CHP'de iki ayrı grup toplantısı: Kılıçdaroğlu Genel Merkez'de, Özel Meclis'te

CHP'nin Meclis'te düzenlenecek grup toplantısında hangi ismin konuşacağına dair belirsizlik günler sonra bitti. Özgür Özel Meclis'te kürsüye çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu ise Genel Merkez'de konuştu.

Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 17:17
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 17:17

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Meclis'teki grup toplantısında kimin konuşacağına dair belirsizlik sona erdi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, günlerdir süren tartışmayı partilileri saat 14.00'te Genel Merkez'e çağırarak noktaladı.

TBMM'de kürsüye saat 13.30'da Grup Başkanı Özgür Özel çıktı.

“Buradaki yürüyüşümüz bir mevzi değil, bir zafer değildir, vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir. Burası seçilmişlerin yeridir." diyen Özel, Genel Merkez'i işaret ederek şunları söyledi:

“Ferdi'nin ölüm yıl dönümünde bunu yapanlara, 24 Mayıs'ta o kara günü yaşatanlara, bu Meclis'in altında cüret edilen meseleye, o kötücül akla kim eğer alet oluyorsa varsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum.”

ÖZGÜR ÖZEL: HAKKIMI HELAL ETMİYORUM

CHP Grup Başkanı, kendi açısından süreci şöyle anlattı:

- "Geçen hafta basın mensuplarından bir arkadaş grup toplantısını sordu. Dedim ‘Olmaz, Ferdi’nin ölüm yıl dönümü.' dedim. Sonra olmayacak bir şey oldu, gözlerime inanamadım. Araya girenler oldu, onlar da ‘Özgür Bey Manisa’ya gidecekmiş, biz yapalım dedik.' yanıtını aldı. Günlerce düşündüm. Aklına güvendiğim herkese danıştım.

- Son dört kurultayın genel başkanı, son üç kurultayın delegelerin tamamının oyunu almış genel başkan yerine kim gelecekti? Nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o da burada tecelli eder.

- Burası seçilmişlerin yeridir. O bayrağı bir kere bırakırsanız millet bir daha elinize vermez bu bayrağı. O yüzden herkese danıştım. Ferdi'nin sesiyle kararımı verdim. ‘Biz burayı hallederiz.’ derdi. Ben bugün buraya lazımdım, ondan burada kaldım."

Özel, Genel Merkez'i işaret ederek hakkını helal etmediğini de sözlerine ekledi.

“Ferdi'nin ölüm yıl dönümünde bu kararı alanlara, Genel Merkez'de o kara günü yaşatanlara, bu Meclis'in altında cüret edilen meseleye, o kötücül akla kim eğer alet oluyorsa varsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum.” diyen Grup Başkanı, şu tepkiyi gösterdi:

“BUGÜNE KADAR TEK BİR KÖTÜ SÖZ ETMEDİM”

- "Bugüne kadar bir kez kötü bir söz etmedim. Darbedildim, kürsülerin altında kaldım. Yine de asla ve asla, partinin geçmişine saygımdan susuyorum. Ama gerçekten bu yaşatılanlar, kendi meselemin ötesinde partime yaşatılanları gördükçe ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var biliyor musunuz? Saymadığım isim üstüne alınmasın.

- Kemal Bey'e Çubuk'ta organize bir linç girişimi yaşatılırken ölümü göze alarak yanında duran Murat Emir yok orada. Ama Haluk Kırcı'nın ekibi selam veriyor orada objektifler. Kemal Bey Şavşat'ta saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte suikast girişimine uğrayan Seyit Torun yok orada. Kemal Bey'in üstüne kapanan Seyit Torun'u iki kolundan tutup attılar çünkü binadan.

- Belediye başkanlarımız yok orada ama “Bir sonraki operasyon şu CHP'liye” deyip haysiyet suikastı yapanlar o binada geziyorlar. Adalet yürüyüşünün biri isim babası, biri fikir babası Aykut Erdoğdu'yla Bülent Tezcan yok. Aykut Silivri'de, ama İBB Borsası'nda tutuklananları ziyaret edip ‘2 milyon TL verip çıkacaksın.’ diyen avukat o binada."

Grup Başkanı, bugün yaşananların bir kez daha tekrarlanmaması gerektiğini belirterek "Ümit ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra bir aklıselim hakim olur, bu kritik eşik geri dönülmez şekilde aşılmaz.” dedi.

KURULTAY İÇİN TARİH VERDİ: 26 TEMMUZ'U GEÇİRMEYİN

Özgür Özel, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun “Parti Meclisi (PM) toplantısında kurultay sürecini başlatacağız." açıklamasına da geniş yer ayırdı.

- "Efendim tedbir var, kurultay yapılamaz.' diyorlar ama Türkiye'nin en önemli kamu hukukçuları ‘Kurultayın yapılması değil, yapılmaması mümkün değildir. Görev budur, başka görev yoktur.’ diyor. Dedik ki ‘Hocalardan bir konsey kuralım.' reddettiler. Konuşup konuşup ‘Yapamayız.’ dediler.

- Şimdi bu yaşananlarla birlikte ‘Kurultay sürecini başlatacağız.’ açıklamasını duyduk. Madem ki kurultay yapılabileceğine ikna oldunuz. Madem ki il, ilçe seçimleri tamammış. O kurultayı yapmalısınız. ‘Birkaç ay sonraya söyleyelim, bir takvim ilan edelim, bir yıla yayalım.’

- Burada yapılacak iş 111 milletvekilimizin çağırmış olduğu 26 Temmuz 2026 tarihinde kurultay yapmaktır."

Kemal Kılıçdaroğlu ise Genel Merkez'de kameralar karşısındaydı.

“Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bu dava bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.” diyen Kılıçdaroğlu, kurultayı toplayacağını da yineledi:

“Benim koltuk derdim yok. Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak.”

KILIÇDAROĞLU: KURULTAYI TOPLAYACAĞIM

Sabah saatlerinde Meclis'teki toplantıya iki saat kala fikrini değiştiren Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'deki konuşmasının önemli bölümünü “arınma” meselesine ayırdı.

“CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar. 'Ben sana para vereyim sen bana oy ver.' Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

- "Hep iyi niyetle davrandım. Herkese saygı duydum. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez. Ne demek?

“CHP KISIR TARTIŞMALARIN DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDA”

- Birlikte mücadele edeceğiz. Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Bakın dünya dengeleri değişiyor. Çin'e, ABD'ye, İngiltere'ye bakın. Biz dünyanın önemli sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundayız. Ne demiştim; CHP, devlete istikamet çizen bir partidir. Bunları dillendirmek zorundadır CHP. CHP kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır.

- Mücadelemiz adalet mücadelesidir. Bu mücadeleyi beraber vermek zorundayız. CHP, sıradan bir parti değildir. CHP, devleti kuran partidir. CHP, savaş meydanlarında kurulan bir partidir. CHP'yi hepimiz korumak zorundayız. Bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bize tarihimizde her türlü suçlama yapıldı. Yeri geldi komünist, yeri geldi faşist demişlerdir. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır.

“MUTLAK BUTLAN DAVASINI BELA EDENLERDEN HESAP SORACAĞIM”

- Sabah akşam bir yere takılıp kalmak olmaz. CHP vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz CHP. Hiç kimse genel başkan düzeyinde talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Bizim ahlaki değerlerimiz tartışma noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargılı olmayacağım.

- Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bu dava bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.

“DOLARLAR HAVADA UÇUŞMAYACAK"

- Kürt sorununun parlamentoda çözülmesi gerektiğini söyleyen ilk parti CHP'dir. Bu soruna en sıcak yaklaşan partiyiz biz. Bu sorunu çözmek parlamento dışında çözmek mümkün değil. Bizim söylediğimiz noktaya geldiler.

- Benim koltuk derdim yok. Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak, dolarlar havada savrulmayacak."