Bursalı kadınlar: 'Hayatta kalmak bir devrim'

Bursa Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde "Gör, Duy, İtiraz Et" sloganıyla yürüyüş düzenledi. Katılımcılar, kadın cinayetlerine karşı tepkilerini dile getirip, "Kadın cinayetleri politiktir" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 25.11.2025 16:59
Haber Güncellenme Tarihi: 25.11.2025 16:59
https://www.bursaport.com

Bursa Kent Konseyi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'nde yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi.

"Gör, Duy, İtiraz Et" sloganıyla düzenlenen yürüyüş, Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüyüş düzenlendi.

"Görünmeyen emek sesini yükselt", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "Hayatta kalmak bir devrim", "Kadınlar yürüyor, mücadele büyüyor" sloganları atıldı. Kadınlar ıslık ve alkışlarla sloganlara ve yürüyüşe eşlik etti.

Kadınlar, ölen kadınların anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Kadınlar, "Biz yasta değil, isyandayız" dedi.

Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal, hayattan koparılan kadınlar için "Kadın cinayetleri politiktir. Birbirimizden vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Aksakal, 10 gün önce Bursa'da üç kadın erkekler tarafından şiddete maruz kalarak 2'si hayatını kaybetti, bir kadının ise yaşam mücadelesi verdiğini hatırlattı.

Kadınlar, "Kadın cinayetlerini gör, sessiz kalanları duy, cezasızlığa itiraz et" diye haykırdı.

Bursa, Osmangazi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında ortak bir basın açıklaması yaptı. Üç kadın meclisi adına okunan açıklamada, kadına yönelik şiddetin Türkiye’nin en yakıcı sorunlarından biri olduğu vurgulandı.

Kadınlar, 25 Kasım’ın Mirabal Kardeşler’in diktatörlüğe karşı verdiği mücadelenin ve kadınların özgürlük arayışının simgesi olduğunu hatırlattı. Açıklamada, 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından bu tarihin “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” ilan edildiği belirtilerek, “Biz de bugün burada, Bursa’dan yükselen kadın sesleriyle bu mücadelenin bir parçasıyız” denildi.

Türkiye’de 2025 yılının ilk on ayında 408 kadının öldürüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, kadın cinayetlerinin “özel alan”, “öfke patlaması” ya da “kader” olarak nitelendirilemeyeceği, bu cinayetlerin politik olduğu vurgulandı. Kadınlar, yasaların etkin uygulanmadığı, koruma kararlarının kâğıt üzerinde kaldığı ve faillerin cezasız bırakıldığı sürece şiddetin arttığını dile getirdi.

Açıklamada, “6284 sayılı yasa etkin uygulanırsa kadınlar yaşar. Kadınların yaşam hakkı siyasal irade ister” denildi. Evde, sokakta ve iş yerlerinde kadınların yaşam hakkının tehdit altında olduğu belirtilirken, geçtiğimiz günlerde ruhsatsız iş yerlerinde çıkan yangında ikisi çocuk işçi olmak üzere altı kadın işçinin hayatını kaybetmesine dikkat çekildi.

Kadın Meclisleri, derinleşen ekonomik krizin kadınlar üzerindeki etkilerine de değinerek yoksulluğun arttığını, çocukların okula aç gittiğini, çocuk yaşta evliliklerin yükseldiğini, okullaşma oranlarının düştüğünü vurguladı. “Bu koşullar altında bir de yılı ‘Aile Yılı’ ilan ettiler. Aile yılında her gün en az üç kadın öldürüldü” ifadeleri kullanıldı.

Büyük depremin üzerinden üç yıla yakın süre geçmesine rağmen deprem bölgesinde kadınların ve çocukların hâlâ güvenli barınma, temiz su ve hijyen ihtiyacına erişemediği belirtildi. “Soruyoruz, devlet kimi koruyor?” diye sorulan açıklamada, savaşların ve krizlerin kadınlara yönelik şiddeti daha da artırdığı, Gazze’deki bombardıman altında kadınların temel ihtiyaçlara ulaşamadığı dile getirildi.

Kadınlar, 25 Kasım’ın yalnızca bir anma değil, aynı zamanda mücadeleyi büyütme günü olduğunu vurgulayarak şiddetin kültürel, ekonomik ve hukuki dayanaklarının değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

Kadın Meclisleri adına yapılan açıklamada şu mesajlar öne çıktı:

-Kadın cinayetleri önlenebilir.

-Koruma kararları uygulanabilir.

-Yasalar işletilebilir.

-Failler cezalandırılabilir.

Tüm bunlar için siyasi irade gerektiğini ifade eden kadınlar, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Erkek şiddetine boyun eğmeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni istemekten vazgeçmeyeceğiz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Basın açıklaması, “Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın feminist mücadele” sözleriyle son buldu.