukların yaşamını yitirdiği ve yaralandığı tüm olaylar şeffaf biçimde araştırılmalıdır.

Çocuk hakları alanında çalışan kurumlar, sendikalar, meslek örgütleri ve uluslararası kuruluşlar arasında iş birliği güçlendirilmelidir.

En az 12 yıllık kesintisiz, nitelikli ve erişilebilir eğitim tüm çocuklar için güvence altına alınmalıdır.

Yoksul ailelerin çocuklarını eğitimden koparmayacak sosyal destek politikaları hayata geçirilmelidir."

Çocukların yerinin fabrikalar, atölyeler, şantiyeler ve tehlikeli çalışma alanları değil; okullar, oyun alanları ve güvenli yaşam ortamları olduğunu vurgulayan Korkut, “Çocuk işçiliğinin olmadığı, tüm çocukların eşit ve sağlıklı koşullarda büyüyebildiği bir gelecek için mücadeleyi sürdürmek ortak sorumluluğumuzdur” dedi.