CHP'den Valilik kararına sert tepki: Kayyum kabul edilemez!

Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan'ın geçici olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği görevine atanmasına CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'tan sert tepki geldi. Yeşiltaş, "Bursa'da kayyum ataması kabul edilemez!" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 06.04.2026 16:54
Haber Güncellenme Tarihi: 06.04.2026 16:54

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:

"Bursa'da kayyum ataması kabul edilemez!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'in hukuksuzca tutuklanmasının ardından Bursa Valiliği'nin bugün yaptığı Başkanvekili ataması bu operasyonun parti devleti operasyonu olduğunu gözler önüne seriyor.

Kanunlar açık kanunlar net:

Bursa Büyükşehir Belediyesine kayyum atanamaz!"

Bursa'da kayyum ataması kabul edilemez! Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'in hukuksuzca tutuklanmasının ardından Bursa Valiliği'nin bugün yaptığı Başkanvekili ataması bu operasyonun parti devleti operasyonu olduğunu gözler önüne seriyor. Kanunlar açık… pic.twitter.com/SucWdQuSd0

— Nihat Yeşiltaş (@nihat_yesiltas) April 6, 2026 CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise sosyal medya hesabından sert bir açıklama yaptı. Sarıbal'ın paylaşımı şöyle: "Belediyelerin yetkilerini gasp edip valilere, kaymakamlara devretmek; seçilmiş iradeyi atanmış bürokrasiye tabi kılmak demektir. Bu, devletin nasıl dönüştürüldüğünün, nasıl tek elde toplandığının en açık göstergesidir. Hükümet, yargı, valilik, polis… İşte parti devleti, saray devleti bu! Bursalılar yok sayılmıştır. Belediye meclisinin iradesi yok sayılmıştır. Belediye bürokrasisi yok hükmüne getirilmiştir. Yani Bursa halkının iradesi, açıkça gasp edilmiştir. Tek adam rejimi; halkın seçtiği belediyelerin yetkilerini gasp etme, yerel demokrasiyi tasfiye etme, iradeyi valilere, kaymakamlara devrederek merkezi iktidarın vesayetine teslim etme planına giden yolun taşlarını döşüyor. Bu, doğrudan doğruya halkın seçme ve seçilme hakkını askıya alma girişimidir. Meseleyi doğru adlandıralım. Amaç, sandığı bütünüyle anlamsızlaştırmaktır. Sandık, halkın iktidar üzerinde kurabildiği son denetim hattıdır. O hattı ortadan kaldırdığınızda geriye kalan şey merkezileşmiş bir iktidarın, tek adamın sınırsız tasarrufudur."

CHP Grup Sözcüsü Avukat Yücel Akbulut'un konuyla ilgili açıklaması da şöyle:

"5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması hâlinde, başkan vekili seçilinceye kadar belediye başkanlığı görevinin, sırasıyla meclis birinci başkan vekili, onun bulunmaması hâlinde ikinci başkan vekili, onun da bulunmaması hâlinde vali tarafından görevlendirilecek bir kamu görevlisi tarafından yürütüleceği açıkça düzenlenmiştir. Bu yasal sistematik karşısında, meclis birinci başkan vekilinin kanunen öngörülen geçici yürütme yetkisi ve belediye meclisinin başkan vekili seçme görevi işletilmeksizin doğrudan atama yoluna başvurulması, kanunun lafzı, amacı ve öngördüğü sıra bakımından hukuki tartışma doğurmaktadır. Zira kanun koyucu, görevden uzaklaştırma hâlinde öncelikle belediye meclisinin iradesini ve meclis içi vekâlet mekanizmasını esas almış; dışarıdan görevlendirmeyi ise ancak belirli ve istisnai durumlar için düzenlemiştir. Bu nedenle, belediye başkanlığı görevine ilişkin geçici idari tasarrufların, 5393 sayılı Kanun'da gösterilen usul ve sıra gözetilerek tesis edilmesi; belediye meclisinin kanundan doğan seçme yetkisinin ve meclis birinci başkan vekilinin geçici yürütme konumunun bertaraf edilmemesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Aksi uygulamalar, yetki ve usulde paralellik ilkesi ile kanuni idare esasları yönünden ciddi hukuki değerlendirmeleri zorunlu kılmaktadır."