
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından Büyükşehir Belediyesi önünde başlayan protesto gösterilerinde dördüncü güne girildi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in eşi, kızı, bazı aile bireyleri ve çok sayıda iş insanı ile birlikte "rüşvet ve yolsuzluk" suçlamasıyla gözaltına alınmasının ardından Ankara Yolu'ndaki Büyükşehir Belediyesi önünde başlayan protesto ve Bozbey'e destek gösterileri sürüyor. CHP lideri Özgür Özel'in katıldığı mitingde ilçe örgütleri, CHP'li ilçe belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş yer alıyor.
Bursa’da milletin meydanında, milletin iradesini savunuyoruz! https://t.co/CZAhf8oge9
— Özgür Özel (@eczozgurozel) April 3, 2026Mitingde konuşma yapan CHP lideri Özgür Özel, şöyle konuştu:
“Bir yıl geçti, bir kuşatmanın altındayız. Bir kumpasla karşı karşıyayız ve darbecilere karşı adalet ve demokrasi mücadelesinin içerisindeyiz. Sizlerle daha önce ‘Bursa İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde bir araya geldiğimizde İstanbul’un iradesine sahip çıkıyorduk. Hep beraber Cumhurbaşkanı adayımıza, bir sonraki Cumhurbaşkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşüne sahip çıkıyorduk. Darbeciler durmadılar, yorulmadılar, milletin tepkisini duymadılar, utanmadılar ve darbeyi yurt sathına yaymakta hiç tereddüt etmediler. Antalya’ya, Adana’ya, Adıyaman‘a ve yurdun çeşitli bölgelerine bu darbeyi ulaştırmaya, bu darbeyle, bu darbe girişimiyle beraber sürekli insanları korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Sıra şimdi Bursa’ya, Bursa’nın iradesine geldi. Biz bugün bu tarihi kente sizlerin, seçtiğine sahip çıkarken, kim kimsenin hakkını yemeyen Bursa’nın hakkını yedirmeme iradesine de destek olmaya geldik. Bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltındadır. Yarın sabah saatlerinde dördüncü gün dolacaktır. Kendisi görev yaptığı bu son dönemle, büyükşehirdeki dönemle ilgili değil; arada beş yıl aday olarak çalıştığı, çırpındığı dönem de varken yedi yıl öncesinden bir iftira, bir kumpas kurularak Bursa’nın iradesine el uzatanlar Mustafa Bozbey‘i bugün, dördüncü gün emniyette tutuyorlar. 20 saat süren acımasız, işkenceye varan bir sorguyla onu yormaya, teslim almaya; 20 saat boyunca ifade alarak ona bir takım çelişkiler, yanlışlar yaptırmaya ve adeta yorgunluğundan istifade ederek ona kumpas kurmaya çalışıyorlar. Buradan sonra da savcılık aşaması ve daha sonra ki umuyoruz olmaz ama mahkeme aşaması olacak.”
“Sürekli ‘ak parti’ye geçecek’ söylentisi yaydılar”
“Günlerce uykusuz bırakılan, rahatsız edilen ve bir şekilde işkenceyle ona ifade sırasında hata yaptırmaya çalışanların ellerindeki bilgiye, ihbara güvenmedikleri; o iftiranın, iftiracıların ne olduğunu bildikleri çok açık. Peki bunu niye yapıyorlar? İki yıllık büyükşehir döneminde sürekli ‘Mustafa Bozbey AK Parti’ye geçecek’ diye söylentiler yaydılar. Her seferinde reddetti. Sürekli kendisine hakkında operasyon yapılacağına ilişkin bilgiler ulaştırdılar, huzurunu bozdular. Sonra gelip ‘Ya AK Parti‘ye katılacaksın, ya hapse atılacaksın’ dediler. Bugün Mustafa Bozbey göz altındaysa bunun sebebi AK Parti’den gelen tehditlere boyun eğmemiş olmasıdır. Şantaja teslim olmamış olması ve Aydın’daki sözde topuklu, ‘topuklayan efe’ gibi gidip de AK Parti‘ye sığınmamış olmasıdır. Buradan vicdanı olan bütün Bursalılara soruyorum. Mustafa Bozbey çağırdıklarında AK Parti’ye gitseydi, tehdit edildiğinde korksaydı, sinseydi ve kendisine güvenmeseydi bugün bu halde olur muydu? İddia ediyorum; Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti‘ye katılmayı kabul etse bir anda bütün iş değişir; savcının tutumu değişir, kararlar değişir ve bir anda Mustafa Bozbey’in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir. Bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur. Bu yalana, baskıya teslim olmayan ve bu darbecilerin oyunlarına gelmeyen, onlara boynunu teslim olmayan Mustafa Bozbey‘in sonuna kadar arkasındayız.”
Dertleri sandıkta alamadığı belediyeyi hakimle, savcıyla almak. Bursa bu kumpası görüyor, yapılanı görüyor. Bursalılnın vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyorlar. İşte rezaletin fotoğrafı budur. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Cuntacısın, darbe başısın dendiğinde kızıyorsun. Bu yapılan nedir? Bugün Bursa'da belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik incelediniz hiçbir şey bulamadınız, bula bula bir iftiracı buldunuz, bir vakıf üzerinde kumpas kurdunuz. Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez. Günü gelince bu hesabı Bursa'ya verirsin. Erdoğan'a söylüyorum belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği bir isim oldu. Yani millet bir şey diyor sen başka bir şey diyorsun.
"Sandıkta alamadığın belediyeyi savcıyla almak"
“Burası Bursa ve burada Mustafa Bozbey yüzde 47 oy aldı geçtiğimiz seçimlerde. Yüzde 30’lu oylarla bütün partiler baraj altı kalmışken iktidara gelen, tek başına iktidarı bulan, o günden bugüne de iktidarda olanlara soruyorum. Üç kişiden bir kişinin oyuyla geldiniz, memlekette yıllarca iktidar oldunuz. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde yüzde 65’lere kadar tırmanmış, yaptığı hizmetlerle Bursa’nın gönlüne girmiş, oy vereni pişman etmemiş, vermeyeni pişman etmiş olan birisini bu dönemine değil de yedi yıl önceden o güne dair bir iftiracıyla içeri atmak ve hapsetmek, sonra meclis çoğunluğuyla 31 Mart 2024 günü alamadığın belediyeyi yani sandıkta alamadığın belediyeyi savcıyla almak, hakimle almak… Yazıklar olsun sizin demokrasi anlayışınıza. Bursa bu kumpası görüyor mu? Yapılanı görüyor musunuz? İşte karşınızda geçmişte hapse girince o mağduriyeti tepe tepe kullanan, aslında geçmişte bir gün bile gözaltına alınmayan, nezarette tutulmayan, tutuklu yargılanmayan, cezası birinci kademede görülünce bile görevinde tutulup Yargıtay‘da kesinleşince telefonla hapishaneye davet edilen birisi bugün daha üzerinde yedi yıl öncesinden bir iftiracının iddiasıyla onu tutuklamaya ve meclisteki çoğunluğuyla belediye başkanlığını el ele almaya, Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyorum. İşte rezaletin fotoğrafı budur. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. ‘Cuntacısın, cunta başısın, darbecisin’ denince kızıyorsun. Bu yapılan nedir? Bugün cümle alem biliyor ki eğer buradan belediye seçimlerinde belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik yapıldı son iki yıl, hiçbir şey bulunmadı. Yedi yıl öncesindeki beş yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi didik didik incelendi, hiçbir şey bulunmadı. Buluna buluna bir iftiracı bulundu. Bir vakıf üzerinden bir kumpas kuruldu. Şimdi Bozbey hapishaneye, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne…”
"Bu yaptığının hesabını Bursa'ya verirsin"
“Buradan açıkça söylüyorum. Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez, bu millet iradesini teslim etmez. Kısa sürede bir sonuç alırsın ama günü gelince bu yaptığının hesabını Bursa’ya verirsin. Bunun kurtuluşu yoktur. Erdoğan’a söylüyorum. Burada belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği, inandığı, tercih ettiği bir isim oldu. Öyle olunca millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun. Millet ‘Kararım budur’ diyor, sen ona direniyorsun. Unutma… Bu millet ne istersen yapar. Askere çağırırsın, gider. Evladını istersin, verir. Evladı tabutla gelir bayrağı sarılı, ‘Vatan sağ olsun’ der. Ama Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in kazanımı sandığına el uzattın mı o eli ittirir, buna kalkışana haddini bildirir. Bu arada bakın kimden bahsediyorum? Neden bahsediyorum? Bu belediye AK Parti’den alındığında 400 milyon dolar borçla alındı. Bunu duyan - duymayan kalmasın. Bugünkü parayla 17,5 milyar lira borç. İki sene geçti, bu borcun yarısı bitti. 17,5 milyar lira borç bırakan AKP bir tarafa… Hem de ‘Silkeleyin bunları, paralarını kesin. İflahlarını kesin, hizmet edemez, maaş ödeyemez, çöp toplayamaz hale getirin’ talimatına rağmen 17,5 milyar lira borcun yarısını ödeyen bir belediyecilik yapmışız.
AK Parti’den kalan SGK borçlarının ve vergi borçlarının… Bakın, borcu bunlar yaptılar; faiziyle birlikte parayı biz ödedik ve tamamı bitti. İki yılda 4 milyar lirayı aşan ulaşım yatırımı yapıldı gözünüzün önünde. 330 bin ton asfalt serildi gözünüzün önünde. 600 kilometre yol kaplandı gözünüzün önünde. Ulaşımda gece seferleri başladı siz istediniz diye. 7 milyar liralık yatırımla 820 kilometre içme suyu hattı döşendi evinizin önünde. 37 su deposu, beş gölet, sekiz sulama tesisi, üç atık su arıtma tesisi yapıldı gözünüzün önünde. 250 bin metrekare yeşil alan kazandırılarak Bursa’daki kişi başına yeşil alan miktarı 12,3 metrekareye çıktı. Karşılaştırma için söylüyorum. Esenyurt’u bunlar aldılar, 25 - 30 yıl yönettiler. Ancak aldık, şimdi kayyımla geri aldılar. Esenyurt‘taki kişi başına yeşil alan yarım metrekaredir; yanı başındaki Ekram Başkan’ın, Murat Çalık Başkan’ın Beylikdüzü’nde 10 metre karedir; Bursa’da Mustafa Bozbey‘in emekleriyle 12,3 metrekaredir.
“Soruyorum Bursalılara; Bursa yetmez. Memleketim Manisa’ya soruyorum. Trabzon’a soruyorum, Ekrem Başkan’ın memleketine. Erdoğan’ın Rizesine, Bahçeli’nin Osmaniyesine soruyorum. Sayın Davutoğlu‘nun Konyasına soruyorum. Meral Akşener‘in Kocaelisine soruyorum. Bütün başkanlarımızın memleketlerine teker teker soruyorum. Acaba bu kadar borç ödenip bu kadar hizmet yapılırken yolsuzluk mu yapılmış? Yoksa 400 milyon dolar borç bırakılırken ve sigorta ödenmezken, vergi ödenmezken 17,5 milyar lira borç yapılırken mi yolsuzluk yapılmış? Bir tarafta belediyeyi batıranlar, bir tarafta borcu kapatıp Bursa’yı ayağa kaldıranlar var. O yüzden özellikle Bursa’da CHP’ye değil, AK Parti’ye oy vermiş, MHP’ye oy vermiş ancak bu hizmetleri gören herkese sesleniyorum. Kent lokantaları, 10 binden fazla öğrenciye eğitim desteği, dokuz yeni ‘B Cafe,’ geri dönüşüm malzemeleri ile damla sulama borularının üretimi, 15 milyon metre damla sulama borusunun çiftçiye dağıtılması... Sütünden zeytinine, yerel üreticinin elinde kalan bütün ürünlerin alınıp değerlendirilmesi. Afet Koordinasyon Merkezleri, 42 Mahalle’ye afet istasyonlarının kurulması, kentsel dönüşüm projeleri ve 62 özel gereksinimli bireyin istihdam edilmesi...”
"Bursa’daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz"
“Bunların hepsi AK Partili, MHP’li vatandaşların da gördüğü, belediyemizin tıkır tıkır çalıştığı, borç ödediği, asfalt yaptığı, hizmet ürettiği ve bütün Bursa’nın gördüğü işler. Şimdi bunları durduralım, seçmediklerinizi geri getirelim. Yeniden borç yapsınlar, yeniden israf yapsınlar. Bursa’nın bıktığı işleri tekrar tekrar yapsınlar. Mustafa Bozbey de haksız yere hapiste yatsın… MHP’li, AK Partili Bursalılar; ben sizin Bursa’nın da evladıyım. Bursa’nın damadıyım. Bursalıları bilirim. Bursa’daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz. Hiçbir vicdan sessiz kalmaz. Şimdi Mustafa Bozbey‘in benden bir isteği vardı. Diyordu ki ‘Nisan ayında bir gün gel, Genel Başkanım. Çünkü çok açılışım birikti. Bu açılışları birlikte yapalım.’ Geçen gün haber yollamış avukatlarıyla, demiş ki ‘Genel Başkan nisan ortasında gelecekti, açılış yapacaktık. Ama beni aldılar, içeriye koydular. Ne olur, ne olmaz. Bir suçum yok. Ama sırf belediyeye çökmek için gelip de beni tutuklarlar, sonra da 3-5 ay yatarlar, sonra da çıkıp benim yaptığım işleri kendileri yapmış gibi anlatırlar. Açılış yaparlar. Genel Başkanım gelsin, ben buradayım. O orada. Açılışı yapsın, Bursalı kimin hizmet yaptığını görsün, kumpasa teslim olmasın.’”
“Bugün Mustafa Bozbey’in açılış için beni beklediği 29 hizmetin açılışını yapacağız. Bu otobüsün üstünde 103’üncü kez iradeye sahip çıkıyoruz. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik. Gün oldu ağladık. Gün oldu gülümsedik. Ama bu da nasipmiş ki dünya siyaset tarihinde ilk kez hizmetleri yapan polis tarafından sorgudayken, savcı sorgusu beklerken, gecenin bir yarısında, ama hizmeti alanlarla birlikte toplu açılış töreni yapıyoruz. Bu da tarihe böyle geçsin. Bize bunu yaptıranlar, yaptıklarından utansınlar. Bursa da bu hizmetlerle gurur duysun. Şimdi Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde ilk suyu veriyoruz. BUSKİ Genel Müdürü Ercihan Subaşı, Genel Müdür Yardımcısı Ali Elper Makam oradalar, 2,7 milyar liralık yatırımla şimdi Bursa Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni açıyoruz."