
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun 2020 yılında durdurulması için iş makinelerinin önüne geçtiği meyra madencilik’e ait atık barajı, yıllar sonra çökerek bursa’nın yenişehir ilçesinde çevre felaketine yol açtı. Kayışoğlu, “İnsan sağlığını zehirleyen hiçbir faaliyetin meşruiyeti olamaz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun 12 Mayıs 2020 tarihinde durdurulması için bizzat sahaya inerek mücadele ettiği Meyra Madencilik’e ait atık barajı, 27 Ocak 2026 tarihinde çöktü. Yıllar önce “İnsan sağlığını zehirleyen izin olmaz” diyerek uyarılarda bulunan Altaca Kayışoğlu’nun tüm itirazlara rağmen yapılan tesisin çökmesiyle, Bursa’da ciddi bir çevre ve halk sağlığı tehdidi ortaya çıktı.
Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde uzun süredir tartışmalara konu olan atık barajının çökmesi sonucu, kimyasallarla yıkanmış toprakların Sarıyer Deresi’ni doldurduğu, zehirli atıkların Yenişehir Ovası’na doğru yayıldığı bildirildi.
2020’DE DURDURULMAK İSTENMİŞTİ
Nurhayat Altaca Kayışoğlu, 2020 yılında söz konusu tesisin yapılmasına karşı Yenişehir’de düzenlenen eyleme katılarak köylülerle birlikte sahaya girmiş, iş makinelerinin önüne geçerek çalışmayı durdurmuştu.
Altaca Kayışoğlu, kamuoyunu şu sözlerle uyarmıştı:
“Köylüleri alana sokmuyorlar, her yer jandarma tarafından kesilmiş. Kepçelerin önüne yatan köylü kadınlara müdahale edildi. Ben de kepçenin önüne geçtim, iş makinesini durdurdum. Yasal izinleri olduklarını söylüyorlar ama insan sağlığını zehirleyen izin olmaz.”
UYARILAR GÖRMEZDEN GELİNDİ
Bilimsel raporlar, çevre örgütlerinin itirazları ve bölge halkının tüm tepkilerine rağmen tesis faaliyete geçti. Aradan geçen yılların ardından, 2020 yılında “yapılmaması gerekir” denilen atık barajı, 2026 yılında çökerek yalnızca çevreyi değil, on binlerce insanın yaşam alanını tehdit eder hale geldi.
Çöken barajdan yayılan atıkların Sarıyer Deresi’ni doldurması ve Yenişehir Ovası’na doğru akması, tarım alanları ve yeraltı suları açısından büyük risk oluşturuyor.
“BU BİR KAZA DEĞİL, GÖZ GÖRE GÖRE GELEN BİR FELAKET”
Yaşananların, çevreyi ve halk sağlığını hiçe sayan madencilik anlayışının doğrudan sonucu olduğunu ifade eden Nurhayat Altaca Kayışoğlu, “Mesele haklı çıkmak değil, doğayı, suyu, toprağı ve insanı korumak. Bugün gelinen noktada Bursalıların sağlığının nasıl hiçe sayıldığını gördük” dedi.
Çöken baraj ile birlikte kimyasal maddelerin Yenişehir Ovası’na karışarak Bursalıların sağlığını hiçe saydığını dile getiren Altaca Kayışoğlu, “İnsan sağlığını zehirleyen hiçbir faaliyetin meşruiyeti olamaz. Bugün yaşanan çevre felaketi, yıllardır dile getirdiğimiz uyarıların sonucudur. Bu olayla ilgili derhal bağımsız ve şeffaf bir soruşturma açılmalıdır. Doğayı katleden bu düzenle mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.